22 Kasım 2009 00:00

Vietnam’da çevre kirliliği

Çevre kirliliği ile tutumyapısal (ekonomik) büyüme ilişkisi üstüne en ünlü sav, ters U biçiminde olan Kuznets eğrisi. Buna göre, büyümenin başlarında çevre kirliliği artar; tavan yaptıktan sonra düşer. Belli bir noktadan sonra, toplumsal yapı, temiz kılgılar (teknik) üretmeye başlar ve gelir düzeyi de aynı zamanda arttığı için, insanlar, çevre dostu ürünleri satın alma gücüne sahiptir. Kötümser ve gerçekçi olan bakış ise, tutumyapıya, daha ucuz oldukları için, kirli kılgıların ve çevre düşmanı ürünlerin egemen olacağını ileri sürer.

Paylaş
Çevre kirliliği ile tutumyapısal (ekonomik) büyüme ilişkisi üstüne en ünlü sav, ters U biçiminde olan Kuznets eğrisi. Buna göre, büyümenin başlarında çevre kirliliği artar; tavan yaptıktan sonra düşer. Belli bir noktadan sonra, toplumsal yapı, temiz kılgılar (teknik) üretmeye başlar ve gelir düzeyi de aynı zamanda arttığı için, insanlar, çevre dostu ürünleri satın alma gücüne sahiptir. Kötümser ve gerçekçi olan bakış ise, tutumyapıya, daha ucuz oldukları için, kirli kılgıların ve çevre düşmanı ürünlerin egemen olacağını ileri sürer.Bu iki bakış yanında, bir diğer bakış, tarım toplumlarının işleyim (endüstri) ve hizmet toplumlarına geçişiyle çevre kirliliği arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Küresel tutumyapıya odaklanan dördüncü bir bakış ise, yüksek-gelirli ülkelerin, kirli işleyimlerini düşük-gelirli ülkelere aktardığını; bir başka deyişle, varsıl ülkelerin, pis işlerini yoksul ülkelere yaptırdığını belirtir.Düşük-gelirli ülkelerde, çevre koruma yasaları gevşektir ve dahası, düşük-gelirli ülkeler, yabancı sermayeyi çekmek için onların çevreyi kirletmesine göz yumarlar. İşte bu görüşler açısından Vietnam’daki çevre kirliliğini değerlendirelim.Vietnam; Çin ve Hindistan’dan sonra, dünyanın en çok motosiklete sahip üçüncü ülkesi. Vietnam’daki hava kirliliğinin yüzde 70-80 kadarı, arabalar ve motosikletlerden ileri geliyor. Ülkenin en büyük kenti olan Ho Çi Min Kenti’nde, kamusal sayılara göre 6.6 milyon, kestirimlere göre 10 milyon olan kent nüfusuna 4 milyondan çok motosiklet düşüyor. Toplu taşıma, yok denecek kadar kötü. Toplumsalcı geçmişi olan bir ülkede, toplu taşımanın gelişmemiş olması, şaşırtıcı. Dahası, kentte, hergün, 50 ton plastik torba fırlatılıp atılıyor; bu da, hergün, 10 milyon plastik torba atıldığı anlamına geliyor. Plastik torba için, “Güney Afrika’nın çiçeği” deniyor; çünkü Güney Afrika’nın her yanı, plastik dolu. O çiçek, Vietnam’da da bolca yetişiyor.Son ayların sıcak konusu, Tayvanlı bir şirket olan Vedan. Vedan, Ho Çi Min Kenti’nin komşusu olan Dong Nai’da 1994’ten beri, fabrikanın altına döşediği gizli borularla, atıklarını Thi Vai Irmağı’na boşalttı. 2000’den fazla çiftçi, balık ve deniz ürünü üreticisi, atıklar nedeniyle 11 milyon dolar zarara uğradı; ancak, hükümet görevlilerini soruşturma açmaya ikna etmeleri, 14 yıl aldı. Şirket, açılan soruşturma sonucu, zarar gören üreticilere, 1.1 milyon dolar ödence (tazminat) vermeye razı oldu. Üreticiler, bu öneriyi ellerinin tersiyle geri ittiler elbette. İşin kötüsü, Vedan, ırmak boyunca atıklarını boşaltan bin şirketten yalnızca biri. Daha kötüsü; Thi Vai Irmağı’nın bundan sonra yeniden gürül gürül akması, zor görünüyor. İşte yazının başında ele aldığımız görüşlerin gözden kaçırdığı nokta tam da bu: Temiz kılgılar ve çevre dostu ürünler yayılana kadar süreceği beklenen çevre kirliliği, doğayı geriye döndürülemez bir biçimde kirletiyor. Dolayısıyla, “Ülke zengin olsun da ondan sonra çevre sorunlarını çözeriz” düşüncesi yanlış. Bu geriye döndürülemez zarar, yalnızca doğaya yönelik değil. Herşeyden önce, uzun erimde, kirlilik nedeniyle insanlar ölüyor. Ülke, zengin olunca; kirlilikten ölmüş insanlar dirilmeyecekler sonuçta.Vietnam’da bir yapımevine (fabrika) atıksu düzeneği kurma gideri, çevreyi kirletmek nedeniyle ödenen cezadan daha yüksek. Bu nedenle, şirketler, atıksu düzeneği kurmak yerine, çevreyi kirletiyor, yakalandıklarında ceza ödüyor ve çevreyi kirletmeye devam ediyorlar. Durum, yalnızca, varsıl ülkelerin, kirli işleyimlerini yoksul ülkelere kaydırması değil: Yoksul ülkeler de kendi içlerinde, kirli işleyimlerini büyük kentlerden taşraya kaydırıyor. Taşralılar, iş olanağı buldukları için seviniyorlar. Ancak, bu kirli yapımevleri, aynı zamanda, taşralıların sağlığını da olumsuz etkiliyor. Yapımevleri, çevre kirliliği nedeniyle kapatılınca, taşralılar işsiz kalıyorlar. Böylece taşralılar, bir açmazla karşı karşıya kalıyorlar: Ya işsizlik ya kirlilik.Vietnam’da orman mafyası çok güçlü; ormanlar talan ediliyor; ormanları korumaya çalışan ormancılar öldürülesiye dövülüyor. Atıksular nedeniyle, balıkçılar ve çiftçiler, borçlarını ödeyemiyor; tüm umutları (atık)suya düşüyor. Çeşme suyu ise, kaynatılmadan içilmemesi gereken bir tehlike. Say, say, gider bu…Hava kirliliği için, kısa erimde çözüm, toplu taşıma düzeninin kurulması. Genbinitler (otobüs) nitelikli hizmet sunarsa, Vietnamlılar’ın motosiklete binmelerine gerek kalmaz. Hem, genbinit, motosikletin giderinden her zaman daha ucuz. Üstelik, kaza tehlikesi daha az. Uzun erimde çözüm ise, Vietnam’ın tutumbilimsel büyüme kipçiğini (model) yeniden gözden geçirmesi; büyüme değil, insan ve doğa odaklı bir yaklaşım benimsemesi. Yeşil tartışmaların yavaş yavaş başladığı Çin’in tersine, Vietnam, çözüm önerilerinin kısa-erimlisinden de uzun-erimlisinden de uzak görünüyor. İlgilisine KaynakGezgin, U. B. (2009). The social consequences of environmental degradation in Vietnam: A country-level and city-level pollution haven analysis. 9. Asya Pasifik Toplumbilim Derneği Konferansı, 13-15 Haziran 2009, Bali, Endonezya.
Dr. Ulaş Başar Gezgin
ÖNCEKİ HABER

Çocuk ? Polis

SONRAKİ HABER

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan yeniden ameliyat oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa