BU NE YAMAN ÇELiŞKi

BU NE YAMAN ÇELiŞKi

Başbakan Dersim katliamını anlattı. Kültür Bakanı Öymen’in sözlerini ‘faşizanca’ buldu. Peki aynı katliamı anlatmak isteyen ‘38’ belgeseline ne oldu? Belgesel iki yıl önce Kültür Bakanlığı tarafından yasaklandı. Valilerce festivallerde katılmasına izin verilmiyor.


Başbakan Erdoğan dün partisinin Kızılcahamam toplantısında konuştu. Hedefinde ise yine CHP vardı. Dersim Katliamı üzerinden CHP’ye yüklenen Başbakan katliamı Necip Fazıl’ın ağzından 20 çocuğun katledilmesi öyküsüyle anlattı. Başbakan bunları anlatırken kendisine bağlı Kültür Bakanlığı’nın katliamı anlatan ‘38’ isimli belgeseli yasakladığını unuttu!
CHP HEDEFTEYDİ
Başbakan Erdoğan partisinin Kızılcahamam kampının açılış konuşmasını yaptı. Hedefinde ise Dersim isyanı ile ilgili “analar ağlasın” anlamında sözler sarf eden CHP’li Onur Öymen vardı.
30 yıldır 81 vilayette gözyaşı döken anaların olduğunu hatırlatan Erdoğan Necip Fazıl’ın Dersim isyanıyla ilgili bir yazısına yer verdi.
20 ÇOCUK İÇİN ÖLDÜRÜN EMRİ
Başbakan “Necip Fazıl üstad Dersim’deki manzarayı şu kelimelerle ifade ediyor” diyerek katliamı anlattı: ‘Mazgirt Persemek nahiyesinin halkı doğranmakta. Merhamet sahiplerinden biri bir ile 10 yaş arasında 20 kadar çocuğu alıp bir derenin içine saklamıştır. Vaziyet haber alınıyor. Çocukların öldürülmeleri emri veriliyor.... Nihayet karanlık suratlı bir adam bulunuyor. Ve bir dere içinde titreşe titreşe bekleyen 20 masumun işini bitiriyor. Murat Suyu’nun kandan kıpkızıl aktığını görenler olmuştur.
KENDİ ÇOCUKLARI ÖLDÜRÜLMEDİ
Başbakan Erdoğan ardından CHP’ye yüklenerek “Biz analar ağlamasın dedikçe onlar bunu hafife alıyor. ‘Anaların gözyaşlarını acılarını abartmayın’ diyorlar. ‘Geçmişte analar nasıl ağlamışsa bugün de ağlamaya devam etmelidir’ diyorlar” dedi.
GÜNAY BAŞBAKAN’IN YOLUNDA
“Çok talihsiz. Faşizanca” bu sözler Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a ait. Günay bu açıklamayı yaptıktan sonra AKP’yi Türkiye’de değişimin ve demokrasinin adresi olarak gösterdi.
Ancak Günay bu sözleri sarf ederken başında olduğu Kültür Bakanlığı’nın ‘38’ adlı Dersim belgeseline iki yıldır sansür ve yasak uyguladığını unuttu!
YASAKLANDI
Çayan Demirel, ‘38’i, tamamladıktan kısa bir süre sonra Kültür Bakanlığı’na ‘eser işletme belgesi’ almak üzere başvurdu. Demirel’in başvurusunu inceleyen bakanlık, 19 Ekim 2007 tarihli kararında ‘38’e eser işletme belgesi vermeyi uygun görmedi. Bu karar gerekçe gösterilerek çeşitli illerde düzenlenen festivallerde ‘38’in gösterimi valiliklerce engellendi.
İKİ YILDIR GÖSTERİLEMİYOR
Çayan Demirel Kültür Bakanlığı’nın Dersim belgeseliyle ilgili yasağına karşı Ankara 7. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak, dava henüz bilirkişi inceleme safhasında olduğu için ‘38’ iki yıldır gösterime sokulamıyor. Dersim’le ilgili sözleri nedeniyle Onur Öymen’i eleştiren Çayan Demirel, 1938’de yaşanan tarihi gerçeklerin anlatıldığı belgeselini yasaklayan AKP’nin de son derece tutarsız bir politika sergilediği görüşünde.
“Demokratik açılım bu mu?” diye soran Demirel Öymen’in açıklamaları sonrası ‘38’de Dersim’de yaşananları ‘katliam’ olarak tanımlayan bir başbakanın hükümetinin aynı zamanda ‘38’ belgeselini yasaklayan iktidar olmasını çok ciddi bir çelişki olarak nitelendirdi. (HABER MERKEZİ)

Kılıçdaroğlu’na Dersim dersi! ÖYMEN’in sözleri ve CHP’nin de bu sözlerin arkasında durması Alevileri çok kızdırdı. Kılıçdaroğlu konuşurken pankart açıldı, sloganlar atıldı. “Baykal’ı partinin başında istemeyiz” sesleri yükseldi.
>ALKIŞLAMADIM ISRARI
CHP İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Münih’te Neufahrn Alevi Kültür Merkezi ve Türk Alman Dostluk Federasyonu’nun düzenlediği “Siyasette Dönüşüm’’ konulu panele katıldı. Kılıçdaroğlu ‘‘Öymen’in düşünceme uygun bölümlerini alkışladım, alkışlamadığım yerler de var ve Öymen’in o bölümünü hiçbirimiz alkışlamadık.’’ dedi.
Avrupa Alevi Federasyonu yönetiminden Mahmut Akgül’ün konuşmasında, ‘‘Öymen’in Dersim olaylarıyla ilgili sözlerini protesto ediyor ve toplantıyı terk ediyoruz’’ şeklindeki müdahalesiyle pankart açan ve slogan atan bir grup dinleyici toplantıya 15 dakika ara verilmesine neden oldu.
ÖYMEN’İ DESTEKLEDİ
Aradan sonra konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, tepki toplayan Öymen’in konuşmasına destek verdi. Kılıçdaroğlu ‘‘Biz yurtsever ve yedi düvele savaş veren dedelerimizin yolundayız ve ulusal bağımsızlığımızı korumaya kararlıyız. ’’ şeklinde konuştu.

DTP KENTLER İÇİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ İSTİYOR
DTP’li vekiller Dersim’den sonra, diğer şehirlere de eski isimlerin verilmesini istedi: Diyarbakır ‘Amed’, Şanlıurfa ‘Rıha’, Batman ‘Elih’ olsun.
Tunceli adının ‘Dersim’ olarak değiştirilmesi konusu kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, DTP Milletvekilleri Gülten Kışanak, Ayla Akat Ata ve İbrahim Binici, bölgedeki kentlerden Diyarbakır’ın ‘Amed’, Şanlıurfa’nın ‘Rıha, Batman’ın ise ‘Elih’ adlarıyla değiştirilmesini istedi. Bölgede yaygın olarak kullanılan eski isimlerin iade edilmesi gerektiğini söyleyen DTP’li vekiller, halkın da bu konuda heyecanlandığını ve beklenti içerisine girdiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, Kızılcıhamam’da OHAL uygulamasına iktidarları döneminde son verdiklerini söylediği saatte, Genelkurmay Başkanlığı, hiçbir hukuksal dayanağı olmaksızın Dersim’de bazı alanları “geçici güvenlik bölgesi” olarak belirleyerek sivillerin girişine yasakladı. Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde 24 Kasım 2009-24 Şubat 2010 tarihleri arasında sivillere giriş yasağı uygulanacak beş bölgeye ilişkin koordinatlar yayınladı.
* 1’İNCİ BÖLGE: Çemişgezek, Hozat, Ovacık ilçeleri arasındaki Alibogazı Vadisi
* 2’İNCİ BÖLGE: Ovacık ile Pülümür ilçeleri arasında yeralan Ahpanos Vadisi.
* 3’ÜNCÜ BÖLGE: Dokuzkaya Vadisi ve çevresi.
* 4’ÜNCÜ BÖLGE: Munzur ve Mercan dağlarının bir bölümü.
* 5’İNCİ BÖLGE: Pülümür İlçesi Efeağlı,Altınhüseyin ve Kızılmescit köyleri arasında yer alan dağlık alan
Mayıs ayının başında Avukat Barış Yıldırım, 7 Mayıs-7 Ağustos tarihleri arasında Dersim’de bazı bölgeleri güvenlik bölgesi ilan etmesinin Anayasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın iptali için dava açmıştı.
Dava dilekçesinde Avukat Yıldırım, ‘Geçici güvenlik bölgesi’ uygulamasının anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu ve bu uygulamanın ‘Serbest dolaşım hakkı’ ihlali olduğuna dikkat çekmişti.
Avukat Yıldırım’a göre ‘geçici güvenlik bölgesi’ uygulaması tam anlamıyla bir OHAL durumunu ifade ediyor.
ERDOĞAN’DAN YORUMU
Dersim’de yasak ilan edildiği sırada Başbakan Erdoğan partisinin Kızılcahamam toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, “OHAL’in ne anlama geldiğini, nasıl bir uygulama olduğunu yaşamamış olabilir. Ekmek karne ile alınıyordu, çay gramla alınabiliyordu. 1940’ların CHP yönetimi altındaki Türkiye’sinden bahsetmiyorum. Dikkat ediniz Elazığ’dan Tunceli’ye gitmek istediğinizde, özgür bir ülkenin, özgür bir vatandaşı gibi özgürce seyahat edemiyordunuz. Bu tabloyu ortadan kaldıran da yine biz olduk. Bir şeylere rağmen bunu kaldırdık’’ ifadelerini kullandı.
www.evrensel.net