13 Kasım 2009 05:00

GERÇEK

“Doğal gaza yüksek zam yapılacakmış” haberinin “gerçekliğini” soran gazetecilere, Enerji Bakanı Hilmi Güler, “Hayır, öyle bir şey yok!” demedi.

Paylaş

“Doğal gaza yüksek zam yapılacakmış” haberinin “gerçekliğini” soran gazetecilere, Enerji Bakanı Hilmi Güler, “Hayır, öyle bir şey yok!” demedi. Tersine; Bakan Güler, “Zammı biz yapmıyoruz. Otomatik fiyatlandırma tarifesine geçtik. Üç yıldan beri fiyatlar otomatik olarak belirleniyor” diyerek, en demagojik yanıtı verdi!
Oysa yazın başında, yüzde 82’ye varan zamlardan sonra “yüzde 10 indirim” yapıldığında, “Fiyatı otomatik fiyatlandırma indirdi, bizim bu indirimle bir ilgimiz yok!” dememişti bakan.
Dahası; artık herkes biliyor ki, uzunca bir zamandan beri halk yığınlarının tükettiği mal ve hizmetlerdeki (akaryakıt, doğal gaz, su, iletişim, elektrik, sigara-içki...) fiyat artıları, o malın alış fiyatıyla ya da döviz kurlarındaki oynamalardan çok hükümetin bütçe açıklarını kapatmak için başvurduğu Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) artırılmasından gelmektedir.
Nitekim, dün gazetemizde yer alan “zamlar”la ilgili haberde de zamların asıl kaynağının, hükümetin hem enerji (enerji zamlanınca hemen bütün mallara bu zamlar bir biçimde yansır) hem de sigara, içki gibi ürünlerde hükümetin yüksek miktarda ÖTV artırımına gideceği bilgisi vardı.
Bu yüzden de hükümetin, “Zamların bizimle ilgisi yok!” biçimindeki iddiası büyük bir yalandır. Bakan, 72 milyonun gözünün içine bakarak yalan söylemektedir. Ve zamlarla hükümet, sadece hükümetlerin kötü anlaşmalarla yaptığı doğal gaz anlaşmalarından doğan zararı değil, izlediği halk düşmanı ekonomik politikalarla Hazine’nin bankalar ve büyük patronlara hortumlatılmasından dolayı ortaya çıkan “açığın” halka fatura edilmesini de gerçekleştirmektedir.
Başka bir söyleyişle; zamlar bugün, krizin yükünün halkın sırtına yıkılmasının en dolaysız araçlarından biri olarak kullanılmaktadır.
Demek ki; “Krizin yükünü reddetmeliyiz” demenin bir yanını da “Zamları reddetmeliyiz” diyerek, hükümetin zamlarla halkı ezmesine karşı duran bir mücadele örgütleme oluşturmaktadır.
Peki zamlara karşı nasıl mücadele edilebilir?
Bunlardan birincisi, zam yapılan malları tüketmemektir! Bunu, dün gazetemizde yer alan ilgili haberde, bir ev kadını olan Ayten Tarkan; “İnanın yakmayacağız, soğukta duracağız. Hastaneler grip olan insanlarla dolacak. Anlaşılan bu kış ısınamayacağız” diyerek anlatıyordu.
Toplumsal bir tepki ve ortada mücadele umudu olmayınca emekçiler ister istemez böyle gerçekçi olmayan “çözümler” üretmektedir. Oysa toplumsal olarak bir tutum alınabilirse, emekçiler hükümete zamları geri aldırabilirler.
Bütün bunların da ötesinde, emekçiler zam olmadan da geçinememektedirler ve zamlar bütün bu zorlukların üstüne tuz-biber olacaktır. Bu yüzden de emekçi ailesinin desteklenmesine dair talepler, burada yeniden ve daha büyük bir aciliyet kazanmaktadır. Yani bu kış; bir yandan gelen ve gelecek zamlara karşı tepkilerin birleştirilip etkin bir tepkiye dönüştürülmesi önem kazanırken, öte yandan işsizlerin ve yoksulların ısınma, elektrik, su, sağlık, eğitim, kira gibi olmazsa olmaz giderlerinin yerel ya da merkezi bütçeden ödenmesi için mücadelenin örgütlenmesi, son derece önem kazanacaktır.
Açıktır ki, böyle bir mücadelenin örgütlenmesinin bugün öne çıkmış, hazır örgütleri yoktur. Ama yoksulluğa ve işsizliğe karşı mücadele içindeki çalışmada, böyle bir mücadelenin imkanlarının olduğu ve küçük adımlar atıldığında, emekçi semtlerinde bu talepler için mücadele edecek işsiz gençler, ev kadınları, öğrenciler ve diğer emekçi kesimlerden harekete geçme eğiliminde geniş bir kitlenin olduğu da görülmektedir. Gazetemize gelen haberlerde de bu görülmektedir.
Açıktır ki burada görev, herkesten önce sınıf partisine düşmektedir. Bu yüzden de emek yanlısı çevrelerin, bu mücadelenin örgütlenmesinde birinci dereceden sorumluluğun kendilerinde olduğunu fark etmeleri belirleyicidir. Böyle bir mücadelenin sadece başarısı için değil az çok oluşabilmesinde bile, sınıf partisinin üstüne düşeni yapması hayati önemdedir.
İ. Sabri Durmaz
ÖNCEKİ HABER

Sorumsuz açıklama kafaları karıştırdı

SONRAKİ HABER

Ege Üniversitesinde iş kazaları alarm veriyor: 1 yılda 39 iş kazası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa