28 Kasım 2009 00:00

‘Basın fotoğrafçısı fotoğraf çekmenin dışına çıkmalı’

Temelden ileri seviyeye kadar fotoğraf ve gazetecilik mesleki bilgilerinin yanı sıra psikoloji, sosyoloji...

Paylaş

Temelden ileri seviyeye kadar fotoğraf ve gazetecilik mesleki bilgilerinin yanı sıra psikoloji, sosyoloji, ekonomi, sanat ve politika gibi sosyal bilimler alanında eğitimler veren Türkiye’nin basın fotoğrafçılığı programı, Galata Fotoğrafhanesi ve Fotoğraf Akademisi basın iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
2010’da başlayacak Belgesel Fotoğraf Programı’nın koordinatörlerinden Yücel Tunca, klasik basın fotoğrafçılığı eğitimi bile verilmeyen ülkemizde, program katılımcılarına dünyanın her yerinde fotomuhabirlik yapabilecek düzeyde bir eğitim vermeyi hedeflediklerini söylüyor. Tunca, medyanın internetle birlikte büyük bir değişimin içerisinde olduğuna ama Türkiye’deki üniversitelerin bu konuda henüz akademik düzeyde bir hazırlığı bulunmadığına işaret ediyor.

Gazetecilik eğitimi veren fakültelerde temel fotoğraf eğitimi de verilir, bu konuda kapsamlı bir eğitim programı hazırlama ihtiyacı neden duydunuz?
Bu alanda Türkiye’de bugüne kadar hiçbir eğitim yapılmamış durumda, iletişim fakülteleri var evet, o eğitimin içinde fotoğrafçılık dersi de var tamam, ama doğrudan doğruya basın fotoğrafçılığı üzerine yoğunlaşmış ve bu alanda organize olmuş bir eğitim sistemi ya da kurumu oluşturulmamış durumda. Nedir? basın fotoğrafçısına temel fotoğraf dersi verilir ve her gazetecinin sahip olması gereken birtakım altyapı bilgileri aktarılır. Bu altyapı bilgileri aktarılırken de çoğu zaman akademik sürecin gerektirdiği standarttaki dersler verilir. Ben de iletişim fakültesi mezunuyum; aradan geçmiş neredeyse 20 yıla yakın bir zaman, hâlâ yaklaşık aynı müfredat devam etmekte, oysa ki medyanın yüzü hızla değişiyor.
BİR GÜN İÇERİSİNDE HER ŞEY ESKİYOR
Medyanın değişen yüzü, basın fotoğrafçıları adına ne tür değişimler gerektiriyor?
Dünyada medya konusunda büyük gelişmeler var. Klasik basın fotoğrafının sadece fotoğrafla ifade edilen yüzü, artık geçerliliğini kaybetmiş durumda; basın fotoğrafçısı artık hareketli görüntüyle de ilgilenmek zorunda, müzikle de ilgilenmek zorunda, seslerle de ilgilenmek zorunda. Multimedya denilen bir durumla karşı karşıyayız, bunun temel sebebi internet. İnternet medyanın televizyonla rekabet edebilmek için ilgisini çekiyor. Artık sadece günlük gazetelerde gördüğünüz sayfa ve fotoğraflar, günün değişken akışı ve yoğun komünikasyon haline ayak uyduramıyor, bir gün içerisinde hızla eskiyor bütün her şey. Televizyonlarsa saat başı haber verebilir kapasitedeler. Bununla baş edebileceğiniz yer neresi? İnternet.

Gazetelerin kağıttan vazgeçip sadece internet aracılığıyla halka ulaşacakları devir mi yaklaşıyor?
Gazeteler ve dergiler zaman içerisinde kendini internete tümüyle adapte edecekler ve mecra olarak artık internet kullanılmaya başlayacak. Amerika’da başlayan bir çığırla beraber gazeteler kağıt üzerine basılan versiyonlarını kapatıyorlar ve internet yayıncılığına geçiyorlar. Bu kadar radikal bir değişimden bahsediyoruz. İşin bir yanı da çevreciliğe vurgu yapıyor ama hani bu bence göstermelik kısmı oysa ki gazete patronları için çok daha etkili olan şey maliyetlerin düşmesi. Haliyle internet üzerinden yapılacak yayıncılıkta maliyetlerin düşmesi temeli teşkil ediyor. Bu ortaya çıkan değişiklik, gazete patronlarının yanında sermayenin de işine gelirken, bir yandan bence habercilerin de işine geliyor. Çünkü çok daha doğrudan etkileyebiliyorsunuz toplumu, daha hızlı bir iletişim aracına sahipsiniz dolayısıyla. Bu yüzden de bugün başlayan süreç, çok yakın bir gelecekte kağıdın terk edildiği günleri görmemizi sağlayacak. Böyle olunca da basın fotoğrafçısı, artık sadece fotoğraf çeken bir insan olmanın dışına çıkmak durumunda.

Türkiye’de eğitim adına bu bilinç oluşmuş durumda değil herhalde…
Evet, eğer buna adapte olamazsanız yeni gazeteci ya da yeni basın fotoğrafçısı yetiştirir hale gelemezsiniz. Tıpkı bu değişime adapte olamayan gazeteler gibi siz de demode hale gelirsiniz. İster sermaye açısından düşünün, isterseniz yaptığınız işin niteliği, yani gazetecilik açısından düşünün; geri düşersiniz. Bu nedenle eğitim kurumlarının kendilerini hızlı bir biçimde bu yeni sisteme adapte etmenin yollarını bulmaları gerekiyor. Düşünün, böyle bir dönüşüm yaşarken bizde klasik anlamda basın fotoğrafçılığı eğitimi olmadığını düşündüğünüzde, bunun kocaman bir açık olduğunu göreceksiniz zaten. Bu açığın akademik açılarla da doldurulması mümkün. Eminim önümüzdeki yıllar içerisinde Türkiye’de de doğrudan doğruya basın fotoğrafçılığı eğitimi veren akademik yapılar oluşacaktır. Biz bunun öngörüsüyle işe başlamış özel bir kurumuz neticede.
ÇAĞA AYAK UYDURMAYA ÇALIŞIYORUZ
Siz nasıl bir müfredat oluşturdunuz?
Ben ve çevremizdeki birçok arkadaşımız basın fotoğrafçılığı yaptığı için geçmişte ve bugün de donanım olarak eksikliği hissediyoruz. O nedenle de bir yandan klasik anlamda basın fotoğrafçılığı ve gazetecilik eğitimini birleştiren bir program yaptık. Mesela “görsel hikaye anlatmak” diye bir dersimiz var; Türkiye’de bildiğim kadarıyla hiçbir akademik yapının içerisinde olmayan bir ders bu.

Ne demek görsel hikaye anlatmak?
Gazeteci ya da basın fotoğrafçısı bir fotoğrafla ilgilendiği zaman kurgusunu nasıl yapar, kafasında hikayesini nasıl oluşturur ve nasıl uygulamaya geçirir? Bu derste öğrenecek arkadaşlar. Ya da doğrudan doğruya multimedya dersimiz var; iki aşamalı. Bir tanesinde video çekim tekniklerini ve ses kurgusunu öğrenecekler, ikincisinde ise multimedyanın temel felsefesini öğrenecekler; yani sesi, fotoğrafı, hareketli görüntüyü, müziği ve yazıyı birleştirdiğinizde farklı gibi görünen 5 disiplin alayı nasıl bir araya geliyor ve nasıl etkili bir gösterge oluşturuyor? temel derdimiz bu olacak. Bu ve benzeri birçok derste o klasik gazetecilik eğitiminin dışında yeni bir basın fotoğrafçılığı müfredatını oluşturmuş oluyoruz. Bu yeni müfredat içerisinde çağın gerektirdiklerine de cevap vermeye çalışıyoruz.

Politik ve ekonomi dersi var. Basın fotoğrafçılığıyla ne ilgisi vardır bu dersin?
Ekonomi dediğimiz şey tek başına iktisat olarak kavradığımız şey değildir, ya bütün ekonomilerin temeli politikadır ya da bütün politikaların temeli ekonomidir; dolayısıyla birbirinden bağımsız olarak ele alınamaz. Marksist bir anlayışla ekonomi politik dediğimiz alanda bir eğitim yapacak arkadaşlar. Türkiye ve dünya ekonomisinin temel kaynaklarını bu derste öğrenecekler. (İstanbul/EVRENSEL)

ALTYAPI OLUŞTURMAK İSTİYORUZ

Basın fotoğrafçılığı eğitimi veriliyor ama fotoğraf derslerinin azlığı dikkat çekiyor.Neden?
Evet öyle, çünkü o altyapıyı oluşturmak istiyoruz. Bir yandan güncel bilgiyi taze tutacak dersler vermek için her cumartesi toplumsal gündem seminerleri yapıyoruz. Her hafta bir konuyu işliyoruz; mesela feminizm ya da ırkçılık. Türkiye’de ve Ortadoğu’da su sorununu işliyoruz. Günümüzü doğrudan ilgilendiren mevzular için de konuklarımız var; onlar gelip bize anlatıyorlar. Ama asıl, daha genel zihinsel arka planı oluşturabilmek için ekonomiden psikolojiye, felsefeden… Türkçe dersi bile var mesela. Yabancı dil dersinin yanı sıra 2. seçmeli yabancı dil dersi var. Bunlar 2. sınıfta görülecek; Kürtçe, Rusça, Arapça, Yunanca, Farsça… 1 yılda bu diller öğrenilecek diye bir şey yok ama en azından o coğrafyaya gittiğinizde; Balkanlara, Kafkasya’ya, Ortadoğu’ya gittiğinizde, sokaklarda rahat hareket edebilmenizi, diyalog kurmanızı sağlayacak temel bir dil bilgisi verilecek. Dolayısıyla programın amacı, sadece Türkiye’de çalışacak basın fotoğrafçıları yetiştirmek değil, arkadaşlarımızın çok rahat bir biçimde gidip Hollandalı bir fotoğraf ajansıyla anlaşarak onlar için Gürcistan’da, Ermenistan’da, Kuzey Irak’ta fotoğraf çekebiliyor olması. Türkiye dışından misafir davet ediyoruz; yabancı fotoğrafçılar ve hocalar. Onlar da, arkadaşlarımızın uluslararası medyaya entegre olabilmesini sağlayacak deneyimleri aktarıyorlar.

DİPLOMA KENARDA DURSUN AMA BEN İSTEDİĞİMİ YAPAYIM

Kimler basın fotoğrafçılığı eğitimini tercih ediyor; üniversite çağındakiler mi, yoksa halihazırda basın fotoğrafçılığı yapanlar mı?
Biz üniversiteye başlama yaşını hedefledik başlangıçta, fakat o yaşta kimse başvurmadı. Daha çok başvurular üniversiteyi bitirmiş insanlardan. Mesela hukuk okumuşsunuz ama hiç de öyle avukat, savcı olasınız yok. Yani dolayısıyla yanlış bir tercih yaptığınızı düşünüyorsunuz ve gazetecilik ve fotoğraf ilgi alanınız. Böyle arkadaşlarımız tercih ettiler. Şu anda hâlâ basın fotoğrafçılığı yapanlar var, onlar mesleklerinde daha iyi bir bilgi düzeyine ulaşmak için bunu tercih etti. Üniversiteyi bitirmiş olan, okudukları alanın dışında bir iş yapmak, hayatlarını değiştirmek isteyenler; bir süredir yaptıkları işten vazgeçip başka bir alanda iş üretmek isteyenler, bizim profilimizi oluşturuyor. Görünüşte de böyle olacak bundan sonra. Diploma meselesi çok önemli. Gençler hem kendi zihinlerinde oluşan görüntü itibariyle, hem de aile baskısıyla sanırım bir diploma dursun kenarda, daha sonra ben kendi istediğim alanda da bir şey yaparım diyorlar.
Evrim Özkan
ÖNCEKİ HABER

YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

SONRAKİ HABER

Rasim Ozan Kütahyalı, Beyaz TV'ye geri döndü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa