25 Kasım 2009 00:00

Şiddete karşı direnişin sembolleri

Her yıl kasım ayının sonuna doğru, 25 Kasım tarihine odaklanan, kadına yönelik şiddetin son bulmasının talep edildiği mücadele ve dayanışma eylemleri düzenlenir.

Paylaş

Her yıl kasım ayının sonuna doğru, 25 Kasım tarihine odaklanan, kadına yönelik şiddetin son bulmasının talep edildiği mücadele ve dayanışma eylemleri düzenlenir. Peki neden 25 Kasım?
25 Kasım 1960’da Dominik diktatörü Rafael Leónides Trujillo, Mirabal ailesinin dört kız kardeşinden üçünü vahşice öldürttü. Çünkü Mirabal kardeşler, diktatörlüğe karşı etkin bir mücadele yürütüyordu.
1981’de Kolombiya’nın başkenti Bogotá’da düzenlenen 1. Feministler Kongresi’nde, Dominikli Yazar Angela Hernández’in önerisi ile “kadınların dünyanın her yerinde uğradıkları cinsel, politik ve kültürel şiddetin sembolleri” olan üç kız kardeşin anısına 25 Kasım, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü” olarak kabul edildi. 25 Kasım, 1999 yılında da Birleşmiş Milletler tarafından resmen tanındı.
KELEBEKLER
Patria, Minerva ve Maria-Teresa Mirabal, Dominik’te 1930’da askeri darbeyle iktidara gelmiş Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadeleleriyle tanındılar. Katledilişlerinden sonra, Minerva’nın kod adı Kelebek, zamanla “Las Mariposas” (Kelebekler) şeklinde Mirabal kardeşleri simgeleyen isim haline geldi.
Trujillo’nun 1937’de ucuz tarım işçisi olarak Dominik topraklarında bulunan kadın, çocuk ve erkek 15 bini aşkın Haitiliyi öldürttüğü katliam, Mirabal kardeşlerin direniş hareketine etkin biçimde katılmasına neden oldu.
DİRENİŞ HAREKETİ
Minerva, 1952’de muhalif avukat Manuel Tavarez Justo ile evlenir, iki çocukları olur. Komşu ada Küba’da devrimin başarıya ulaşması ülkede büyük umutlar uyandırır. Ülkedeki direnişin artık bir adı vardır: 19 Haziran Hareketi. Hareketin beyni Manuel Tavarez’dir.
“19 Haziran Hareketi” kuruluşundan bir süre sonra, Ocak 1960’ta diktatörlüğün gizli polisi tarafından deşifre edilir, yüzlerce kişi tutuklanır, işkence edilir. Uluslararası baskılar ve kilisenin protestoları sonucu Minerva ve Maria-Teresa serbest bırakılır, ama yeniden tutuklanırlar ve Ağustos 1960’ta ev hapsine mahkum edilirler.
KELEBEKLERİN SONU
Trujillo’nun emri ile gizli polis teşkilatı, 25 Kasım 1960 günü, adanın öbür ucundaki cezaevinde bulunan eşlerini ziyaretten dönerken Patria, Minerva ve Maria-Teresa’ya suikast düzenler. Issız, virajlı bir dağ yolunda arabaları uçuruma yuvarlanmıştır. Diktatörlüğün resmi yayın organı, olayı “Elim kaza” olarak duyurur.
Aile fertleri, “açma yasağı”na karşın tabutların içine bakmışlardır. Üç kardeşin de kafatası ezilmiş ve boyunlarında belirgin morluklar vardır. İşkenceyle öldürüldükleri ortadadır.
Olay, ancak Trujillo’nun ölümünden sonra açıklığa kavuşur ve failler 20 ila 30 yıl hapse mahkum edilirler. Ne var ki 1965’te ABD birlikleri, “politik istikrar sağlama” gerekçesiyle adaya çıkarma yaptıklarında, mahkumlar “ortadan kaybolur”.
Olcay Geridönmez
ÖNCEKİ HABER

UZUN MESAFE

SONRAKİ HABER

Rasim Ozan Kütahyalı, Beyaz TV'ye geri döndü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa