22 Kasım 2009 00:00

ah o çalıştayda ben de olsaydım!..

Arandığında herhangi bir telefonun herhangi bir müziği gibi ses çıkartan cep telefonum, “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” adlı, artık sinir bozucu olmaya başlayan şarkının melodisini çalmaya başladığında bir hayli şaşırmıştım!

Paylaş
Arandığında herhangi bir telefonun herhangi bir müziği gibi ses çıkartan cep telefonum, “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” adlı, artık sinir bozucu olmaya başlayan şarkının melodisini çalmaya başladığında bir hayli şaşırmıştım! Zira, birazcık ilgim olan sanat musikisine de bu şarkıyı dillendiren kişiler yüzünden ilgi ve alakam tamamen kaybolmuştu. Çok geçmemişti ki cep telefonumun neden böyle çaldığını hatırladım. Bundan böyle Başbakanlıktan beni aradıklarında cep telefonum “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” adlı şarkının melodisini çalacaktı! Üstelik uygulamam sadece bununla da sınırlı kalmayacaktı! Aramayacaklarına adım gibi emin olmama rağmen MHP Genel Merkezi’nden aradıklarında “Mehter Marşı”, CHP Genel Merkezi’nden aradıklarında “Yine de şahlanıyor aman, Kolbaşının yandım da kır atı”, Saadet Partisi’nden aradıklarında “Yalelli Ya Allah Yalleli Ya Allah” adlı eserlerin melodileri çalacaktı! Uykulu gözlerle telefonu kulağıma götürdüm:- Buyurun yine ne var?- Hocam iyi günler! Başbakanlıktan arıyorum!- Orasını anladım! Şarkıdan belli!- Anlamadım!Doğrusu anlasa şaşardım:- Buyurun diyorum! Neden aradınız?- Hocam Başbakan ilk 4. Alevi Çalıştayı’na katılmamanızın büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyor! Beşincisine mutlaka katılmanızı istiyor!- O kadar oldu mu yav?! Bildiğim kadarı ile 7.de son bulacaktı, 7.sine katılsam diyorum! Helva da yerdim! Belli ki bunu da anlamamıştı:- Hocam katılmanız icap ediyor! Başbakan “Büyük eksiklik” diyor!- Sebep?- Siz olmazsanız çalıştay çalışamazmış!- Peki çalıştayda Alevi var mı?Anlaşılan zor bir soru sormuştum! Telefondaki ses yaklaşık 5 dakika kayboldu:- Hocam henüz yok! Ama bu hiç olmayacağı anlamına gelmiyor!Çok etkilenmemekle birlikte yine de gitmekte fayda olacağına kanaat getirmiştim:- Peki nerede yapılacak bu çalıştay?- The Marmara Oteli’nde. - Oooo uzun iş! Şimdi pasaport falan! - Yok hocam İstanbul’da bu otel. Not edin, adresi veriyorum!Ertesi gün söz verdiğim gibi istenilen saatte The Marmara Oteli’ne gitmiştim! Görevli kapıda karşıladı beni:- Hooop hemşehrim nereye böyle?! Görmüyor musun VİP burası?!- Vip mip kardeşim! Ben araştırmacı gazeteciyim! Bak bu kimliğim, bu otobüs kartım, bu da hapşırırsam ağzımı kapayayım diye yanımda taşıdığım mendilim!Bunları bilerek söylemiştim! Zira, yurdum insanının çoğu yazar-çizer takımını uçuk kaçık olarak kuruyordu kafasında! Akıllıca cevap verirsem her an kapı dışarı edilebilirdim! Görevli toplantının yapılacağı salona doğru beni yönlendirirken, bir taraftan da daha inandırıcı olmak için kendi kendime konuşuyordum:- Bu tırnak çakısı, bu Amasya elması, bu da diş macunu!Tam görevlinin gösterdiği yere oturacaktım ki görevli birden uyandı:- Ağabey sen hangi gazetedensin?Çalıştığım gazetenin “sol görüşlü” olduğunu söyleyince oturmam ile kalkmam bir oldu:- Bak ağabey, öyle kazık soru sormak yok! Slogan atıp ayakkabı fırlatmak hiç yok! Şimdi sen buraya oturursan fırlattığın ayakkabının bakanın kafasına gelmemesi için hiçbir sebep yok! En iyisi mi sen şöyle arkaya falan otur!Tam gösterilen yere oturuyordum ki yılların gazetecisi Mehmet Ali Birand ile karşılaştım. O da beni görünce sevindi:- Ya kuzum sen nerelerdesin Allah aşkına?! Bir ara sana Zaho’da dediler! Sonra duydum ki Beyrut’taymışsın! Oysa sokaktaki adama sorduğumda!..- Yav abi burada da mı sen?! Hemen ana haber bültenine çevirdin burasını! Çalıştayın konusu “Aleviliğin Medyada Ele Alınışı” olduğu için medyamızın birçok duayeni de oradaydı! Oral Çalışlar’a soyadının çalıştaya olan benzerliğinden dolayı Bakan Çelik tarafından küçük bir şilt verildi! Alevilerin Hazreti Ali’ye düşkünlüğünden dolayı toplantıya katılan ve adında Ali bulunan Gazeteci Ali Bulaç, Ali Kırca, Ali Bayramoğlu ve Mehmet Ali Birand’a günün anısına binaen birer şilt verildi! Gazeteci Ekrem Kızıltaş’ın soyadının yanlışlıkla “Kızılbaş” olarak anons edilmesi, etrafta “Acaba Alevi çalıştayında Kızılbaş mı var?” diye kısa süreli gerginliğe neden oldu! Devlet Bakanı Faruk Çelik açılış konuşmasını yapmaya başladığında, ben çoktan yol almıştım! Alevilerce çok sık kullanılan “Eline diline beline sahip ol” sözünü sık sık hatırlatan Bakan Çelik, “Alevi vatandaşların topluma mal olmuş taleplerini göz ardı etmeyeceklerini” söylediğinde sözüne sahip çıkmayacağına kanaat getirdiğim için toplantıyı terk etmiştim! Aşurede buluşmak dileği ile!..
Veli Bayrak
ÖNCEKİ HABER

Titanyum dioksit nanoparçacıklara dikkat!

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa