21 Kasım 2009 05:00

Avrupa Birliği ilk başkanını seçti

Avrupa Birliği (AB) liderleri, günler süren zorlu ve gergin pazarlıkların ardından, önceki gün Brüksel’de...

Paylaş

Avrupa Birliği (AB) liderleri, günler süren zorlu ve gergin pazarlıkların ardından, önceki gün Brüksel’de yapılan zirvede 5 yıl önce Türkiye’nin AB üyeliğine güçlü ifadelerle karşı çıkan Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy’u, ilk daimi AB Başkanı olarak seçti.
Yeni AB anayasası, Lizbon Anlaşması’yla getirilen AB Konseyi Başkanlığı ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği (Dışişleri Bakanı) koltuklarına atanacak isimleri belirleyen AB devlet ve hükümet başkanları, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in başkan adaylığından çekilmesinin ardından AB Komisyonu’nun İngiliz Üyesi Catherine Ashton’u da AB dışişleri bakanlığına getirdi.
Hristiyan Demokrat Van Rompuy’un seçilmesinde, AB liderlerinin güçlü, karizmatik ve üye ülke liderlerini gölgeleme potansiyeli olan bir isim yerine düşük profilli, ancak uzlaşı ustası bir ismi tercih etmeleri etkili oldu. Kişisel olarak Türkiye’nin üyeliğine sıcak bakmayan Van Rompuy, zirve sırasında AB’nin bu konudaki politikalarına sadık kalacağı yönünde garanti verdi.
SEÇİLENLERİN GÖREVLERİ
AB başkanı, AB sistemindeki en üst makamı oluştursa da ana görevi birlik içinde uyum ve uzlaşı inşa etmek olacak. Dünya liderleri, AB konusunda görüşmek istediğinde muhatap olarak AB başkanını alacaklar. AB liderlerini bir araya getiren zirveleri yönetecek olan başkan, görevi kötüye kullanması halinde üye ülkeler tarafından nitelikli çoğunlukla görevden alınabilecek.
AB başkanı, iki buçuk yıllık dönem için seçiliyor ve süresi bir kez uzatılabiliyor.
AB dışişleri bakanı ise birliğin ortak dış politikasını ve güvenlik politikasını yürütecek, bu politikaların geliştirilmesine katkıda bulunacak. Beş yıl için seçilen AB dışişleri bakanının görev süresi bir kez daha uzatılabilecek.


VAN ROMPUY’UN TÜRKİYE’YE YAKLAŞIMI NASIL

Van Rompuy, 1 Ocak’ta üstleneceği yeni görevinde Türkiye’nin üyeliği konusundaki kişisel görüşlerinin önem taşımadığını söyledi. AB zirvesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili bir soruyu cevaplandıran Van Rompuy, üye ülkelerin oybirliğiyle aldıkları kararların kendi kişisel görüşlerinin bütünüyle üzerinde olduğunu belirtti. AB Konseyi Başkanı olarak kendi fikirlerini savunmak yerine üye ülkeler arasında uzlaşma sağlamaya çalışacağını anlatan Van Rompuy, “(Türkiye konusunda) kişisel görüşlerimi biliyorsunuz ama bunun görevimle alakası yok” dedi. Konuşmasında AB’yi değerler birliği olarak tanımlayan Van Rompuy, üyelik kriterlerinin karşılanması koşuluyla AB’nin genişlemeye devam edeceğini söyledi.
Belçika’da başbakanlık görevinde 1 yılını henüz doldurmayan Van Rompuy, partisinin muhalefette olduğu 2004 yılında parlamentoda yaptığı bir konuşmada, “Türkiye, Avrupa’nın parçası değil ve asla olmayacak” demişti. Van Rompuy, “AB’nin Türkiye’yi içine alarak genişlemesi, geçmişteki genişlemelerle kıyaslanamaz. Avrupa’da aynı zamanda Hristiyanlığın temel değerleri de olan mevcut evrensel değerler, Türkiye gibi büyük bir İslam ülkesinin girişiyle kuvvetini yitirir” ifadesini kullanmıştı.

KARARA VERİLEN TEPKİLER FARKLI OLDU

Avrupa Birliği liderlerinin AB başkanı ve dışişleri bakanını seçme kararlarına, gerek Avrupa basınından gerekse politikacılardan gelen tepkiler farklı oldu.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış: İnanıyorum ki, yeni başkan ve yüksek temsilci Türkiye’nin kararlılığını ve AB’ye yapacağı katkıları takdir ederek, hem ülkemiz hem AB için kazanç sağlayacak Türkiye’nin tam üyelik sürecini ilerletecektir.
ABD Başkanı Barack Obama: AB’nin kararı, birliği güçlendirecek ve AB’nin ABD için daha güçlü bir ortak olmasını sağlayacak. ABD’nin halen, dünyada güvenliğe ve refaha yönelik çabalarında Avrupa’dan daha güçlü bir ortağı bulunmuyor.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown: Van Rompuy’u kutluyoruz. Catherine Ashton’un önümüzdeki 5 yılda AB dış politikasında emsalsiz bir rolü olacak.
Almanya Başbakanı Angela Merkel: Van Rompuy’un başkanlığı, birlik içinde uzlaşma sağlayacak ve AB başkanlığı ehil ellerde olacak.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu: Bu kararla AB dibe vurdu. İngiltere basını da genel olarak seçilenlerin uluslararası platformda çok tanınmayan isimler olduğu üzerinde yoğunlaştı.
Financial Times: AB, iki önemli görevini, uluslararası alanda çok da bilinmeyen iki
kişiye verdi; yıldız isimlerden çok oybirliği sağlayabilecek kişileri seçti.
Guardian: Hem Van Rompuy hem de Ashton, bırakın Pekin’i, Brüksel’de bile ağırlıklarıyla trafiğin durmasına neden olabilecek isimler değil. Tony Blair’in seçilmeyişi Avrupa’nın dünyada tekrar söz sahibi olma umudunu suya düşürdü.
ÖNCEKİ HABER

Kudüs’te yıkımlar sürüyor

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa