Noel baba mı? Noel baba nedir?

Noel baba mı? Noel baba nedir?

Yılmaz Erdoğan’ın filmleri, Vizontele’den bu yana köyden kente bir seyir izledi.


Yılmaz Erdoğan’ın filmleri, Vizontele’den bu yana köyden kente bir seyir izledi. Vizonteleler, kırsalda geçenler Erdoğan’ın kendi çocukluğunun hikayeleriydi besbelli, kentte geçenler de babalığının hikayeleri gibi.
Neşeli Hayat, geçici bir iş için Noel baba olmak zorunda kalan bir Orta Anadolulu adamcağızın öyküsünü anlatıyor. Meselesi, gerçekler ve yalanlar üzerine.
Yılmaz Erdoğan’ın oynadığı Rıza Şenyurt, geçim sıkıntısı yaşayan bir aile babası. “Neşeli Hayat” adındaki bir kozmetik firmasına kanıp hem birikimlerini kaybetmiş, hem de yanına kattığı arkadaşlarıyla da davalık olmuş. Bulabildiği iş ise, Noel baba kostümü giyip, bir oyuncak mağazasının önünde çocuklara “Ho ho hoo” demek. Ona en ters gelen kısmı da burası, çünkü “Biz köyde ho diye hayvanlara deriz” fikrinden bir türlü kurtulamıyor. Bir de Ersin Korkut’un oynadığı kayınbiraderi var ki, evlerden ırak. Sevdiği kızla evlenebilmek için, Rıza’yı olmadık durumlarda bırakıyor. Bir yandan işteki stres, kayınbiraderin marifetleri, geçim sıkıntısı, dava derken Noel baba Rıza’nın sırtındaki bu bütün dünyanın yükü, yılbaşı gecesi bir şekilde halloluyor, düğümler çözülüyor.
NOEL FİLMLERİNİN BİZE ÖZGÜSÜ
Filmin hemen hemen bütün kadrosu, televizyondaki BKM Mutfak programından tanınan ekipten ibaret. Bu ekonomik oyuncu tercihi, bir süre sonra insanda bir televizyon skeci izliyormuş hissi uyandırıyor. Özellikle Ersin Korkut, çok sayıda hayranı olan bir komedyen. Her sahnede Ersin ne yapacak diye bekleyen seyircileri bekleyen büyük sürprizler yok.
Karşımızda, Amerikan sinemasının sık sık uyguladığı Noel filmi formülünün, Reşitpaşa’ya taşınmış hali var. İç Anadolu ağzıyla konuşan bir Noel baba, ama esasında olay örgüsü Charles Dickens’ın binlerce kez uyarlanmış Yeniyıl Şarkısı’na ya da benzer Hollywood işlerine dayanıyor gibi.
Olmuş olmasına olmuş. En çok da, sürekli güldürmeye çalışmayan, komedi unsurunu tutumlu ve soğukkanlı kullanan tarafı başarılı. Hiç durmadan gülmeyi vadetmiyor, onun için de zorlama esprilere yer vermiyor. “Ho ho hooo” diye gülmemizi beklese daha mı iyiydi?
NOEL BABAYA İNANALIM MI?
Gerçekler ve yalanlarla ilgili bir derdi var Neşeli Hayat’ın. Bir yerinde, “Hayat çocukların inandığı yalanlardan daha gerçek değil” diyor Noel baba, kendi durumunu düşünerek. Neşeli Hayat yalanlarıyla kandırılmış büyükler, Noel baba olmayı gururlarına yediremiyorlar ya hani...
Galiba filmin en “çakma” duran yeri burası. Gerçekler ve yalanlara dair konuşurken, hiç gerçekçi olmayan bir şekilde birden bütün inatçı adamların inadının kırılması ve insafa gelmesi, olmayacak sorunların çözülmesi, üstelik bunun “Noel babaya inanmak” fikrine bağlanarak yapılması, gerçek hissini biraz zedeliyor. Bu aşırı iyimserlik, galiba sonuç itibariyle fikir olarak en zayıf Yılmaz Erdoğan filmiyle karşı karşıya olduğumuza işaret ediyor.
Ama Cezmi Baskın’ın “çağdaş yaklaşımda” bulanarak, Lokman’ı öldürmek yerine kızını vermeyi kabul ettiği sahneyi düşünüyorum. Ya da Rıza’nın kardeşine “Bu devirde işçisine espri yapan kaç tane patron var” dedirten, Murat Eken’in esprili patron karakteri, ilk izleyişte fark edilmesi güç incelikte Yılmaz Erdoğan güzellikleri. Önceki filmleri de öyle olmamış mıydı, demlenerek kendini sevdirmemiş miydi?
[email protected]

Neşeli Hayat
Yönetmen: Yılmaz Erdoğan
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Ersin Korkut, Büşra Pekin, Rıza Akın, Cezmi Baskın
Çağdaş Günerbüyük
www.evrensel.net