20 Kasım 2009 05:00

Sosyal Güvenlik Yasası eczanelerde kaos yarattı

Yeni Sosyal Güvenlik Yasası’nın (SSGS) eczanelerde yarattığı kaos büyüyor. Sigortalı hastaların katılım payı...

Paylaş

Yeni Sosyal Güvenlik Yasası’nın (SSGS) eczanelerde yarattığı kaos büyüyor. Sigortalı hastaların katılım payı altında verdikleri ücretlerin yükselmesi, sağlık ocağı ya da hastanelerde yapılan muayenelerin ücretlerinin de eczanelerde alınmaya başlaması vatandaşla eczacıyı karşı karşıya getiriyor. İlaç almaya gittiği eczanede yüksek faturalarla karşılaşanlar, sağlık hizmetini paralı hale getiren kararları nedeniyle hükümete ve sağlık sistemine isyan ediyorlar.
PENDİK’TE BİR ECZANE
Pendik’te daha çok işçilerin yaşadığı ve işsizliğin yüksek olduğu Kavakpınar mahallesi’nde bir eczaneye giriyoruz. Ailelerin sağlık işleri de kadınların yükleri arasında. Eczanede daha çok kadınlar ve emekliler var. Çoğu sadece ilaçlarını almaya geldiği halde birden yüklü faturalarla karşılaşıyorlar. Çünkü daha önce hastanede oldukları muayenelerin ödemesi de eczanelere yapılıyor artık. Tahsilatçı durumuna düşürülen eczacılar, yeni yöntemler geliştirmek zorunda kalmışlar. Tezgahın üzeri fatura hesaplarını vatandaşa gösterebilmek için kullanılan bilgisayarlarla dolu. İtiraz eden olursa bilgisayar ekranından faturaya bakılabilir. Ödeyemezse artık eczaneler de mahalle bakkalı gibi veresiye yazıyorlar...
İLAÇ ALMAK İÇİN AÇ MI KALALIM?
Eczane yetkilisi sayıyor: 5 lira muayene, 2 lira sağlık ocağı ücreti, 9 lira yüzdesi...
2 çocuk annesi Esime Cindar isyan ediyor: “Sürekli borç yazdırıyoruz. 16 milyon tuttu. O zaman özel hastaneye gidelim biz, aynı para. Sigortanın hiç anlamı yok. Ben astım hastasıyım, bir çocuğum zihinsel özürlü, diğeri bedensel özürlü, eşimde de kronik astım var. Her gittiğimizde bu kadar para çıkarsa o zaman biz açlıktan ölelim mi? Kira mı ödeyeyim, ilaç mı alayım, sokakta mı kalayım? Sürekli hastaneye giden insanlarız. Hükümet bu kadar acımasız olmasın. Çocuğumuzun rızkını düşünsün. Bu yıl çok zorlaştı. Bir ilaç için bu kadar katkı parası, muayene parası ödenir mi?..”
500 SENE ÖMRÜM OLSA!..
Sezen Çavuş’un bir tek eşi çalışıyor. Bu yüzden sigortalı oldukları halde fazladan ücret ödemeleri geçim sıkıntısı yaratıyor. “Tabii ki sıkıntı yaşıyoruz. Her şey çok pahalı. Bir de üzerine bunlar eklenince sıkıntı yaşıyoruz” diyen Çavuş, iki çocuğunun özellikle kış ayları sık sık hastalanmaları nedeniyle en çok kış aylarında sorun yaşadıklarını belirtiyor.
Emekli Nail Yıldız, “Devlete karşı çıkacak halimiz yok. 2-3 milyon için itiraz edilmez” derken, bir başka emekli 68 yaşındaki Mehmet Ünsal da sıkıntı yaşamadığını, hükümetten memnun olduğunu söylüyor. Ancak 61 yaşındaki Yusuf Demerci aynı fikirde değil: “Çok berbat. Benim bir ilacım vardı üç senedir hiç para vermeden alıyordum, şimdi 6 lira istiyorlar. 2 milyon da muayene ücreti çıkarttılar, katkı payı bilmem ne çıkarttılar! Torunuma ilaç aldım 30 lira tuttu. Hiç memnun değilim bu hükümetten. 500 sene daha yaşasam bu hükümete oy vermem!”

HASTANE 20, SAĞLIK OCAĞI 2 LİRA...
Fevzi Tepe (61): Emekliyim. Eskiden daha iyiydi, şimdi katkı payı, muayene parası ödüyoruz. Numune hastanesine gittim mi 20 lira istiyorlar, sağlık ocağında 2 lira ödüyoruz. Devamlı ödüyoruz! İyi değil yani, moralimiz bozuk. 15 günde bir ilaç alıyorum, hastayım. Geçimimi etkiliyor tabii, emekli maaşından ne olur ki?.. 600 lira maaş 400 lira kira, gel de geçin! İnşaatlarda çalışıyorum iş bulursam. Çalışmazsam geçinemem. Hastaneler zaten boşalmış, millet geçinemiyor artık.
Muradiye Demir: Katkı payı çok veriyoruz. Çok sık ilaç alıyoruz. İki çocuğum da var, sık hastalanıyoruz. Zaten kiracıyız, eşim de tekstil işçisi, asgari ücrete çalışıyor. Bilmiyoruz ne yapacağımızı. Herhalde kısa yoldan ölümü tercih edeceğiz!
Ayşe Kaya (65): Dört lira muayene ücreti verdim onu mu soruyorsunuz? Eskiden ödemiyordum, iki seferdir ödüyorum. Emekli maaşı üç yüz lira, nasıl yetsin?..

NASIL GEÇİNECEĞİZ?
Rahime Nine: Köyümde hiç sorunum yoktu. Köyde o kadar çalıştık hasta olmadık. İstanbul’a geldim parayı hep doktora veriyorum, ilaca veriyorum.
Yeliz Gülden: Sürekli hastaneye gidip geliyorum. Ne mi düşünüyorum; biz bir şey düşünsek fark etmiyor, başbakan düşünmeli bunu. Kiracıyım, bir tek eşim çalışıyor, feci etkiledi bizi.
Asiye Çubukçu: Sağlık ocağına para, hastaneye para... Bir de ilaç parası veriyoruz. Çocuk sık sık hastalanıyor zaten. Ne yapacağız bilmiyoruz. Sadece eşim çalışıyor, asgari ücret alıyor. Zorlanıyoruz.

ÖZELDEN FARKI NE?
Soyadını vermek istemeyen Şemiye teyze, “Artvinli diye yaz yeter” diyor. Artvinli Şemiye teyzenin de derdi az değil: “20 lira muayene parası çıktı. İki ay önce başka eczaneye aynı parayı ödedim ben ama burada yine 20 lira borcun çıkıyor diyorlar! Sigorta olmasa daha iyi. Özel hastaneye gideyim bu parayı aynen öderim. Başbakanımız millete yardım ediyorum diyor, yardımı bu mu? Geçim zor. İnsanlara işkence bu. Emekli maaşının yüzde 75’i laç parasına, hastane parasına gidiyor.”

SİGORTAM VAR NE FAYDA!
Yakup Mucur: Plastik fabrikasında çalışıyorum. İşyerinde makinede çalışırken mal sıçradı, kolum yandı. Muayene parası aldılar 6 lira. Sigortalıyız ama gidiyoruz muayeneye para veriyoruz. İlaca daha fazla veriyoruz. Muayene parası olmaması lazım. Sigorta diye bir şey kalmıyor artık. Çocuklarımız doktora gidiyor sık sık. Ayda üç dört sefer doktora gitsek yirmi otuz lira tutar. Zaten aldığımız para ne ki?.. her şeye zam yapıldı, hiç memnun değiliz. Hükümet çıkartıyor yasaları, bize danıştığı yok, kafasına göre çıkartıyor.

MAAŞIN YARISI HASTANEYE
İcadiye Çelen: Emekliyim. Kalp hastasıyım. İlaçlar da pahalı. 500 milyonluk emekli parasının yarısını hastanelere bırakıyoruz.

‘Eczacılara tahsildarlık yaptırıyorlar’

VATANDAŞIN şikayetlerini dinledikten sonra sorularımızı yanıtlayan Ecz. Hüseyin Çelik ise şunları anlattı: “Vatandaşın haberi yok, ancak eczacıların sürekli muhatap olduğu bir durum var. Sık sık kanun ve tüzük değişiklikleri ile muhatap oluyoruz. İki üç ayda bir kararlar değişiyor, tebligatlar çıkıyor ve yeni kararda bir eksiklik ve bir aksaklık oluyor. Bunların hepsi de eczanelere yansıyor. Sigortalı hastaların özel eczanelerden ilaç almaya başlaması ile başladı sorunlar. Halbuki eskiden SSK kendi üyelerinin ilaç ihtiyacını kendisi karşılıyordu. Devletin eczanelere yapacağı ödemelerdeki dengesizlik vatandaşa da yansıyor. Ödemeler gecikiyor, eczaneler devleti finanse eden kurumlar haline getirildi. Yine ekimden itibaren Sağlık Uygulama Tebligat’ında değişiklikler yapıldı. Bir de muayene ücretlerinin eczanelerden alınması sorunu var. Vatandaş zannediyor ki eczacı sadece kendi kârını düşünüyor. Bizi onlardan fazla para talep eden kişiler olarak görüyorlar ve tepki gösteriyorlar. Biz de mecburen bilgisayarlar koyduk ve onlara faturalarını göstererek açıklama yapmak zorundayız. Çünkü vatandaşın kafası karışık, neye para ödediğini anlayamıyor. Biz İstanbul Eczacı Odası olarak haklarımız için örgütlü mücadele ediyoruz, gerekirse eczaneleri kapatıyoruz. Vatandaşın da bu sorunlara itiraz etmesi gerekiyor. Çünkü vatandaş hastalandığı zaman doktora gitmek zorunda, ilacını yazdırmak için sağlık ocağına gelmek zorunda. Başka şansı yok. Sosyal devlet olmak demek ‘vatandaşına bakmakla zorunlu olmak’ demektir. İnsanlar bu haklarını talep etmeli.”
Elif Görgü - Özgür Akgül
ÖNCEKİ HABER

‘Başbakan aşı ile ilgili açıklamalarıyla kamuya zarar verdi’

SONRAKİ HABER

Bodrum'da makilik alanda yangın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa