24 Kasım 2009 05:00

25 Kasım davetimizdir

İstanbul Tıp Fakültesi’nde son dönemde döner sermayenin adil dağıtılması için yaptığımız eylemler, 25 Kasım’da yapılacak grevin minyatürü idi adeta.

Paylaş

İstanbul Tıp Fakültesi’nde son dönemde döner sermayenin adil dağıtılması için yaptığımız eylemler, 25 Kasım’da yapılacak grevin minyatürü idi adeta. Sabahları hastane bahçesinde toplanan çalışanların gözlerinde haklılıktan gelen bir kararlılık, birlikte bir işi kotarmanın coşkusu vardı. Daha önce ücretsiz yemek hakkını, döner sermaye oranlarında kısmen de olsa artışı mücadele ile kazananlar, bu kez hak ettikleri oranı aynı yöntemle alacaklarını bildiklerinden, sabah 08.00 ile 10.00 arası randevularını iş bırakmaya ayırmışlardı. Sağlık çalışanlarının bu kararlı eylemleri sonucunda yönetim bizlerle görüşerek sorunun çözümü için çalışma başlattıklarını bildirdi, en kısa zamanda adaletsizliğin giderileceği sözünü verdi.
İstanbul Üniversitesi sağlık çalışanları için 25 Kasım’ın bir önemi de sorunun çözümü için yönetime verilen sürenin dolacak olmasıdır. 25 Kasım öznel sorunumuzun çözümü için verilen sürenin sonu olmasının yanında, genel taleplerimizin haykırıldığı, TİS ve GREV hakkımızın kazanımı yolunda da yeni bir başlangıç olacaktır. İstanbul Tıp Fakültesi çalışanları için ise bu iki önemli olay dışında 25 Kasım’ın başkaca bir önemi daha var. Ev sahipliği... 25 Kasım günü İstanbul’daki KESK üyesi kamu çalışanları misafirimiz olacak. Hastane bahçesinde ellerimizde pankartlarımız, dövizlerimiz, dillerimizde birlik ve mücadele sloganları ile bekleyeceğiz dostlarımızı. Buradan Beyazıt Meydanı’na sel olup akacağız.
O gün hizmet üretmeyeceğiz, ancak hastalarımızın her zamankinden fazla gelmelerini istiyoruz hastaneye. O gün ne “katılım payı” ne de başka bir ücret istemek zorunda kalmayacağız hastalarımızdan. Cebinde parası olmadığı için, neye ne kadar ücret istenileceğini kestiremediği için hastaneye gelmeye korkanlar, 25 Kasım’da koşarak gelsinler hastaneye. Koşarak ve daha çok gelsinler ki, “Herkese eşit, ücretsiz sağlık” sloganını birlikte atalım. Sadece hastalarımıza değil bu çağrı. Öğrencileri ve velileri de misafir etmek istiyoruz. Çünkü öğretmenleri de orada olacaklar. “Parasız, bilimsel eğitim” sloganını atarken onların da yanlarında olmasını istiyor eğitim emekçileri.
Eğitimi ve sağlığı paralı hale getirenlere, bizi sefalete mahkum edenlere birlikte dur demek için 25 Kasım’da İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) bahçesini miting alanına çevirelim!..
ERSOY ADIGÜZEL SES Çapa İşyeri Temsilcisi
ÖNCEKİ HABER

Yurdumun insanı

SONRAKİ HABER

CHP'li Mehmet Bekaroğlu: Demirtaş’ı serbest bırakın, çözüm süreci tekrar başlasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa