28 Kasım 2009 05:00

YENİGÜN

Bildiğiniz gibi birçok komutanlık var. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı.

Paylaş

Bildiğiniz gibi birçok komutanlık var. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı. Komutanlıkların çatı örgütü de Genelkurmay Başkanlığı’dır.
Son aylarda komutanlıkların merkezleri ve Genelkurmay Karargahı’nın ismi darbe planlarıyla sık sık gündeme geliyor. Gündemden çıkmıyor demek daha doğru.
Ancak TSK’nın üst düzey yetkilileri, bu gelişmeler karşısında oldukça serinkanlı bir duruş sergiliyorlar. AKP Hükümeti ise olup biten bunca gelişme karşısında, “kurumları ve şahısları hedef almamak” adına, kapalı kapılar arkasında iş pişirmek, karanlıkta iş çevirmekten öte bir tutum almamaktadır.
Öyle bir zamanda yaşıyor ve öyle gelişmelerle karşı karşıya kalıyoruz ki, “Ordu ne iş yapar” diye bir soru sorulacak olsa; Kürtlere yönelik ‘çalışmalar’, sınır içi ve sınır dışı operasyonlar bir yana bırakılacak olursa, ordu komutanlıklarının ve Genelkurmay Karargahı’nın darbe planlarıyla meşgul olduğu sonucu çıkmaktadır.
Bu tablo karşısında yukarıda sorulan soruya verilecek yanıt da doğal olarak “Ordu darbeler planlamakla meşgul” olmaktadır. Her komutanlığın bir, hatta bazı dönemler birkaç darbe planı ve hazırlığı yaptığına dair ciddi belgeler ve bilgiler çıkıyor. Bunların bir bölümü için ileri sürülen çeşitli gerekçeler ve süren tartışmalar var. Ancak ortada hiçbir yere sığdırılamayacak, üstü örtülemeyecek gelişmeler, silahlar, planlar, katliamlar, iç içe geçmiş kirli ilişkiler var.
Açığa çıkan gelişmeler, Ergenekon Operasyonu kapsamındaki yaşananlar ve art arda ortaya çıkan planlar, durumun oldukça vahim olduğunu göstermiyor mu?
Komutanlıklar, neredeyse bir yarış içinde darbe planları yapıyor ve karargahlarında bunlar üzerinde çalışıyorlar.
Karargah Evleri, Kafes Cuntası, Batı Çalışma Grubu, Ayışığı ve diğer darbe planları, Andıçlar, Lahikalar ve daha neler neler...
“Karargah Evleri”, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan bir darbe çalışması. “Kafes Cuntası” ise Deniz Kuvvetleri’nde planlanıyor. Gayrimüslimlere yönelik bir plandan olduğu açığa çıkan bu hazırlığa göre gayrimüslimler öldürülüp, suçlar Müslümanların üzerine yıkılacak, kaos ve kargaşa çıkacak…
Diğer bir plan ise “Cumhuriyet Çalışma Grubu” olarak adlandırılan, Jandarma Komutanlığı’nda yapılmış bir plan. Şener Eruygur döneminde kurulan ve herkesi fişleyen “Cumhuriyet Çalışma Grubu” tarafından yapıldığı açığa çıkan Ayışığı, Sarıkız, Eldiven Yakamoz darbe hazırlıkları ve sürmekte olan Ergenekon davası biliniyor.
Genelkurmay Karargahı’nda hazırlanan düzmece haberler, toplum mühendisliği projeleri kapsamında önceden belirlenen ve sonuçlandırılmak istenen kamuoyu çalışmaları, mitingler, bir bölüm parti, sendika, demokratik kitle örgütü, yöre ve inanç grubuna ve temsilcilerine yönelik hazırlıklar... Düşman kategorisinde değerlendirilerek hedefe konulan ‘sivil’ toplum örgütlerinin gözden düşürülmesi ve daha birçok hesapla hazırlanan “Bilgi Destek Planı” var.
Hedefe konulan isimler, dalgalanma yaratacak, kaosu derinleştirecek provokasyonlar hesaplanmış. Andıç, Lahika, Harekat Planı ve daha birçok çalışma var. Zir Vadisi’nde, Poyrazköy’de toprak altından çıkan silahlar ve bunlarla aynı karakteri gösteren başkaca patlamalar, saldırılar, suikastlar…
“İrtica ile Mücadele Eylem Planı” olarak ifade edilen çalışma ve ilk akla gelenlerden, Özden Örnek günlükleri olarak ortaya çıkanlar, yine Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz ve ekibi tarafından işlenen suçlar, gerçekleştirdiği dinlemeler her komuta kademesinde dönen hesapları ortaya koymaktadır. Son olarak ortaya çıkan ve tüyler ürperten provokasyon ve katliam hazırlıkları… Koç Müzesi’ndeki denizaltıya yerleştirilen TNT kalıbı ve fişekler… Tüm bunlar, TSK içindeki hareketliliğin hangi yönde olduğunu gösteriyor.
Peki, bu gelişmeler karşısında hükümet ne yapıyor?
AKP, TSK ile kafa kafaya vererek bu gelişmelerin üstünü örtmek niyetinde değilse, en üst kademeden başlamak üzere tutum almalı, gerçekleri halka açıklamalı ve gereği ne ise onu yapmalıdır. Artık AKP ve ordu ilişkisi açıklık kazanmalıdır.
Açlığın, baskının, ayrımcılığın ve darbelerin yaşanmadığı; halkımızın eşit, özgür ve mutlu yaşadığı bayramlar dileğiyle, Kurban Bayramınızı kutluyorum!
ENDER İMREK
ÖNCEKİ HABER

‘Çocuklarımın karnı doysa bayram yaparım’

SONRAKİ HABER

Cumhuriyet davasının bozma gerekçesi açıklandı: Kanıt olmadan ceza verilemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa