23 Kasım 2009 05:00

EVRİM/DEVRİM

Adalet bakanı basın toplantısı yapıp açıklıyor: Beş yılda 69 hakim ve savcı dinlenmiş! “Sadece” diyor...

Paylaş

Adalet bakanı basın toplantısı yapıp açıklıyor: Beş yılda 69 hakim ve savcı dinlenmiş! “Sadece” diyor, az olduğunu belirtiyor; çünkü toplamları on bir binmiş! Bunun 56’sı Ergenekon davası bağlantılı olarak dinlenmiş.
“Sadece” 56, ama kimler dinlenmemiş ki!
Eskiden devrimciler dinlenirdi sadece. Bir de Mafya falan. Ardından yayıldı. Eskiden sadece düzen karşıtlarıyla düzen dışı olanlarla sınırlıydı dinleme. Anlaşılırdı bu; düzen kendisini korumaya almıştı. Düzenin sahipleri olağan günlerde de birbirleri hakkında bilgi toplar, dosya tutarlardı, ama giderek çığırından çıktı. Eskiden örneğin asker hakkında bilgi toplanmazdı ya da toplanamazdı. Cesaret işiydi. Zaten bilgi toplayıcılar, toplayıcı mekanizma, MİT gibi kurumlar asker denetimindeydi. Başında genellikle generaller olurdu. 28 Şubat sonrası bir haller oldu. Irak tezkeresinin reddinin ardından sadece çuval olayı gelmedi. Dağlıca ya da Aktütün çatışmalarının görüntüleri, tekmili birden internete, başta Taraf olmak üzere gazete manşetlerine haber olarak düşmeye başladı. Sinek uçsa kurmay odalarında haberdar olmaya başladık. Bir general odasında ya da bir hastane başhekimiyle mi konuşmuş, ertesi gün öğrenir olduk. Ordu, kendi güvenliğini alamaz hale düştü. Kaç darbe yapmış olanlar, bu kez “Valla billa darbe hazırlığı yok!” deme noktasına, savunmaya geriletildi. İmza benim değildi, sahteydi kağıt gibi delil yetersizliğinden medet umma durumuna düşüldü. Demek ki o da dinlenebiliyordu.
Tamam “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı” (TİB) kurulmuştu ve doğrudan Başbakan’a bağlıydı. Ama nasıl oluyordu?.. Burnundan kıl aldırmayanlar, yalnızca dinleyenler nasıl oluyor da dinlenmeye başlıyordu? Üstelik dinliyor/dinletiyor görünen AKP hakkında Anayasa Mahkemesi’nin “irtica odağı” diye kararı vardı. Kararda, suç merkezi olduğu belirtilmişti. Ve paradoksa bakın ki, son dinleme ve haber, Albay D. Çiçek’in iki kez tutuklanmasına neden olan “irticayı önleme planı” ile ilgiliydi. Eskiden irtica önlenirdi ve irtica önleyiciler, göğüslerini gere gere ‘Önledik’ derler; bunun için her türlü tedbiri alırlardı. Yasal olan, geçerli olan buydu! Ya şimdi?.. Sanki irtica suç olmaktan çıkmış gibi, sanki Fethullah dinci ve mürteci değilmiş ve sanki AKP yüksek mahkeme kararıyla irtica odağı ilan edilmemiş gibi, irticaya karşı mücadelenin planının yapılması bile suç nevinden sayılıyordu! “Yapmadık” deniyordu. Demek ki “köprülerin altından çok su akmış”…
İşte şimdi sıra hakim savcılardaydı. Örneğin 28 Şubat’ı kim hatırlamaz?.. Hakim savcılar da 28 Şubat’ın içinde değiller miydi? Brifingler en başta onlara veriliyor, onlar da destekleyen kararlar alıyorlardı. İttifakı saptayanların, şimdi yargıyı dinlemeye almaları herhalde beklenmeliydi. 56 kişi dinlenmiş, çok mu?
Bakanlık müfettişleri istemiş, bakan onay vermiş, bir başka yargı organı mahkeme bulunmuş, karar alınıp dinleme yapılmış… Yargıtay da dinlenmiş, Ergenekon soruşturmasının başında görünen başsavcı da, ‘Gül yargılanmalı’ kararını veren Sincan yargıcı da, YARSAV başkanı da... Ama bunlar adaleti dağıtmıyorlar mıydı “millet adına”? Ordu ülkeyi korumuyor muydu? O nedenle önüne gelen “Aman kurumları yıpratmayalım; orduyu, yargıyı yıpratmayalım” diye ortalıkta dolanıyor.
Tabii ki sorun kurumlarda değil. Ne dinci motiflerle Amerikan iş birlikçiliği yapan neoliberaller, ne de tüm zalimlikleri Atatürkçülükleriyle açıklayanlar kurumların zedelenmesi yanlısı değillerdir. O kurumlar düzenindir, düzeni savunur, korur. Ama YÖK’te olduğu gibi başına kim gelirse, boruyu o öttürür. Yargı, yani adalet açısından şimdi Zekeriya Öz de hukukçudur, O. Kaçmaz da... Adalet Bakanlığı müfettişleri de öyle, Eminağaoğlu da...
Ve adaletle siyasetin ayrı olduğuna inanması istenen millet dağıtılacak adaleti beklerken, kılıçlar çekilmiş, gözler oyulmaya çalışılır. Ama zaten adaletin gözü bağlı derler!
MUSTAFA YALÇINER
ÖNCEKİ HABER

‘SON DUVARI YIKACAĞIZ’

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa