10 Kasım 2009 00:00

Meclis’te kritik gün!

Meclis Genel Kurulu’nda bugün, AKP Hükümeti’nin “açılım”la ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmesi yapılacak.

Paylaş

Meclis Genel Kurulu’nda bugün, AKP Hükümeti’nin “açılım”la ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmesi yapılacak. Önergenin kabul edilmesi halinde 12 Kasım Perşembe günü genel görüşmesi yapılacak olan “Demokratik Açılım”a ve 10 Kasım’da görüşülmesine, CHP ve MHP’den tepki gelmesi bekleniyor. DTP ise Meclis’te ilk kez Kürt sorununun çözümünün tartışılıyor olmasını önemli buluyor ve devamının getirilmesini istiyor.
Meclis Genel Kurulu bugün “Demokratik Açılım”ı konuşacak. AKP Hükümeti’nin verdiği önerge doğrultusunda yapılacak ön görüşmede, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, aylardır sürdürülen çalışmaların içeriği hakkında bilgi verecek. Bugün ayrıca hükümetin Demokratik Açılım’la ilgili düzenlemelerini içeren “torba yasa” niteliğindeki tasarı da Meclis’e sunulacak.
Sert tartışmaların çıkmasının beklendiği görüşmeye ilişkin Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, “Ben partilerimizin ve onların saygıdeğer sözcülerinin hangi konuda olursa olsun, içtüzük kuralları içerisinde hareket edeceklerine ve yadırganan hiçbir ifade kullanmayacaklarına inanıyorum” temennisinde bulundu.
5 BİN LİRA İÇİN Mİ KAÇTILAR?
DTP Eş Başkanı Ahmet Türk, KESK’in ziyareti sırasında, bugün yapılacak açılım konulu görüşmeye ilişkin soruları da yanıtladı. Türk, Maxmur Kampı’nın boşaltılmasına ilişkin soruları da yanıtladı. Bu konuda net bir bilgileri olmadığını belirten Türk, “Maxmur Kampı’ndaki insanların taleplerinin yerine getirilmesi durumunda, geri dönüşlerin olacağını biliyor ve buna inanıyorum” dedi. Maxmur’dan dönüşler için “5 bin lira verilmesi ve askerlikten muaf tutulmalarına” ilişkin çalışmalar olduğunun hatırlatılması üzerine de Türk, “Onlar askerden kaçmak için veya 5 bin lira maaş almak için terk etmediler bu ülkeyi. Baskıya, şiddete, haksızlığa maruz kaldıkları için Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldılar” dedi.
ORDU SİYASETTEN UZAK DURSUN
Başbakan Erdoğan’ın, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a ilişkin sözlerini de değerlendiren Türk, “Demokratik ülkelerde elbette ki halkın iradesi ile seçilmiş hükümetlerin her konuda söz ve karar sahibi olabilmesi gerekiyor” dedi. Türk, “İşte dün örneklerini gördük. Sadece demokratik siyasetin karşısında yer aldığı için kuvvet komutanları ve Genelkurmay başkanı görevden alındı. Ordunun siyasete karışmasını istemeyiz” diye konuştu.
‘ÖNEMSİYORUZ’
DTP Grup Başkan Vekili Gültan Kışanak da ismi konulmadan da olsa, açılım vesilesiyle Kürt sorunu konusunda Meclis’in özel bir gündemle toplanmasını önemsediklerini ifade etti. “Bu nedenle tarihsel bir önemi var” diyen Kışanak, “Umuyoruz ki polemiğe boğulmadan, işin özü görüşülür” dileğinde bulundu.
DAĞ FARE DOĞURMASIN
Kışanak, “dağın fare doğurmaması” için hükümetin sadece “Ben geldim Meclis’i bilgilendirdim, Meclis bu konuyu tartıştı” dememesi gerektiğini belirterek, bundan sonra da parlamentoda sürekliliği sağlayacak bir mekanizma oluşturulması, çalışmaların sürmesi gerektiğini söyledi. Kışanak, bunun bir komisyon, ortaklaşma platformu, müzakere, diyalog olabileceğini ifade etti. (Ankara/
EVRENSEL)

KCK’DAN ÇÖZÜM İÇİN 5 MADDELİK ÖNERİ

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürt sorununun Meclis’te tartışılmasının “bir fırsat” olduğunu belirterek, sorunun muhatapsız çözülmeyeceğinin altını çizdi. Devlet ve hükümet yetkililerinin kulağa hoş gelen açıklamaların ötesine geçmediği eleştirisini yapan KCK, somut adım atılmasını istedi. Açıklamada ayrıca, sorunun Meclis’e taşınmasının önemli olduğu ifade edildi. KCK, Kürt sorununun çözümü için taleplerini beş madde halinde sıraladı. Bu açıklamaya göre:
1- Kürt sorunu ancak ve ancak anayasal değişiklik temelinde çözüme kavuşabilir. Kürt kimliğinin anayasal güvenceye sahip olarak özgür, eşit ve birlikte yaşamanın imkanları yaratılmalı.
2 - Kürt dili ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim-öğretim dili olmalı. Her yerde özgürce öğrenme, konuşma, geliştirme ve tarihi değerlerini, kültürünü, sanatını ve coğrafyasını anadilde yaşamak en doğal hak olarak kabul edilmeli.
3- Kürt halkının kendi kimliğiyle demokratik siyaset yapmak ve kendisini özgürce ifade etme hakkı önündeki engellerin kaldırılması yönünde somut adımlar atılmalı.
4 - Köy, kasaba ve şehirlerden Özel Harekatçı güçleri çekilmeli, koruculuk lağvedilmeli.
5- Kürtler için polisin baskı ve zulmünden uzak, güvenlik içinde yaşamını kurup geliştirilme imkanları yaratılmalı.

KONUŞMA YASAĞI
AKP’de Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla konuşma yasağı getirildi. Gerekçe olarak da “Kürt vekillere” “açılım sürecinde çok seslilik çıkmaması” gösterildi. Yasak bununla da sınırlı değil. Grup başkan vekillerine, Bölge milletvekillerinin kontrol altında tutulması talimatı verildiği öğrenildi. Kulislere göre Kürt vekiller, grup başkan vekilleri Nurettin Canikli, Mustafa Elitaş, Bekir Bozdağ, Ayşenur Bahçekapılı ve Suat Kılıç arasında paylaştırıldı. Her grup başkan vekili kendisine düşen vekillerden sorumlu tutuluyor. Vekiller ancak bağlı oldukları grup başkan vekilinin izniyle televizyon programlarına katılabiliyor ya da gazetelere demeç verebiliyorlar.

DÖNÜŞ YOK
Maxmur’da çoğu Şırnak Uludere’den, bir kısmı da Hakkari’ye bağlı Şemdinli ve Yüksekova gibi ilçelerden göç etmek zorunda kalmış 11 bini aşkın insan yaşıyor. Nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı burada doğmuş. Bunlar ‘heimatlos’ yani ülkesiz statüsünde. Adeta bir kent kurulan Mahmur’da halk, açılımı tartışıyor. Hükümetin ‘pişman olmaları kaydıyla dönüşlere izin verdiğine’ dikkat çeken Maxmurlular, gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan, kimlik ve kültürleri tanınmadan dönmeyi düşünmüyor. Hükümet ise dönüşlerin Mahmur’dan olacağını açıklamayı sürdürüyor.

AKP ‘izleyin’ diyor Genelkurmay fişliyor

TSK ile Başbakanlık arasında krize neden olan “internet andıcı” konusunda 2007’de çıkarılan yasanın da “Suç unsuru olan siteleri izleyin” hükmü taşıdığı belirlendi.
“İnternet ortamındaki suçların önlenmesine ilişkin” 5651 sayılı Kanun, “İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar ile Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki yasaya aykırı faaliyetlerin izlenmesini” öngörüyor.
2007’DEKİ DÜZENLEMEDE VAR
4 Mayıs 2007’de çıkan yasanın 10’uncu maddesinin (d) fıkrasında bu suçları önlemek için ilgili mercilere “izleme” görevi verilerek, “İnternet ortamındaki yayınların izlenmesi suretiyle, bu kanununda sayılan suçların işlenmesini önlemek için izleme ve bilgi ihbar merkezi dahil gerekli her türlü teknik altyapıyı kurmak veya kurdurmak, bu altyapıyı işletmek veya işletilmesini sağlamak” hükmü bulunuyor.
YÖNETMELİK DE ÇIKARILDI
Bu yasaya dayanılarak 30 Kasım 2007 günü çıkarılan yönetmeliğin 22’nci maddesinde de, “Başkanlık, soruşturma mercileri ile yetkili ve görevli kolluk kuvvetleri tarafından intikal ettirilen talepleri inceler, değerlendirir ve kanunda öngörülen suçların önlenmesini teminen, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayabilir” deniliyor.
5651. YASA’YA DAYANDIRILIYOR
Genelkurmay, önceki gün bu yasaya dayanılarak internet sitelerinin izlendiğini bildirmiş ve “TSK’nın, Başbakanlığın ilgili plan ve direktifleri çerçevesinde irticai ve bölücü tehdit unsurlarını izlemek üzere kurulmuş, işletilmiş internet siteleri bulunmaktadır. Bu siteler, 5651 sayılı Kanun çerçevesinde kurulmuştur” açıklamasını yapmıştı. Başbakanlık ise bu direktifin ne zaman verildiğini sormuş, sonuçta 2000 yılında Bülent Ecevit’in başbakanlığını yaptığı hükümet döneminde bu talimatın verildiği ortaya çıkmıştı. (ANKARA)

İFADE VERDİLER
ALBAY Dursun Çiçek imzalı “İrtica ile Mücadele Planı”yla ilgili 5 asker savcıya ifade verdi. Belge yayınlandıktan sonra delilleri yok ettiği iddia edilen 5 asker, dün Beşiktaş Adliyesi’ndeydi. Adliyede yaklaşık 2 saat kalan er ve erbaş grubun ardından bir grup asker daha adliyeye getirildi. Bu grubun da “İrtica ile Mücadele Planı”na ilişkin ifade verdiği öğrenildi.
Çiçek’in biriminde çalışan bazı askerlerin, birimdeki bilgisayarları temizlediğini ve birçok belgeyi yok ettiği iddia edilmişti. (İSTANBUL)


GÖREVDEN NASIL ALINIR?
Askeri Yargıtay Onursal Üyesi Ali Faik Kayacan Genelkurmay başkanını görevden alınmasının hukuki prosedürü anlattı. Kayacan, Genelkurmay Başkanı’nın atama usulüne uygun şekilde görevden alınabileceğini söyledi. Kayacan, “Bakanlar Kurulu teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından atandığına göre, aynı şekilde görevden alınabilir” dedi. Kayacan, Genelkurmay Başkanı’nın böyle bir karara itiraz yolunun açık olduğunu belirterek, “İdarenin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir” dedi. Başbuğ’un istifa etmesi yönündeki görüşleri de değerlendiren Kayacan, “Sayın Başbakan ‘Genelkurmay Başkanı ile güven sorunumuz yoktur’ dedi. Görevden almaya veya atamaya yetkili makamın, Bakanlar Kurulu’nun başkanı olan Başbakan’ın beyanından sonra, Genelkurmay Başkanı istifa etsin, gibi söylemler boştur, dayanağı yoktur” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Yargıda ihraç operasyonu depremi

SONRAKİ HABER

Sakarya'da ırkçı saldırı: Tarım işçisi Şirin Tosun kafasından vuruldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa