09 Kasım 2009 05:00

‘Şiddetli’ kitaplarda uzun kuyruklar

İstanbul Kitap Fuarı dün sona erdi. 500’ün üzerinde yayınevinin ve kitle örgütlerinin stant açtığı fuarda bu yıl 300’e yakın etkinlik de yapıldı.

Paylaş

İstanbul Kitap Fuarı dün sona erdi. 500’ün üzerinde yayınevinin ve kitle örgütlerinin stant açtığı fuarda bu yıl 300’e yakın etkinlik de yapıldı. Onur konuğu Yazar Çevirmen Cevat Çapan ve ana teması da “kültürlerarası diyalogda çeviri” olan fuarda konuştuğumuz yayınevi yetkilileri kötü hava koşullarına rağmen memnun ayrıldıklarını dile getirdiler.
Gençlerin özellikle içinde vampirler gibi korku unsuru bulunan kitap stantlarında uzun kuyruklar oluşturduğu gözlemlenirken, Kürt sorunu ve Darwin gibi özel ilgi gören yayınlar da vardı.
KORKU DOLU OLSUN KORKU DOLU!
Fuarın son günü havanın da güzel olmasıyla Beylikdüzü’nde bulunan TÜYAP tıklım tıklım. Ağırlığını 13-30 arası gençlerin oluşturduğu kalabalık bazı noktalarda nefes alınmaz halde. Bunlardan biri de filmi de çekilen, “Alacakaranlık” isimli vampir hikayesi anlatan kitap serisinin bulunduğu standın önü. Daha çok ergenlik yaşlarında gençler uzun kuyruklar oluşturmuşlar bu stantta.
12-13 yaşlarında bir kız çocuğu grubuna yaklaşıyoruz: Tuğba, Ayşenur ve Melike.
Ayşenur, “Alacakaranlık’ı aldım bir de İpek Ongun’u aldım” diyor. Neden bir vampir romanı beğendiğini soruyoruz, gözlerini kocaman açarak ellerini sallayarak, “Çünkü biz böyle kitap seviyoruz, korku dolu olacak. Bir de ipek Ongun’un hastasıyız, genç kız kitapları yazıyor” diyor. Biz daha “korku dolu olacak” sözünün etkisinden çıkmamışken Tuba, “Bir tane kitap aldım adı Hayaletin Laneti. Arkasında böyle ‘karanlıktan sonra okunmamalı’ yazıyor. O derece korkunç!”
Edebiyat da okuyorlarmış ama kitap fuarına korku kitapları almaya gelmişler. Hakikaten korktuk biz.
ALIN KİTAP OKUYUN DİYORLAR
Hemen arkalarında beliren 7. sınıfa giren erkek çocuklarla devam ediyoruz.
Sınıfının cingözü olduğu kaş göz ve el kol hareketlerinden belli olan Evren, “Macera kitapları seviyorum ben. Harry Potter, Prison Break falan seviyorum” diyor.
“Ailen, öğretmenlerin başka kitaplar önermiyorlar mı?”
“Ya kalın kitaplar okuyun diyorlar, aklınızda iyi kalsın diyorlar mecburen okuyoruz!”
Mahçup Cengiz, “Ben kendimi kahraman olarak düşünüyorum o kitaplarda” derken koca sesli Sergen de “Ben korku seviyorum, dizilerde de korku seviyorum. Korkuyorum ama sonra korku falan kalmıyor. Ama Robinson Cruse da seviyorum.”
“Peki Yaşar Kemal kim, tanıyor musunuz?”
Sergen: “Orhan Kemal biliyorum ben.”
“Kim Orhan Kemal?”
“Hanımın Çiftliği’nin yazarı! Diziden tanıyorum!”
“Peki Sait Faik kim?”
Evren: “Onu tanıyoruz tanıyoruz, Haritada Bir Nokta var, gezdiği yerleri anlatıyor.”
Başka bir kitap standında elinde Yaşar Kemal tutan bir çocuk daha görüyor ve hemen ona doğru koşuyoruz. Eren adı. Roman okumayı seviyor. Türk edebiyatı okuyormuş. “Yaşar Kemal seviyorum tabii ki. Yazma tipini falan beğeniyorum. En çok İnce Memed’i seviyorum” sözleri içimize su serpiyor.
ERKEKLER YAKIŞIKLI, KIZLAR GÜZEL
Vampir kitapları sırasında bu sefer üniversiteli gençlere yanaşıyoruz. Esra Yuthan, “Eğlenceli oluyor, normal hayatın akışından kopartıyor. Tıp okuyorum, sıkılıyorum o yüzden yine başladım okumaya” derken, Fadime Bozdağ, “Filmden sonra kitap ilgimi çekmeye başladı. Bence filmlerden kaynaklanıyor” diyor. Bihter Aslan ise, “Filmde çok yakışıklı aktörler, güzel bayanlar oynuyordu, çok da sürükleyici bir kitap. Zevkli, okuyoruz” diye fikrini belirtiyor.
Her ne kadar macera, heyecan, hayal dünyasında yaşama, gençlik için normal ihtiyaçlar görünse de “korku ve şiddet”e bu derece merak, şiddetten çok çekmiş bir ülkede rahatsız etmiyor değil.
‘HERKESİN KAHRAMANA İHTİYACI OLUYOR’
Bu kitabı satan yayınevi Epsilon Yayınevi yetkililerinden Gökhan Vakıflı, bir yandan kitap satarken sorularımızı yanıtlıyor. Serinin her kitabı en az 300 bin satmış. Bunun iki katının da korsan olarak satıldığını söylüyor. 7’den 77’ye herkesin ilgi gösterdiğini de belirterek, yedi yaşında ufacık kız çocuğunun, kitabın baş kahramanı vampirin adını ‘Edward!’ diye söyleyerek kitabın peşinden koştuğunu anlatıyor. Onun yorumu şöyle: İnsanoğlu olarak elimizden gelmeyen şeylere çok fazla değer verdiğimiz için olsa gerek bu ilgi. Hep böyle bir ütopyacı bir millet olduğumuz için. Belki bu da insanlara ulaşılmaz geldiği için bu kadar ilgi gördü. Herkesin bir kahramana ihtiyacı var sanırım.
(İstanbul/EVRENSEL)

‘ŞİDDET OLAN KİTAP VAR MI’ DİYE GELİYORLAR

Cahit Nacitarhan (Evrensel Basım Yayın): TÜYAP aslında bu sene çok başarılı geçmedi. Hem İstanbul’a uzak olması, hem kriz yüzünden. Bu sene yeni kitaplarımız, bilim ve felsefe serimiz ilgi gördü. Darwin’in “Türlerin Kökeni” kitabını 150. yılı dolayısıyla çıkarmıştık. 21. Yüzyılda Beyin, Evrim Seti oldukça ilgi gördü. Uluslararası İlişkiler Tarihi’ni çıkardık, biraz fiyatı fazla gelse de bir ilgi var.
Özellikle son birkaç yıldır piyasaya hızla sürülen bazı kitaplar var. İşte ‘sır’mış ‘şifre’ymiş cinayetmiş falan. 12-13 yaşında, ‘Cinayet romanı olsun, macera olsun ama içinde şiddet olsun’ diye açık açık söyleyen çocuklar oldu. Gençlik buna doğru yöneliyor. Bursa fuarında gelen gençlerin çoğu bunları istiyordu. Gizemli şeyler, hurafeler, mistik şeyler gençlerin ilgisini çekiyor. Çok da fazla reklamları yapılıyor bu kitapların. Açmazlara düşmüş bir kesim bu tür ‘çerezlik’ dediğimiz kitaplarda bir çıkar yol aramaya çalışıyor. Edebiyata, felsefeye, tarih kitaplarına ilgi duymak yerine bu tür şeylere ilgi duyuyorlar. Okulunda öğretmeni yönlendirme yapmıyorsa, bu konuda bilgilendirmiyorsa çocuklar da doğal olarak bu tür şeylere yönelecektir diye düşünüyorum.

KÜRT SORUNUNA İLGİ VAR

Erkan Özden (Tarih Vakfı Yayınları): Sadece tarihe değil kitaba da ilgi çok yüksek bu sene. Ulaşım da bazı sıkıntılar var ama hava güzel olunca müthiş bir ilgi oldu. Bizim sıkıntımız az sayıda yeni kitap çıkartıyor olmamız. Daha çok yeni kitap çıkartırsak satışlarımızın daha iyi olacağı kanısındayım. Kürt Sorunu diye bir kitabımız var, en çok satanlardan biri o. Herkes ilgi duyuyor. Günümüze ulaşan tek Bizans Destanı var o iyi satıyor. Tabii sosyal olaylar nedeniyle 6-7 Eylül olaylarını irdeleyen iki kitabımız var onlar çok satıyor.
Her şey dijital ortamda olduğu için ‘Kitaplarımızı okuyamıyoruz kulaklık takarız dinleriz’ diye talepler var. Gençliğimiz maalesef okumuyor. Herkes bilgisayar başında ya da korku filmlerini, vampirleri okuyor. Ama benim de gençliğimde çizgi romanlar vardı. Bu tip yayınlara ilgi var. Olması da doğal. Ama ağır kitaplara, araştırmaya ilgi az.


O KİTAPLAR UNUTULACAK, DOSTOYEVSKİ DEĞİL

Kıvanç Koçak (İletişim Yayınları): Genel olarak satışlar iyi. Dünya klasikleri her zaman satan kitaplarımızdır. Onun dışında bu sene yeni çıkan kitaplarımız var. Çocuk kitaplarımız ve popüler bilim kitapları dizimiz ilgi gördü. Biz de öyle vampir kitabı yok ‘allaha şükür’. Evet o vampir kitapları satılıyor ama on sene sonra satmayacaklar. Dostoyevski 150 yıl önce de okunuyordu 150 yıl sonra da okunacak. Bu kitaplar insanın içine ayna tutan kitaplar. Diğerleri popüler kültürün etkisi ile ortaya çıkmış Gelecek sene de muhtemelen korku kitapları satabilir.

OKUMA ALIŞKANLIĞI ARTIYOR
Osman Okcu (Timaş yayınları): Geçen seneye göre çok güzel geçti fuar, çok memnunuz. Genel olarak edebiyat, tarih ve çocuk kitaplarına ilgi var. Çocuk ve gençlik kitaplarımız da ilgi gördü. Bugünlerde bir grip salgını var ama domuz gribi falan dinlemediler okurlar. Akın akın gelip kitap alıyor.
Yazar odaklı geliyorlar. Kitap okuma alışkanlığının arttığını görüyoruz. Evlerde çocuklar kitap okumaya başlayınca ebeveynleri de okumaya başladı. Televizyonun yanında internet de kitaba ilgiyi azaltabilecek bir şeydi ancak okuyucuyu bilinçlendiriyor da diyebiliriz.
Elif Görgü
ÖNCEKİ HABER

‘Gökten Üç Elma Düştü’ ödülleri verildi

SONRAKİ HABER

Ege Üniversitesinde iş kazaları alarm veriyor: 1 yılda 39 iş kazası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa