23 Kasım 2009 00:00

Tahrik var, cezayı indirin!

İZMİR’de kendisini aldattığını düşündüğü için eşini öldüren Murat Mustafa Akyurtlaklı, ‘haksız tahrik’...

Paylaş

İZMİR’de kendisini aldattığını düşündüğü için eşini öldüren Murat Mustafa Akyurtlaklı, ‘haksız tahrik’ zırhının ardına sığındı; mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen Akyurtlaklı’ya “Eşinin telefonuna gelen mesajlar tahrik nedenidir. Zanlının geçmişi ve sosyal ilişkileri iyidir. Mahkemede de iyi hali görülmüştür” diyerek 18 yıl 4 ay ceza verdi.
EKMEK BIÇAĞIYLA ÖLDÜRMÜŞTÜ
Bornova ilçesinde 27 yaşındaki Murat Mustafa Akyurtlaklı, iki yıl önce evlendiği 21 yaşındaki eşi Sevda Akyurtlaklı’yı, geçtiğimiz 17 Şubat 2009’da öldürdü. Olay, bir demir-çelik fabrikasında çalışırken kısa süre önce işten ayrılan Murat Mustafa Akyurtlaklı ile eşi arasında çıkan tartışmayla başladı. Tartışmanın, Sevda Akyurtlaklı’nın cep telefonunda bulunan, başka erkeklerden gelen mesajlar yüzünden çıktığı ileri sürüldü. Daha sonra Akyurtlaklı, ekmek bıçağıyla eşi Sevda Akyurtlaklı’yı öldürdü. Daha sonra da polisi arayıp teslim olan Akyurtlaklı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘BANA KARŞI İSTEKSİZDİ’
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davanın karar duruşması, geçtiğimiz günlerde görüldü. Savunmasını “Başka erkeklerden gelen mesajları gördüm. Eşime kim olduğunu sordum. Bana ‘Seni bunlar ilgilendirmez’ diye cevap verdi. Ben de bu laf üzerine çılgına döndüm. Bıçağı alıp rastgele vurmaya başladım” diye konuşan Akyurtlaklı, eşinin son günlerde kendine karşı isteksiz davrandığını ve hakaret edip ölümle tehdit ettiğini de iddialarına ekledi.
BAHANE: AĞIR TAHRİK
Akyurtlaklı’nın avukatı da “Müvekkilim cinayeti ağır tahrik altında işlemiştir” diyerek savunma yaptı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, Akyurtlaklı’yı önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti, sonra ‘eşinin haksız hareketlerde bulunması’, ‘cep telefonu mesajları’ ve ‘iyi hal’ gerekçesiyle cezayı 18 yıl 4 ay hapse indirdi. (İZMİR)

‘ŞİDDETE SON’ ÇAĞRISI


KADINA Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü 25 Kasım öncesinde Denizli Kadın Dayanışma Platformu, yaptığı eylemle “Şiddete son” dedi.
Candoğan Parkı’nda buluşan kadınlar, şiddeti anlatan fotoğraflar sergileyerek müzik eşliğinde bildiri dağıttılar. Ardından “Şiddetinizle barışmayacağız” yazılı pankartla Denizli Belediyesi önüne kadar yürüdüler. Kadınlar, yürüyüş sırasında çevreden de alkışla yoğun destek gördüler.
Belediye önünde yapılan açıklamayı yapan Gözde Sarma, her 3 kadından birinin şiddete maruz kaldığını belirterek, kadına yönelik baskı ve şiddetin kaynağında geçmişten günümüze kadar gelen savaş ve çatışmaların önemli yeri olduğunu söyledi.
Şiddete maruz kalan kadınların psikolojik, sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda da olumsuz etkilendiklerini söyleyen Sarma, ülkemizde yaşanan olaylardan da örnekler vererek kadınların sorunlarını dile getirdi.
Açıklamanın sonunda namus cinayetleri ve kadın intiharlarına da değinen Sarma, Türk Ceza Kanunu’nda kadına karşı işlenen suçlar ve cezaların yeniden gözden geçirilmesini istedi ve “Yaşamak için ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz” dedi. (Denizli/EVRENSEL)

MEŞALELi YÜRÜYÜŞ
Dersim’de kadınlar, meşaleli yürüyüş yaparak kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusunda alınan önlemlerin yetersiz olduğuna dikkat çekti. Yeraltı Çarşısı üzerinde bir araya gelen onlarca kadın, “Kimsenin namusu değiliz, namusumuz özgürlüğümüzdür” diyerek meşalelerle Celal Doğan Parkı’na yürüdü. Burada basın açıklaması yapan DTP Kadın Meclisi Üyesi Nurcan Kasun, “Dünya ölçeğinde her 3 kadından biri bugün şiddetin değişik biçimlerine halen maruz kalmaktadır. Kadınlar, yaşamın her alanında; evlerinde, işyerlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ediyor” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Bayramda cezaevlerinde açık görüş

SONRAKİ HABER

Bursa Tabip Odası Başkanı'ndan şehir hastaneleri yorumu: Yol yakınken vazgeçin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa