28 Kasım 2009 05:00

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

“Siyasetçilerin görevi engel aşmaktır.

Paylaş

“Siyasetçilerin görevi engel aşmaktır. Aynen bir greyder gibi önündeki birçok engeli düzelte düzelte yola devam eder. Biz yol açacağız, arkamızdan da girişimci gelecek.”
Bu sözler bir Türk büyüğüne, Başbakan’a ait. Önceden ulemaya danışıp danışmadığını bilemiyoruz ama bu sözleri Bursa’da tarım arazisi üzerine yasadışı yollarla kurulan Cargill fabrikası için söylemişti.
Size bu fabrikanın hikayesini anlatmak istiyorum, gelip geçen ve de duran demokratik solcu, milliyetçi, mukaddesatçı iktidarların işbirlikçi yüzünü görmeniz için; vatanı böldürtmeyiz diye feryat figan edip kürsülerden yağlı urgan fırlatanların ülke toprağını bir ABD firmasına nasıl ayarladığını bilmeniz için.
Bundan 12 yıl önce, nişasta üretiminde bir dünya devi olan ABD’li Cargill firması, Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki birinci sınıf bir tarım arazisine göz koyarak burada fabrika kurmak için devlete başvurdu. O zaman iktidarda AnaSol-D kod adlı bir garip hükümet var, CHP bunlara dışarıdan koltuk çıkıyor, Başbakan da Mesut Yılmaz.
Halkın yoğun tepkisine rağmen şirket sonradan bir şekilde yapı ruhsatı alıp fabrikasını kurdu. Açılan dava sonucunda ruhsat iptal edildi ama yargıdan kurtarmak için ufak bir hile ile soruna çözüm üretildi; o tarımsal nitelikli koruma alanının niteliği değişti ve tarımsal sanayi amaçlı alana dönüştü. Bu iş de yargıdan döndü, bu sefer oranın adı özel endüstri bölgesi oldu ama TMMOB’un açtığı dava sonucunda o da yargı tarafından iptal edildi. Bu işler olurken fabrika kuruldu, üretime başladı ve değişen siyasi iktidarlar bu rezaleti elbirliğiyle paylaştılar. Bu rezalete imza atanlar içinde ANAP’lılar, DSP’liler de var; dönemin MHP’li Tarım Bakanı ve Bayındırlık Bakanı da var, hani vatanın bir karış toprağını vermeyiz diyen partinin bakanları.
Mevzubahis yasal engelse, gerisi teferruattır diyen AKP iktidarı ise bu yasadışılığa, yasa çıkartarak kalıcı bir çözüm buldu. Adrese teslim bir yasa çıkarıldı, resmi adı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Hakkındaki Yasa”, lakabı ise Cargill yasasıdır. Seksenli yılların soyguncu ANAP iktidarında bir gecelik “terlik ihracatına teşvik kararnamesi” çıkarıldığını, ertesi gün iktidara yakın bir firmanın yaptığı terlik ihracatından sonra da yürürlükten kaldırıldığını hatırlıyoruz; o kararnameden yararlanan işadamı, dönemin papatyalarının eteği altında gezerdi. Yağmayı yasallaştıran AKP’nin çıkardığı bu ısmarlama yasa ise bir gecelik değildi, kalıcı ve daha utanç vericiydi. Bu yasa, önceki Cumhurbaşkanı’nın vetosu ile Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi; ama ne ABD, ne de AKP bu işin peşini bırakmadı; araya lobilerle oğul Bush girdi, yeni bir yasa yapılarak onaylandı ve halen de yürürlüktedir. Yasanın dediği özetle şudur; tarım arazisini işgal eden, işgal ettiği her bir metrekare arazi için 5 TL ödeyecek ve kullanmaya devam edecek. Sonuçta, bu hikayenin bir parçası olan eski bir Başbakanın vaktiyle dilinden düşürmediği “toprak işleyenin, su kullananın” sloganı başka bir anlamda yerini buldu; baskın basanın oldu, ama parayla oldu.
Şimdi, geçmişteki yargı kararlarını uygulamayan dönemin politikacıları ve bürokratlarının para cezasına çarptırıldığını duyuyoruz. Çarptırıldıkları ceza ise adam başı beşbinbeşyüz liradır, eski parayla beş buçuk milyar. Tümüne kesilen toplam ceza da yine eski parayla yaklaşık yüz milyardır.
Demek ki neymiş?..
“Vatanın bir karış toprağını böldürtmeyiz,
Ama o toprağı satarsak eğer, metrekaresine 5 lira alırız,
Cezamız da neyse çekeriz, altı üstü beş buçuktur, vatan sağolsun.”
ERTUĞRUL ÜNLÜTÜRK
ÖNCEKİ HABER

Kriz işçileri vuruyor

SONRAKİ HABER

CHP'den ihraç edilen Öztürk Yılmaz yeni parti kurma hazırlığında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa