GÜNCEL

GÜNCEL

  • AKP ile Ergenekoncular kıyasıya mücadele ediyor. Cepheler tahkim edilmiş. Kurmaylar gece gündüz çalışıyor.


    AKP ile Ergenekoncular kıyasıya mücadele ediyor. Cepheler tahkim edilmiş. Kurmaylar gece gündüz çalışıyor. Burjuva medya ikiye bölünmüş, tarafı olduğu tarafın propaganda bürosundan gelecek materyalleri heyecanla bekliyor. Bir taraf “Habur Kapısı” nı değerlendirip atağa geçtiğinde, AKP’nin teröristlerle anlaştığı, şehit kanlarının satıldığı, hükümetin ihanet içinde olduğunu ilan ettiğinde; karşı taraf “ıslak imza” çıkarıyor, darbecilerin ensesindeyiz, artık darbeler olmayacak, Türkiye modern demokrasi ile yönetilecek propagandasına girişiyor. Islak imza gündemi sarsarken, İstanbul Başsavcısı’nın ve Yargıtay’ın dinlendiği “ortaya çıkıyor”. Bu kez karşı taraf “ikinci karargah subayının itiraflarını” yayınlıyor.
    Taraflar zaman zaman uzlaşıyor. Fakat, asıl olan çatışma. Birbirlerini tasfiye etmek istiyorlar.
    İki gerici kliğin çatışmasında ortalığa saçılan pislikler bizlere nasıl yönetildiğimizi gösteriyor. Burjuva devletinin nasıl bir şey olduğunu hatırlatıyor. Burjuva demokrasisi denilen yönetim biçiminin niteliğini okuduğumuz ya da okuyacağımız onlarca teorik kitaptan daha yalın, daha açık bir biçimde öğreniyoruz.
    Yıllarca Dersimlilerin Meclis’e taşıdığı, Alevilerin birinci partisi konumundaki CHP’nin Dersim Katliamı’nın savunucusu olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.
    Askerlerin halkı yönlendirmek için çevirdiği dolaplar, çirkin işler, kışkırtmalar itiraf ediliyor.
    Burjuva politikacı ve bürokratlarının birbirleri aleyhine şantaj dosyaları oluşturdukları, herkesin herkesi dinlettiği, takip ettirdiği kanıtlanıyor.
    Bazı davalar için özel hakim ve savcıların seçildiği, bu hakim ve savcıların egemen güçlerin istekleri ya da çıkarları doğrultusunda çalıştığı anlaşılıyor.
    Sahte anketler yaptırıyorlar.
    “Vatan, Millet,Sakarya edebiyatı” yapanların aslında ekonomik ve siyasi çıkarları için her şeyi, uygun fiyat bulduğunda, herkese satabilecekleri anlaşılıyor.
    Milliyetçilik konusunda konuşunca mangalda kül bırakmayan patron ve burjuva politikacıların yurt dışında gizli servetleri olduğu, gizli kasaları olduğu görülüyor.
    Zaman zaman birileri ortaya çıkıp “Aman daha fazla ileriye gitmeyin sistem çöker” diyor. Bütün bu pisliklerin sistemi kolayca çökertebileceği itiraf ediliyor.
    Birbirlerinin boğazını sıkarken dahi işçilere, emekçilere karşı birlikte hareket ediyorlar. Zamlar, özelleştirmeler, sağlık ve eğitimin paralı hale gelmesi ve her geçen gün daha da pahalılaştırılması konusunda hiç çatışmıyorlar. Bir elleri diğerinin gırtlağında iken, diğer elleri ile emekçiler aleyhine yapılan düzenlemelere imzalar atıyorlar.
    İşçilerin, emekçilerin kafası karışmış durumda. Nasıl karışmasın? Aydınlar dahi şaşkın. Kimisi AKP’nin, kimisi Ergenekoncuların safına girmiş.
    Fakat, kafa karıştıracak bir durum yok. Her şey çok net, çok açık. Burjuva devletler (Adına ister demokrasi, ister faşizm densin) hep böyleydi, böyledir. ABD’de de, Almanya’da da, Fransa’da da böyledir. Egemenler arasındaki çatışmalar sertleştiğinde pislikler daha kolay, fazla araştırmadan, ortaya çıkarmak için çaba sarf etmeden kendiliğinden ortaya çıkar ya da bizzat kendileri tarafından ortaya çıkarılır.
    Böyle durumlarda halk ya ehven-i şer peşinden gider ya da kendi çıkarları peşinden. Ehven-i şer için şerlerin en kötüsü denir. Sistem bütün pisliklerine rağmen sürer gider. Halkın kendi çıkarlarının peşinde gitmesi ise halk iktidarına yol açar. Pislikler çöpe gider.
    KAMİL TEKİN SÜREK
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.