23 Kasım 2009 00:00

EVRENSEL’DEN

Gazetelerin yayın politikaları, ne kadar modern teknik donamına sahip olurlarsa olsunlar, onların gazeteciliklerinin çapına dair ciddi bir gösterge oluşturur.

Paylaş

Gazetelerin yayın politikaları, ne kadar modern teknik donamına sahip olurlarsa olsunlar, onların gazeteciliklerinin çapına dair ciddi bir gösterge oluşturur. Bu gerçeğe çarpıcı bir örneği, dünkü Radikal’in manşetine bakarak görebiliriz.
Başbakan Erdoğan’ın “Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de analar ağladı...” sözlerini manşetine taşıyan Radikal gazetesi, başlığında da ‘Bu bir tür devrim’ ifadelerini kullandı.
Bu kolay devrim tespiti karşısında, ‘Bu ne tür bir devrim acaba’ diye sormadan etmek mümkün mü? Radikal bu sorunun geleceğini beklemiş olacak ki, üst başlığında da ‘Merkez sağda bunlar hiç söylenmemişti’ demiş.
Aslında bu örnek, çağımızda ‘söylem’ ile ‘gerçek’ arasındaki farkın medya eliyle nasıl silikleştirildiğini de gözler önüne seriyor. Eğer söz yeterli ise o zaman Erdoğan’ın bir süre önce Diyarbakır’daki gösterilerin bastırılması için “Kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yapın” sözlerini nereye koyacağız? Bu sözler anaların ağlaması için talimat değilse nedir? Dersim katliamındaki talimatla, bu talimatın bir akrabalığı yok mudur gerçekte?
İçişleri Bakanı Atalay, daha geride bıraktığımız hafta gazetecilerin soruları üzerine “Dersim” adının geri verilmesi talebine “Böyle bir şey düşünmüyoruz” yanıtını vermedi mi? Şimdi Erdoğan’ın söylemleri ile hükümetinin pratiği arasındaki bu derin çelişki, anaları kara kara düşündürmeyecek mi? Ya da Dersimlilere “Bu ne yaman takiye anne!” dedirtmeyecek mi?
Radikal ile aynı gün gazetemizin kullandığı manşet ise yine Erdoğan’a dair. Alt başlığımızda “Başbakan her fırsatta Dersim katliamını anlatırken ‘38’ belgeseli Kültür Bakanlığı tarafından yasaklandı” ifadelerine yer verirken, manşet başlığımız da Erdoğan’ın fotoğrafı ile desteklenen ‘Gerekirse ben anlatırım’ ifadeleriydi. Bu ironik başlık aslında hükümetin ‘Demokratik Açılım’ ile ‘Milli Birlik Projesi” lafları arasında salınıp duran açılımının zikzaklarını da gösteriyor bir yanıyla.
Radikal’in ‘devrim’ dediği durumun gerçek içeriğini görmek isteyenler, Evrensel’in manşeti ile mutlaka karşılaştırmalı. Görmek istemeyenlerin ayaklarının Erdoğan’ın sözleri ile yerden kesilmesi ise kaçınılmazdır.
Türkiye halklarının demokratikleşme özlemi ve beklentisinin istismarının ciddi sonuçları olacağı gazetemizde sıkça dile getirildi. Yaratılan beklenti ile atılan adımlar arasındaki derin uçurum karşısında bu ülkede yaşayan Kürtlerin yaşadıkları güven erozyonunun artık onarılamaz boyutlara ulaşacağını herkes görmek durumundadır.
Hükümetin, bu söylemi seçimlere kadar sürdüreceği artık biliniyor. Ancak bu söylem ile icraatı arasındaki derin uçurumun giderilmesini seçimlerde kendisine verilmesi gereken desteğe bağlarsa, bu da kimseyi şaşırtmamalıdır.
Ancak böylesi bir oyuna halkın vereceği yanıt ne olacaktır? Bu biraz da, basın organlarının, AKP Hükümeti’nin açılıma dair iddialarının takipçisi olması ve halkı bu açıdan doğru bilgilendirmesine bağlıdır.
Bu da Radikal gazetesinin yaptığını asla yapmamayı zorunlu kılıyor.
İyi haftalar!..
ÖNCEKİ HABER

‘25 Kasım’ın talepleri bizim de taleplerimizdir’

SONRAKİ HABER

Un çuvalı taşıyan Suriyeli elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa