11 Kasım 2009 05:00

Yalnızlık ve sessizlik

Samuel Noah Kramer’in “Tarih Sümer’de Başlar” adlı kitabında, Sümerlilerin toplumsal yapısı ve hayatları üzerine...

Paylaş

Samuel Noah Kramer’in “Tarih Sümer’de Başlar” adlı kitabında, Sümerlilerin toplumsal yapısı ve hayatları üzerine ilgi çekici bilgiler arasında; ebeveynlerin, çocuklarına okullarda hazırlanan ve ev ödevi olarak verilen yazılı tabletlerin sınıf geçme sisteminde önemli yer tutması da var. Tabletleri hazırlamakta geç kalan ya da beğenilmediğinde sınıfta kalma riskiyle karşılaşan çocukların ebeveynlerinin, öğretmenlere değerli şeyler vermeleri karşılığında çocuklarının sınıf geçmesi gibi bir sistemle karşılaşıyorsunuz.
Bir şeyler vermek ve karşılığını beklemek, 3 bin yıl gibi uzun bir süre egemenliğini sürdürmüş tarihe damgasını vurmuş Sümer halkından günümüze kadar gelen bu düşünce, daha da ilerleyerek, kirlenerek ülke yönetimlerinde kendine yer edinmiştir. Yukarıda anlatmış olduğum sınıf geçme sistemine benzer bir şey ama bu sefer olayın kahramanları yönetenler ve yönetilenler arasında geçiyor. Yaşama hakkının karşılığı yönetenler tarafından parasal bir dille ifade edilmiştir. Dengeler değişmiştir, bu teklifte alan memnun veren memnun durumu yoktur. Çıkar bu sefer bir kazanın üzerine kurulmuştur.
Yaşanan onca zulmün karşılığı, yakılan köylerin karşılığı 5 bin TL olarak ifade edilmiştir. Bu durum onur kırıcı bir durum. İnsan ömrünü, onurunu, acılarını belirli bir miktar para karşılığına mahkum etmektir. Şartı bile vardır: “Eğer gelirsen ve dediklerimi yaparsan bu parayı alırsın.”
Sanırım birileri anlamamak için diretiyor, bu durumun artık parasal bir durum olmadığı konusunda. Hâlâ birilerinin çıkıp ‘Güneydoğu’daki ekonomik sorun hallolduğunda bu sorun biter’ diye demeçler vermesi, bu konuya bakış açısında hep aynı telden çalındığını gösteriyor.
Peki onlardan aldığınız hayat, onlardan almış olduğunuz dil, onlardan aldığınız onur?.. Bu aldıklarınızın karşılığının bütün nedeni ekonomik sebepler mi? TV’lere çıkıp bu halkın hiçbir acısını anlamadan ahkam kesenler, tek neden ekonomi mi? İnsanlığı paraya mahkum etmek ne acı bir durum. Bu çark böyle dönüyor, oturduğunuz mevkideki koltuklarda yerinizi böyle sağlamlaştırıyorsunuz. İnsanlığı fikren mahkum etmek, maddi açıdan mahkum etmek, insanlığa o çok özledikleri özgürlüğün, demokrasinin kapılarını açacak mıdır?.. Bir mahkumiyetin yaratmış olduğu izler, bir tarafa yarar sağlarken bir tarafın canını acıtmaya devam edecek.
Yine bilinen olacak, verilen 5 bin TL’lik para tükendiğinde geçici olarak sağlanan refahın aslında koca bir hiçten ibaret olduğunu herkes görecek ama görmezden gelecek. Bir kısırdöngü üzerine kurulu hayatlar teklif edilecek, karşılığı bilmem kaç bin TL olan. Bu teklifin karşılığı, yalnızlık ve sessizliktir!..
Mesut Kalkan (Batman)
ÖNCEKİ HABER

Başbakanın entelektüelleri

SONRAKİ HABER

ODTÜ'lü İrem Kütük'ün ölümüne neden olan "damper kapağı" kazasında sürücüye tahliye

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa