EKONOMİK PERSPEKTİF

EKONOMİK PERSPEKTİF

  • “…okul çocuğu bu koymuş kafasına canı ille de şeker ister


    “…okul çocuğu bu koymuş kafasına
    canı ille de şeker ister
    aşabilse ana yolu, karşı fabrikaya gider
    kümelerce eski şeker, çocukları sinek gibi çeker
    zıplarsa duvardan yola hemen, varır şeker dolu avluya
    birazını yerse
    birazı da arkadaşlarına…”
    M.N. Özmen

    Muhtemelen köyü Hayat Bilgisi dersinde “Nüfusu bilmem ne kadar olan yer” ve çizili illüstrasyon üzerinden tanıyan çocuk, pancarın ne demek olduğunu bilmemektedir. Ama kendinden bir nesil büyükler pancarı iyi tanır. Belki, enlemesine keserek tekerlek yaparken; sonra tekerlekleri yine pancarın gövdesine iliştirip ilk oyuncak arabasını icat(!) ederken tanıdı. Belki de kantara hınca hınç dolu giden bir traktöre bağlı römorka atlayıp birkaç tane almak için üstü başı toz içinde kalırken tanıştı. Ya da tandırın içinde pişirip, afiyetle yerken tekrar tekrar sevindi; çocukluğunun o güzel oyuncağı, meyvesi ve heyecanının varlığına. Ama şimdi bütün bildiklerini unuttu. Şeker Fabrikaları satılıyormuş: ne gam!
    Kamuya ait 10 şeker fabrikası, Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarıldı. Bunlar Turhal, Çorum, Kastamonu, Çarşamba, Yozgat, Kırşehir, Malatya, Erzincan, Elazığ ve Elbistan Şeker Fabrikaları. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun buna ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla Özelleştirme kapsamında bulunan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait (Türkşeker) fabrika, işletme ve diğer varlıklar “satış” yöntemiyle özelleştirilecek. Özelleştirmede ilk adım, IMF’ye 22 Haziran 2000 tarihinde verilen Niyet Mektubu oldu. Mektupta, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’nin de özelleştirme kapsamına alınacağı belirtiliyordu. Ardından da tasfiye süreci başladı. Yakın döneme ait bilindik adımlar peşi sıra atıldı. Yatırımlar azaltıldı, rekabet gücü eritildi. Nihayet “babalar gibi” satma zamanı geldi.
    Osmanlı döneminde şekerin tümü dışarıdan alınıyordu. 5 Nisan 1925’de Şeker Fabrikalarının Kurulması ve Ayrıcalıkları Hakkında Kanun kabul edildi. Cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesim sermayenin işletemediği şeker fabrikaları kamulaştırıldı. İşte birkaçı: Alpullu Şeker Fabrikası (1926), Uşak Şeker Fabrikası (1926), Eskişehir Şeker Fabrikası (1933), Turhal Şeker Fabrikası (1934) ve liste uzar gider.
    Türkiye’de şeker pancarı tarımını Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ yaygınlaştırdı. Şeker pancarı tarımıyla birlikte hayvancılık ve çağdaş tarım anlayışı da gelişme gösterdi. 1927 yılında 6664 aile şeker pancarı ekerken, bu sayı 1935 yılında 56 bine, 1945 yılında 98 bine ve 1972 yılında da 430 bine çıktı. Günümüzde 450 bin aile pancar üretimiyle geçimini sağlarken, binlerce işçi şeker fabrikalarında çalışarak ailesini geçindiriyor. Anadolu’nun bazı bölgelerinde hâlâ tek iş alanı Şeker Fabrikaları. Bir süredir özelleştirme devam ediyor şeker alanında; ancak, bu yeni adım şekerin sonunu da getirecek.
    Son iki aydır çaya-kahveye şeker atmıyordum, sağlık için. Meğerse bu ilanihaye bir elveda imiş, şimdi anlıyorum.
    SİNAN ALÇIN
    www.evrensel.net