15 Kasım 2009 05:00

Özgür özgür olabilsin diye!

Özgür önceki gün geldi. Aslında iki hafta sonra gelecekti ama erkenden geldi. Erken gelmesine herkes çok sevindi. Özgür aylar süren yolculuğundan sonra biraz yorgundu ama pek kimseye fark ettirmedi.

Paylaş
Özgür önceki gün geldi. Aslında iki hafta sonra gelecekti ama erkenden geldi. Erken gelmesine herkes çok sevindi. Özgür aylar süren yolculuğundan sonra biraz yorgundu ama pek kimseye fark ettirmedi. Epey görmeye gelen oldu; “istemem” demedi. Herkes yanına yaklaşmaya çalıştı; ses çıkarmadı. Ses çıkarmak için çok daha önemli meseleleri bekledi.Ziyarete gelenlerin hemen hepsi boyuna posuna baktı. Özgür’ün boyu posu yerinde. Boyu 47 santim ama elbette kısa bir süre için. Ağırlığı 2 bin 775 gram. Erken gelmese daha da ağır basacaktı ama olsun. Nasılsa yakında hızla kilo alacak. Epey saçı olacağını söyleyenlerin tahminleri tutmadı. Özgür’ün saçları oldukça az.Özgür’un doğumunun ardından annesi rahatlamıştı, yüzünde güller açıyordu. Babası ise mutlu ama şaşkın görünüyordu. Ziyarete gelenlerin hepsi Özgür ve annesinin sağlıklı olmasını dilediler. Belki de Özgür’ün annesi kadar doğal, babası kadar sevimli olmasını dileyenler de vardı.Özgür’ün büyüleyici güzelliğini görünce aklıma Stevie Wonder’in ünlü bir şarkısının güzel sözleri geldi. Kısaltarak Türkçeleştirirsem, Stevie Wonder yeni doğmuş kızı için şunları yazmış:O ne kadar güzel, değil mi?O ne kadar harika, değil mi?O ne kadar değerli, değil mi?Daha bir dakikalık oHiç düşünmemiştim, sevgimizdenOnun kadar sevimli bir insan yapacağımızıSevgimizin ürünü ne kadar sevimli, değil mi?O ne kadar güzel, değil mi?Bir melek kadar güzelO kadar mutluyum kiSevgimizin ürünü ne kadar sevimli, değil mi?Yaşam ve sevgi tek bir şeySevgimizin ürünü ne kadar sevimli, değil mi?O sevgimizin ürünüÖzgür’ü görünce onun sağlıklı, doğal ve sevimli olmak kadar, özgür de olabilmesini istedim. Yok cep telefonu, yok ayakkabı, yok dizüstü bilgisayar veya uçak bileti ile özgürleşilebileceğini söyleyen reklamlardaki gibi değil, sahici özgürlüğü tatmak anlamında özgürleşmesini; özgür bir kız olabilmesini istedim.Özgür’ün gerçekten özgür olabilmesi için adaletsizliklerin üzerine gidilmesini istedim. Benmerkezciliğin, bencilliğin, bireyciliğin kıskacından uzakta, eşitlik ve ortak çıkarlar için özgürleşebilmesini istedim. Özgür’e ve Özgür gibi her bebeğe, evinde, mahallede, okulda ve genel olarak toplumda sahip çıkılmasını istedim. İstedim çünkü insan olmak için, gerçekten mutlu olabilmek için bunu yapmak gerekir.Özgür’ün özgürleşmesini, Özgür’ün mutluluğunu; çocukların özgürleşmesini ve çocukların mutluluğunu düşünürken, aklıma bir de şu dizeler geldi:Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında dünyayı çocuklara verelim kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi hiç değilse bir günlüğüne doysunlar dünyayı çocuklara verelim bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı çocuklar dünyayı alacak elimizdenölümsüz ağaçlar dikeceklerHoş geldin Özgür! Senin adın ne güzelmiş!
Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu
ÖNCEKİ HABER

Sadece taşlar mı parçalandı?

SONRAKİ HABER

İSKİ'de 124 yönetici, 874 makam aracı var!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa