26 Kasım 2009 00:00

Şükrü Erbaş’a bir yarım mektup

Merhaba Şükrü Erbaş Dün bir dostta gördüm yeni kitabını.

Paylaş

Merhaba Şükrü Erbaş
Dün bir dostta gördüm yeni kitabını. Mavi bir seçme: Kum İle Su. Kanguru yayınları arasında basılmış. Arife günü gibi bir sevinç sardı yüreğimi.
İyi bir şair olduğunu biliyorum. Seni yeniden okumanın sevinci bayrama yakın olmak gibiydi. Ama öbür yanı kıskançlıktı. Yoksul çocuğun bayramda öbür çocukları kıskanacağını bilmesinin tedirginliği gibidir, iyi şairi kıskanmak. Şairin şairi kıskanmadığı yalandır.
Beni bir yana bırakıp şiirlerinden söz etmeliyim.
Sayfalara ilk göz attığımda yüzü gün ışığıyla yıkanan çocukları gördüm. Dicle kenarına çocukları alıp giden o yaşı belirsiz bilgeyi. Kulağımda belli belirsiz “sürmeli” türkülerinden biri... “Yazılmamış sevdaların borçluluğu uzatır mı ömrü”, sorusu takıldı peşime... Savamadım.
İlençler, Nuh gemisinden de eski ilençler, sevdalar, Adem’le Havva’dan önce yazılmış tutkular bir eprimiş perdenin gölgesinde soluk alıyor birbirine değmeden. Bir fotoğrafı yırtar gibi kolayca yırtıp atmak geçmişi ve düşlerden gözleri nemli uyanmak. Dayanamam denilen dertleri bir onulmaz acıyla yenip baştan ayağa dert kesilmek. Dostlarımıza nemiz var nemiz yok sunabilmek ama bir düş gibi bile söz edememek kendinden. Soluğumuzu kesen nedir bile bile susmaya dayanmak. Kokusunu unuttuğumuz rengi belirsiz bir çiçek gibi hep aklımızda sakladığımız, çocukluk bahçemizden hatıra ne varsa sandığımızda yığıldı önüme.
Biliyorum bu mektubu bir başkası yazsa sana başka şeyler söyleyecek. Bir şiir, tam bilmediğimiz bir dildeki şarkı gibidir. Yüreğimize dokunan ezgisi ve tam çözemediğimiz ilk sözleriyle ya severiz, ya kaçarız onun anısından. Neyi sevdiğimizi de neden kaçtığımızı da söylemekten çekiniriz.
Bana bal kıvamında bir acıyla ebruli bir sabır çiçeği kaldı senden okuduklarımdan. Sevdayı sabra giden yolun ilk adımının, damaktaki bal kokusunun bir başka adı belledim bunca yıl. Sen benden daha kavi, daha aydınlık söylemişsin sevdayı. Ve çocuklara bırakmak istediğimiz dünya daha güzel şekillenmiş dizelerin avuçlarında.
Ben şairlerin loncası olduğuna inanırım. Seninle aynı loncadan olmak sevindirdi beni. Dizelerindeki ışık hep sürsün soluğun gürleşsin.
Yeni kitaplarınla kıskandır beni.
Nice kitaplara...
Sennur Sezer
ÖNCEKİ HABER

‘Buğdayın özü’nden sapmayacağız’

SONRAKİ HABER

Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanları görevden alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa