TMMOB kadınlarla daha güçlü

TMMOB kadınlarla daha güçlü

“Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı erkek işidir, kadınlar şantiyelerde, fabrikalarda...


“Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı erkek işidir, kadınlar şantiyelerde, fabrikalarda, iş yerlerinde özellikle erkek işçileri yöneterek çalışmayı gerektiren işlerde ‘yetersiz’ kalacaklardır. Bir de evlenip çoluğa çocuğa karıştıklarında işi yarım bırakır, ev ve iş hayatını bir arada yürütmeye çalışırken işi ihmal ederler. ”
Bu algı çocukluk günlerimizden itibaren bize öğretildi, iş yaşamında da dayatıldı, mesleki örgütlerde kadınların sayısının azlığına neden oldu. Mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınlar ise bu dayatmaya “Hayır” diyorlar.
Kadınlar cinsiyetleri nedeniyle erkek meslektaşlarından farklı olarak yaşadıkları özgül sorunları masaya yatırdılar, çözüm önerilerini tartıştılar, örgütleri TMMOB içerisinde etkin olarak varolabilmelerinin önünü açacak örgütlenme modelleri geliştirdiler.
TMMOB’un 55 yıllık tarihinde ilk kez gerçekleştirilen Kadın Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Kurultayı 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu’nda 200’ü aşkın delegenin katılımıyla gerçekleşti. Oldukça tartışmalı geçen oturumlarda eğitimde karşılaşılan cinsiyet ayrımcılığından, işe alımlarda yaşanan ayrımcılığa, çocuk ve yaşlı bakımının ve ev hizmetlerinin kadınların istihdama ve toplumsal yaşama katılımını hangi biçimlerde etkilediğine kadar pek çok konu tartışıldı.
KADIN KOTASI KABUL EDİLDİ
Tartışmaların dikkatle izlendiği oturumlardan biri TMMOB’da kadın örgütlülüğünü artırabilmek ve kadınların yönetimlerde yer alabilmesinin önünü açabilmek için nasıl mekanizmalar geliştirilebileceğine ilişkin yapılan “TMMOB’de Kadın Örgütlenmesi” başlıklı oturum oldu. Kota tartışmalarının yapıldığı oturumda kimi üyeler belirli bir cinsiyet kotasının uygulanabilir olmadığını, örneğin İzmir’de İnşaat Mühendisleri Odası’na bağlı olan kadın oranının yüzde 10 olduğunu söyleyerek kotayla sınırlanmak istemediklerini belirtti. Bazı üyeler ise sırf kotayı doldurmak üzere erkekten daha erkek fikriyata sahip olan kadınların yönetimlere gelebileceklerini belirtti. Uzun süren tartışmaların sonunda kadınlar TMMOB ve bağlı oda/ şube yönetim kurulları, genel kurul delegasyonu ve diğer organlarda kadın temsiliyetini artırabilmek amacıyla pozitif destek politikaları üreterek minimum yüzde 35 kadın kotasının uygulanması kararını oy çokluğuyla aldılar.
KRİZİN ETKİSİ İŞSİZLİK VE YOKSULLUKLA SINIRLI DEĞİL
Kurultay’ın ikinci gününde kadınlar krizle birlikte başta kadınlar olmak üzere çalışanların haksız yere işten çıkarıldıklarını, ücretlerinde kesintilere gidildiğini, güvencesiz çalışmaya, kreşlerin kapatılmasına, servislerin kaldırılmasına, yemeklerin kesilmesine razı edilmek istendiklerini belirterek bütün bunlara karşı TMMOB’lu kadınlar olarak ortak taleplerle mücadele etmeleri gerektiğini kararlaştırdılar. Bu taleplerden bazıları;
- Çalışanlar arasında bölünme, rekabet, güvencesizlik yaratan taşeronluk sisteminin yasaklanması,
- Kadın istihdamını, kadının çalışma hayatındaki konumunu, sosyal hak ve güvenceyi olumsuz etkileyen özelleştirmelerin iptal edilmesi,
- Esnek çalışmaya karşı tam zamanlı, sigortalı, sendikalı çalışma
- Kadınlarla erkekler arasındaki ücret farklılığının engellenmesi için eşit (eşdeğer) işe eşit ücret,
- Krize karşı istihdamı artırmak için iş saatlerinin azaltılması, haftalık çalışma süresinin 35 saate indirilmesi ve mezarda emeklilik dayatmasının son bulması...
“Yoksulluk ve işsizlik arttıkça genel olarak artan gerilim ve şiddetten en çok kadınlar etkileniyor” diyen kadınlar toplumda şiddet eğiliminin, ekonomik krizle birlikte tırmandığını, şiddetten etkilenenlerin başında kadınların geldiğini belirterek kurultaya katılan mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınlar olarak kurultaydan, artmakta olan taciz ve şiddete karşı mücadele etme kararlılığıyla çıktıklarını belirttiler.
Krizle birlikte diğer çalışanlar gibi mühendis, mimar, şehir plancısı kadınların da giderek daha fazla hak kaybına uğradıkları, yasal haklarını kullanmalarının önüne engeller çıkarıldığı da konuşulan bir diğer konuydu. “TMMOB üyelerinin ezici çoğunluğunun sendikasız olduğundan hareketle, TMMOB’un üyelerine sahip çıkması, haklarını koruması ve üyelerinin örgütlü davranışını sağlaması en temel görevlerindendir” denilen kurultayda sendika hakkı için emek örgütleriyle birlikte mücadele etme kararı alındı.

İŞSİZLİKLE DAHA ÇOK YÜZ YÜZELER
TMMOB’a bağlı 2669 üyeyle gerçekleştirilen “Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Anketi”nin sonuçları önemli veriler sunuyor.
Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Nurcan Özkaplan ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Asuman Türkün’ün hazırladığı çalışmada ortaya çıkan sonuçlar şöyle:
Üniversitelerin teknik bölümlerinden mezun olan kadınların yüzde 73’ü şu an mesleklerini yapıyorlar. Ancak, 19-24 yaş arası kadınların üçte biri iş bulamadığı için, 25-40 yaş arası kadınlar düşük ücret, iş bulamama, çocuk bakımı nedeniyle, 41-64 yaş arası kadınlar ise emeklilik, iş bulamama, düşük ücret nedeniyle çalışmıyor. Mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınların sadece yüzde 2’si işveren konumunda, geriye kalanı ise ücretli çalışan ya da işsiz. Anketin sonuçlarını değerlendiren Asuman Türkün ve Nurcan Özkaplan, krizle birlikte kadın mühendis, mimar ve şehir plancısı kadınların işsizlikle daha çok yüz yüze olduklarını, kadınların eğitimsizlik nedeniyle iş bulamadıkları tezinin yanlış olduğunun bu anketle ortaya çıktığını söylediler.



SAVAŞ TARTIŞMASI
Sonuç bildirisinde yer alması istenen “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde arazi şartlarında daha güvenli ve verimli çalışma koşullarının sağlanması için bölgedeki savaşın bir an önce durması, bölgedeki kadınların sesinin duyurulması yönünde TMMOB aktif rol üstlenmelidir” yönündeki öneri salonda tartışmalara yol açtı. Önerge sahiplerinden EMO Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu üyesi Sorgül Aytek, önerinin 1998 yılında TMMOB Genel Kurulu’ndan geçtiğini hatırlatarak kadınların da bu kararı yeniden onaylamasını istedi. TMMOB’un siyasi bir örgüt değil bir meslek örgütü olduğunu savunan başka bir üye ise aleyhte oy kullanılmasını savundu. Söz alan bir başka üye ise 1998 yılında TMMOB Genel Kurulu’nda karar altına alınan bu maddenin yeniden oylamaya sunulmasının geriye gidiş anlamına geldiği için doğru olmayacağını belirtti. Öneri, oylamada 51 kabul, 71 red ve 1 çekimser oyla reddedildi.
www.evrensel.net