Belgesel sinemacılar isyan etti

Belgesel sinemacılar isyan etti

“Düşünen, sorgulayan, tasarlayan bir toplum için belgesel sinema hayata açılan bir penceredir” diyen belgesel sinemacılar, filmlerinin festival ...


“Düşünen, sorgulayan, tasarlayan bir toplum için belgesel sinema hayata açılan bir penceredir” diyen belgesel sinemacılar, filmlerinin festival gösterimlerinde yaşadıkları sorunları dile getirmek ve belgesele hak ettiği değerin verilmesini sağlamak amacıyla imza kampanyası başlattı.
Belgesel sinemanın neye hizmet ettiğini hazırladıkları metinde dile getiren belgesel sinemacılar; “Bizler açık bir bilinçle yaşadığımız toprakları yeniden tanımak onları algı perdemizde duygularımızla, düşüncelerimizle harmanlayıp yaşanılır bir toplum gayesine hizmet etmek için belgesel film üretiyoruz. Belgesel sinema toplumsal bellektir, tanımaktır, tanışmaktır.”diyorlar. Türkiye’de yapılan film festivallerinde gereğince yer bulamadıklarından yakınan belgeselciler, uzun metraj filmlere gösterilen ilginin yarısından nasiplenemediklerini belirtiyorlar. Oysa belgesel sinemanın hak ettiği ilgiyi görmesi, uzun metrajlı filmlere konu ve anlatım biçimleri yönüyle özgünlük katacak.
‘TOPLUMSAL DEĞİŞİM İÇİN ÜRETİYORUZ’
Ülkemiz koşullarında gösterim salonuna ulaşan bir belgesel filmin ardında ciddi bir emek süreci olduğunu belirten belgesel sinemacılar büyük oranda tek başlarına yürüttükleri bu çabanın sonucunda gösterime hazırlanmış bir çalışmanın hak ettiği değeri görmemesinin emeğe saygısızlık olduğu görüşündeler.
Belgesel sinema emekçileri yıllardır festivallerde tekrarlanan eksiklerin, üretimlerin paylaşımında yaratığı tahribat hakkında farkındalık yaratmak için hazırladıkları metinde festivallerde yaşadıkları sorunların çözümü için önerilerini sıralıyorlar.
İzleyici ile iletişim kurabildikleri yegane mekanların festival salonları olduğunu söyleyen belgesel sinemacılar tanıtım aksaklıkları ve izleyicinin belgesele olan eksik yaklaşımını filmlerinin izleyici sayısının düşük olmasının sebepleri arasında sayıyorlar.
Gösterimler kadar festivallerin belgesel sinemanın konuşulduğu, tartışıldığı bir zemin olmasının da önemli olduğunu düşünen belgesel sinemacılar bu yüzden film ekiplerinden yönetmen dışında en az iki kişinin daha katılım sağlaması gerektiği görüşündeler. Ayrıca festival süresince belgesel sinemanın konuşulacağı platformlar hazırlanmasının belgesel sinemanın ve dolayısıyla sinemamızın gelişimi için çok önemli olduğunu belirtiyorlar.
Belgesel sinemacılar çağrılarını şu sözlerle noktalıyor; “Bizler özgün bir sinemanın ancak kendi topraklarından beslenerek var olabileceğini biliyoruz. Üretimlerimizin sinemaya katacağı değerin farkındayız. Kameramızla toplumsal değişime-gelişime katkıda bulunacağımıza inandığımız için özellikle belgesel film üretiyoruz.
Belgesel sinema bir tavırdır. Yaşamın gidişatına karşı alınmış bilinçli bir tavırdır.
Belgesel sinema düşünmektedir, fark etmektir, tanımak-tanışmaktır, sahip çıkmaktır.
Çabamıza sahip çıkalım…”(İstanbul/EVRENSEL)
İmza kampanyasına katılmak için: www.belgeselfilm.org

BELGESELSİNEMACILARIN ÖNERİLERİ:

*Ön jüri bildiğiniz gibi çok sayıda film arasından bir seçki yapmak ile yükümlüdür. Bu yüzden izleyici ile buluşacak filmlerin belirlenmesinde oldukça önemli bir aşama olduğunu inanıyoruz. Bu doğrultuda ön jürinin bu farkındalığa sahip, mesleği yeterliliği olan, festivalin amacını kavramış kişilerden oluşması gerekmektedir.
*Festivallere yolladığımız filmlerimizin akıbeti hakkında sağlıklı bilgi akışı olmalıdır
*Festival süresince gösterimlere katılım sağlanması için hassasiyet gösterilmesi oldukça önemlidir. Filmlerin tanıtımı için kısa videolar hazırlanması, TV programlarında ve basın açıklamalarında belgesel sinemanın da yer alması, afişleme ve benzeri çalışmalarda belgesel filmlerin tanıtımı içinde hassasiyet gösterilmesi önemlidir.
*Kataloglarda, belgesel filmin adı, ekibi, gösterim saatti kısacası bir izleyicinin asgari düzeyde bilmesi gereken bilgilerin yer alması gerekmektedir.
*Festivallerde belgesel filmlerin bölümleri ve temasına göre yarışma düzenlemeli
*Yarışma bölümüne seçilen filmlere, En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kurgu, en iyi müzik ve en iyi görüntü yönetmenleri dalında ödül verilmelidir.

METİN AVDAÇ*: BELGESELLER DOLGU MALZEMESİ OLARAK GÖRÜLÜYOR

Türkiye’de belgesel sinemaya değer verilmiyor. Bakanlık da izleyici de…
Çünkü aktüel olanı seviyorlar, ülkenin sorunlarını yansıtmayı sevmiyorlar. Metin Kaya’nın “100 bin kişiydiler”, Çayan Demirel’in “5. nolu cezaevi”ni hangi televizyon kanalı doğru dürüst verebilir? Para kazandıracak bir alan da değil bu. Festivaller de ilgi göstermiyor. Kurmaca filmden 10 kişi davet ediliyor, belgeselden ise sadece yönetmen çağrılıyor. Duyurularda da fark var. Festivaller belgeselleri dolgu malzemesi olarak görüyor. Kimseye karşı cephe almıyoruz ya da hiçbir kurumun arkasında durmuyoruz.
Halk belgesel deyince “Hangi dağda hangi kurdu çektin?” diyor. İnsanlar bu ülkede sosyal belgeseller çekildiğinin farkında değil. Önce festivaller sonra da televizyon kanalları ilgi göstermeli. Ayrıca finans sorunu da çekiyoruz.
Mesela ‘80 sonrası Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları anlatan “5 nolu cezaevi”nde izleyiciler birebir insanların ağzından gerçekleri öğrenme şansı buluyor, Müjde Arslan’ın filmi kumalıktan bahsediyor… Halkın gerçek yaşanmışlıklara ulaşması için büyük fırsat belgeseller. Festivallere seçiyorlar ama yeterince tanıtmıyorlar. Altın Portakal’ın web sitesinde bile belgesellerle ilgili bilgi yoktu. Bazen gösterimler aynı saatte yapılıyor. Belgesel filmleri az insana ulaşmış oluyor. Buna bir çözüm bulmalı.
* Belgesel Sinemacı ve Fotoğraf Sanatçısı
Devrim Büyükacaroğlu
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.