Göç mağdurlarının çilesi bitmiyor

Göç mağdurlarının çilesi bitmiyor

Siirt ve Siverek’ten önce Mersin, sonra da Ankara’ya yerleşen Aydın ve Dağlıkan aileleri, ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor.


Siirt ve Siverek’ten önce Mersin, sonra da Ankara’ya yerleşen Aydın ve Dağlıkan aileleri, ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Derme çatma gecekondularda oturan Aydın ailesinin 5, Dağlıkan ailesinin ise 6 çocuğu bulunuyor. Altındağ’a bağlı İskitler Evliya Çelebi Mahallesi’nde oturan iki aile, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuklarını okutamamakla yüz yüze. Altındağ Belediyesi tarafından evleri de kentsel dönüşüm planı kapsamında yıkılma riskiyle karşı karşıya bulunan aileler, konut sorunuyla da mücadele ediyor.
DTP Üyesi eşi Bedri Aydın’ın 2006 yılında tutuklanması nedeniyle sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Hacer Aydın, bir lokantada çalıştığını ifade ederek, yaşadıkları sıkıntıların eşinin tutuklanmasından sonra artığını söyledi. Aydın, “Benim 5 çocuğum var. Çocuklar okuyorlar, ama onları okutmaya gücüm yetmiyor. Çocuklar yürüyerek okula gidip geliyorlar. 2’si lisede diğer üçü ilkokulda. Bir saat gidiş bir saat geliş. Her gün 2 saat yol yürüyorlar. Servisle gönderecek gücümüz yok. Çocuklarımın okumasını istiyorum” dedi.
İHTİYAÇLAR ÇÖPLERDEN
Bu mahalleye geldiklerinde hiçbir şeylerinin olmadığını ifade eden Aydın, birçok ihtiyaçlarını çevreden ve çöplerden topladıklarını belirtti. Aydın, kaldıkları yerin ilk önce bir kümesten farksız olduğunu vurgulayarak, “Burası harabeydi, kümes gibiydi, çok kirli ve pisti. Her yer topraktı, etrafta fareler, solucanlar yani her şey vardı” diye konuştu. İş bulmakta zorlandığını ifade eden Aydın, ilk başlarda oya, patik ve kese gibi el işi yaparak para kazandığını söyledi.
“Kapılarımızın hepsi kırık, kırık dökük yerlerden yağmur yağdığı zaman üzerimize su akıyor” diyen Aydın, “Perişan bir haldeyiz. Eşim olmadığı için de bunların tadilatlarını yapamıyorum. Hem okul harcamaları hem sağlık ve temizlik giderleri, yani bütün masraflar benden isteniyor. Eşim olsaydı, çalışsaydı bu durumda olmazdık” şeklinde konuştu.
EVLER YIKILDIĞINDA NE YAPACAKLAR?
Belediye tarafından bu evlerin yıkılacağını ifade eden Aydın, şöyle konuştu: Bu evler yıkılırsa benim kira verecek gücüm yok. Bu yıl yıkılacağı söyleniyor, zaten etrafımızdaki evlerin çoğunu yıktılar. Arka tarafımızdaki evi eşyaları ile birlikte yıktılar. Bizim durumumuzda aynıdır. Çıkın diyorlar çıkmazsanız yıkacağız diyorlar. Burayı yıktıkları zaman gidecek bir yerimiz yok. Nasıl yapacağım 300-400 TL’yi nereden bulup kirayı vereceğim.
ÇOCUKLARIN MASRAFINI KARŞILAYAMIYORLAR
Eşi cezaevinde olan Semra Dağlıkan adlı kadın ise 6 çocuğu olduğunu, tek böbrekle yaşadığını belirterek, “Sağ böbreğim olmadığı için çalışamıyorum. Ayrıca yüksek tansiyon var. 2 çocuğum çalışıyor, 3 çocuğum okuyor, biri de küçük. Çocukların masraflarını karşılayamıyorum” diye konuştu. Çektikleri sıkıntıları anlatırken gözleri dolan Dağlıkan, “Çalışan bir kızım okumak istiyordu, ancak durumumuz olmadığı için okuyamadı. Eşim tutuklandıktan sonra perişan olduk. Çok sıkıntı çektik” dedi. Bulundukları mahallenin bayramdan sonra yıkılacağı söylentileri olduğunu ifade eden Dağlıkan, “Ne yapacağız bilemiyorum. Gidecek yerimiz yok. Kira ödeyecek gücümüz yok. Kimse bize ev de vermiyor, çocuklarınız çok diye. Yemeklerimizi yardım dernekleri veriyor. Belediye yemek yardımı yapıyor onlarla geçiniyoruz” dedi. (Ankara/DİHA)
www.evrensel.net