Açılamayan ‘açılım’ kavga getirdi

Açılamayan ‘açılım’ kavga getirdi

AKP Hükümeti’nin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay eliyle yürüttüğü ‘Açılım’ın Meclis Genel Kurulu’ndaki ön görüşmesi...


AKP Hükümeti’nin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay eliyle yürüttüğü ‘Açılım’ın Meclis Genel Kurulu’ndaki ön görüşmesi, milletvekillerinin düzeyi iyice düşürdükleri, birbirlerinin üzerine yürüdükleri, ağır ifadeler kullandıkları olaylara sahne oldu. Ön görüşme geç saatlerde yapılan oylama ile kabul edilirken, yarın yapılacak olan genel görüşmenin daha gergin geçmesi bekleniyor.
10 KASIM TARTIŞMASI
AKP’nin, muhalefete rağmen ön görüşmeyi 10 Kasım’da yapma ısrarı, Meclis Genel Kurulu’nda beklenen gerginliği yarattı. MHP’nin, görüşmenin 12 Kasım’da yapılmasına ilişkin önergesinin görüşülmesindeki gerginlikler, görüşmenin nasıl süreceğinin de işaretini vermiş oldu. MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, “Kime meydan okuyorsunuz? Siz cumhuriyetle dövüşüyorsunuz, rövanş psikolojisiyle cumhuriyetin değerlerine, önemli günlerine karşı anlamsız inat ortaya koyuyorsunuz. Neyinizi tatmin ediyorsunuz?” dedi. Önerge aleyhine söz alan AKP’li Avni Doğan ise ortamın iyice gerilmesine yol açtı. Doğan, Victor Hugo’nun “Ağlama, gülme, bağırma. Dinle ve anla” sözünü hatırlatarak, muhalefete “Dinleyin ve anlayın. 10 Kasım yas günü değildir” dedi. Doğan’ın MHP’lilere “Sizin probleminiz istemezükçülük, CHP ağzıyla konuşmak size yakışmıyor” diye bağırması kavganın da başlangıcı oldu. CHP sıralarından “tetikçilik yapıyorsun” şeklinde laf atılması üzerine Doğan, “Bu ülkede kimin tetikçilik yaptığını millet bilir. Kimin mafyaya hizmet ettiğini, darbecilerle kol kola gezdiğini bu ülkede herkes bilir” dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır’ın da Doğan’a, “Bizi CHP ağzıyla konuşmakla suçlamak kimsenin haddi değil. Senin geçmişini de biliyoruz” diye yanıt vermesi gerginliğin sürmesine yol açtı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol ise “CHP içerisinde darbecileri alkışlayan bir tek şeref yoksunu yoktur” diye yanıtladı Avni Doğan’ı.
BAKAN AÇILIMI AÇMADI
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, aylardır çalışmalarını sürdürdüklerini söylediği ‘açılım’ı yine açmadı. Daha önceki basın toplantılarından farklı bir şey söylemeyen Atalay, bu süreçteki görüşmelerinden, ‘terör’den, ‘terörü bitirmek’ten söz etti. Muhalefetin tutumunu eleştiren Bakan Atalay’ın, “Ak Parti rakipsizdir. Ak Parti dışındaki tüm partiler, bölge partileridir” sözlerine CHP ve MHP’liler sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdiler. Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin oturuma ara verdi.
Aranın ardından konuşan Bakan Atalay bu kez CHP’lilerin, Atatürk’ün fotoğraf ve sözlerinin yer aldığı pankartlı (döviz) protestosuyla karşılaştı. CHP’liler, “Atam seni unutmadık unutturmayacağız”, “Atam eserlerine sahip çıkacağız”, yazılı dövizler açınca, Meclis Başkanı Şahin “burası miting alanı değil”, “burayı bir meydana dönüştüremezsiniz” diyerek oturuma ara verdi. Bakan Atalay’ın konuşmalarında açılımın içeriğine değinmemesi üzerine, CHP’liler “aç, aç, aç açılımı aç” diye tempo tuttular.
DÜZEY İYİCE DÜŞTÜ
Kürsüye çıkarken, gazetecilerin “Şimdi kavga çıkacak” değerlendirmesini yaptığı AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç, ortamın daha da gerilmesine neden oldu. Kılıç DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin 10 Kasım 2001’de Meclis’te, Türkiye’nin Afganistan’a asker göndermesine ilişkin yetki tezkeresini görüştüğünü hatırlatarak, “Mustafa Kemal’in askerlerini Afganistan’a göndermek için 10 Kasım’dan başka gün mü kalmadı?” diye sordu. Kılıç’ın aynı dönemde, Rusya’dan gelen doğal gaz konusunda Genel Kurul’da yapılan kapalı oturuma dikkat çekerek, “Türkiye’nin hangi menfaatlerini kime, kaç paraya sattınız?” sözleri üzerine, MHP’li Kadir Ural, kürsüye yürüdü. Ural’ı, MHP’li Deniz Bölükbaşı, Hüseyin Yıldız ve diğer MHP milletvekilleri izledi. Bu sırada Bölükbaşı, “sen kimin p.çisin?” diye bağırırken, MHP sıralarından “açılımınıza tüküreyim”, “indirin kürsüden”, “çık dışarı” lafları duyuldu. AKP’lilerin Kılıç’ı savunmaya çalışması üzerine arbede büyüdü, yumruklaşmalar son anda engellenirken, görüşmeye ara verilmesi de gerginliğin sürmesini engelleyemedi. Aradan sonra Kılıç tekrar kürsüye geldi. Bu kez de Kılıç’ın konuşma süresinin uzun tutulduğu iddiasıyla MHP’lilerden tepkiler yükseldi. MHP’liler, “yeter artık” diyerek kürsüye yönelirken, MHP sıralarından “Hepiniz şerefsiz oğlu şerefsizsiniz, ib...siniz” küfürleri duyuldu.
Açılmayan Açılım’ın ön görüşmesi 21.30 sıralarında sona erdi. İçtüzük gereği aradan 48 saat geçmeden, genel görüşme yapılamıyor. Görüşme yarın yapılacak. (Ankara/EVRENSEL)

ERDOĞAN: CHP ATATÜRK’Ü İSTİSMAR EDİYOR

Meclis’ten ayrılırken gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, TBMM’den ayrılırken de gazetecilerin CHP’lilerin genel kurulda pankart açmasıyla ilgili sorularını cevapladı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, “Ortaya çıkan tablo aslında Parlamento İçtüzüğüyle hiç uyumlu olmayan, tamamen buna ters, tamamen bir istismar tablosunun orada tecelli etmesidir” dedi. Erdoğan, “Zaten CHP’nin grup olarak, geçmişinden bugüne yapmış olduğu uygulamalarda bunu görürsünüz. Sürekli olarak Atatürk’ü istismarı görürsünüz. Geçmişte birkaç kez Parlamento konuşmalarımda da ifade ettim, aynı uygulamayı bugün burada gördük” dedi.

MECLİS BAŞKANI ERDOĞAN’IN HIŞMINA UĞRADI

Meclis’teki Kürt açılımı oturumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oturumu yöneten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin arasında sert bir diyalog yaşandığı da iddia edildi. Erdoğan’ın Meclis’i terk etmeden önce Şahin’e, “Böyle oturum mu yönetilir, attırsana o pankartları” dediği belirtiliyor. Pankart olayının ardından TBMM Başkanı Şahin oturuma ara verdi; o arada Başbakan Erdoğan Meclis’i terk etti. Kulislere yansıyan bir iddiaya göre, Başbakan Erdoğan Meclis’i terk etmeden Genel Kurul salonunun arkasındaki odada grup başkanvekilleri ile yaptığı toplantı sırasında Şahin’le de görüştü ve aralarında sert bir diyalog geçti. Erdoğan’ın Şahin’e “Bu nasıl iş kardeşim? Bu pankartları açmalarına nasıl izin verirsin. Attırsana o pankartları. Meclis böyle mi yönetilir? Burası miting meydanı mı?” diye çıkıştığı belirtiliyor. Bu iddiaya ilişkin açıklama yapan AKP’li Hüseyin Çelik ise “Sayın Başbakan’ın Meclis Başkanı’na talimat vermesi ve benzer bir ifade kullanması söz konusu değildir” dedi.

Tek somut öneri DTP’den geldi

MECLİS’teki gerginliklerde hiç payı olmayan DTP Grubu, yer yer yumruklaşmaya kadar varan kavga ve küfürleşmeleri yerlerinden izlediler. DTP Grup Başkanvekili Gültan Kışanak ise grubu adına konuşmasında, tek somut önerileri getiren konuşmacı oldu. Ancak Kışanak konuşmaya başlayınca CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP, CHP ve AKP’li milletvekillerinin büyük kısmı salondan çıktı.
Gecikmeli de olsa ‘açılım’ın Meclis’e gelmesini önemsediklerini belirten Kışanak, “Çözüm süreci açısından bir fırsat olarak gördüklerini” de söyledi. Meclisin, 86 yıl aradan sonra ilk kez, adı konulmasa da Kürt sorununu gündemine almasının, bu görüşmelere tarihi bir nitelik kazandırdığını vurgulayan Kışanak; “Bu, Kürt sorunuyla yüzleşme adına son derece önemli bir gelişmedir. Elbette toplumsal sorunların tartışılacağı, birlikte çözümlerin üretileceği zemin parlamentodur. Kürt sorunu gibi çok boyutlu ve derinlikli bir sorunun görüşüleceği ilk adresin de parlamento olması gerekir. Eğer soruna sivil demokratik bir çözüm aranıyorsa bunun adresi Meclis olmak zorundadır. Bu sorun yıllardır Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında, askeri karargahlarda konuşuldu, tartışıldı” şeklinde konuştu. “Kürt sorununda izlenen çözümsüzlük politikasında, hükümetlerin payına düşenin askeri politikalara itirazsız uymak” olduğunu belirten Kışanak, “Binlerce gencin ölümüne neden olan savaş tezkerelerini çıkartan parlamentonun, bu olumsuz imajını düzeltebilmesi için de önüne bir fırsat gelmiştir” dedi. “Parlamento’nun bu fırsatı barış ve aydınlık gelecek açısından iyi değerlendirmesi gerekir” diyen Kışanak, muhalefet partilerine de “Bu kürsüden bir kez daha, iktidarı ve muhalefeti ile herkesi, Kürt sorunu gibi Türkiye’nin kaderini ilgilendiren bir sorun karşısında sorumlu, vicdanlı, adil, cesur ve kararlı bir tutum içinde olmaya” çağırdı. Demokratik bir çözümün ve onurlu bir barışın koşullarının her zamankinden daha fazla oluştuğuna dikkat çeken Kışanak, “Gelin bunu başka bir bahara ertelemeyelim” diye seslendi. Kışanak, “Anadilde eğitim hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması, vatandaşlık tanımının yeniden ele alınması, askeri operasyonlar durdurularak, fiili ve gerçek çatışmasızlık ortamının yaratılması, temsiliyette adalet sağlanması” gibi bir çok somut adım önerisinde bulundu. (ANKARA)

Baykal: Hükümet gizlemeye devam ediyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Meclis’teki açılım görüşmesinde hükümetin yeni, aydınlatıcı ve açıklayıcı nitelikte tek bir değerlendirme bile yapmadığını söyledi.
CHP Genel Merkezi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, pankart açılması nedeniyle, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’e tepki gösteren Başbakan için, “Başbakan, TBMM’nin amiri, kumandanı değildir. Meclis Başkanı’na talimat vererek TBMM’yi yönetmesi söz konusu değildir. Başbakan kendi sınırını, ölçüsünü bilecek. Türkiye’nin hükümdarı değildir” dedi. Baykal, “İçeriği belli olmayan, gizlenen bir proje TBMM’ye bir genel görüşmeyle taşınmak istendi ama bir tek kelime yeni, aydınlatıcı, açıklayıcı değerlendirme yapılmadı” dedi.
Baykal, “Bu konuda ne kadar bilgisizsek, dünkü görüşmeden sonra da aynı şekilde bilgisiziz. Bu anlaşılabilir bir olay değildir. Bu, TBMM’ye saygısızlığın ifadesidir, kamuoyuna karşı saygısızlığın ifadesidir. Bu, toplumu, milleti yanıltma, aldatma amacının ifadesidir. Gerçekten konu TBMM’ye getirilecek denildi. Hiçbir şey getirilmedi” şeklinde konuştu. (ANKARA)
Sultan Özer
www.evrensel.net