10 Kasım 2009 05:00

Dava savunma hakkına saldırı

İHD MYK Üyesi Filiz Kalaycı ile avukatlar Murat Vargün, Halil İbrahim Vargün, Hasan Anlar ve DTP PM Üyesi Nedim Taş’ın yargılandıkları davanın duruşması, dün Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.

Paylaş

İHD MYK Üyesi Filiz Kalaycı ile avukatlar Murat Vargün, Halil İbrahim Vargün, Hasan Anlar ve DTP PM Üyesi Nedim Taş’ın yargılandıkları davanın duruşması, dün Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
Davayı, aralarında DTP milletvekilleri Hasip Kaplan ve Aysel Tuğluk, EMEP, DTP ve SDP yöneticileri ile çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi ve akademisyen izledi.
Duruşmanın başında Avukat Ercan Kanar, davanın usulüne ilişkin bir talepte bulunarak, hukuka aykırı delillerin okunmamasını ve davadan çıkarılmasını istedi. Diğer avukatların da destek verdiği talep, mahkeme tarafından reddedildi.
İddianamenin okunmadığı duruşmada Kalaycı, yazılı verdiği savunmasını sözlü olarak da ifade etti. Kalaycı, ihbar maillerinin davalarda delil olarak değerlendirilmesinin hukuki olarak her zaman tartışıldığını vurgulayarak, iddianamede yer alan ihbar mailinin de bir avukata ait olamayacağının açık olduğunu ifade etti. Kalaycı, yaşananların “Bir avukatı nasıl yargı önüne çıkarırım?” düşüncesinin bir sonucu olduğunu söyledi. Kendilerini hiç tanımayan kişilerin, haklarında ifadeler vermeye zorlandığını; bu kişilerin mahkeme önünde baskı ve tehdit yolu ile bu ifadeleri verdiklerini söylediklerini aktaran Kalaycı, “savcılığın bu kişileri neden huzurunda dinlemediğini” sordu. Kalaycı, davayı “savunma hakkı ve savunma mesleğine yönelik bir saldırı ve tahammülsüzlük” olarak değerlendirdi.
25 Mart 2007 tarihindeki Newroz mitingi ile ilgili olarak TEM şube müdürlerinin bir tutanak tuttuğunu ve kendi ismi ile birlikte birçok kişinin isimlerinin tek tek tutanakta yer aldığını belirten Kalaycı, bu tutanağa karşı suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı.
ÇARPITMA VAR
Meslektaşları ve müvekkilleri ile yaptığı görüşmelerin delil olarak ve çarpıtılarak kullanılmasını da eleştiren Kalaycı, bir telefon görüşmesinde “Tüm Türkiye’den gelecekler” dediğini, ancak bunun sadece “Türkiye’den gelecekler” kısmının alınarak suç unsuru olarak sunulmasını örnek verdi. Yaşananları komplo olarak değerlendiren Kalaycı, “İddia makamından 4 avukatı burada sanık sandalyesine oturtmak için daha ciddiyetli ve somut deliller beklerdim” dedi. Kalaycı, “Bir ihbar maili bizi sanık sandalyesine oturttu, ama biz Ankara Barosu’nun tanıklığı ile bir dava açtıramadık” dedi. Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde duruşma sürüyordu. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

İTܒde tacize yumurtalı protesto

SONRAKİ HABER

Halfeti’de gözaltına alınanlara işkence iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa