29 Kasım 2009 05:00

Karanfiller yerde kaldı

BİR bayramı daha buruk, bir bayramı daha kayıp geçirdiler.

Paylaş

BİR bayramı daha buruk, bir bayramı daha kayıp geçirdiler. Kaybedilen çocukları, babaları, eşleri, kardeşleri, arkadaşları için en güzel kıyafetlerini giyip Galatasaray’a geldiler. Kayıplarının fotoğraflarını kucaklayarak, 244’üncü kez Galatasaray Meydanı’nda oturdular. Kayıp anneleri, kaybedilenlerin çocuklarına sarıldı kendi çocukları yerine koyarak. Karanfilleri, bir kez daha ellerinde, yerdeki fotoğrafların üzerlerinde kaldı.
‘YOLUNU GÖZLEDİM’
15 yıldır bayram yapmayan Cumartesi Anneleri, bir bayramı daha yaşayamadı. 244’üncü haftada Galatasaray’da buluşan kayıp aileleri, bayramları kendilerine dar edenlere seslendi.
1993’te kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya, asker ve korucular tarafından babası kaybedildiğinde 14 yaşındaydı. “Hâlâ eksikliğini duyuyorum” diyen Taşkaya, daha fazla konuşamadı.
1995’te kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, her günden daha zor geçen bayramını anlattı: “Oturdum ablamın kapısına, tek bir noktaya baktım durdum. Yolunu gözledim.”
Hiç bayram yaşamadıklarını söyleyen Yıldız, “Bayramda birbirimizi anladığımız için bir araya geliyoruz, o da bayram değil. Adalet istedik, hukuk istedik, çocuklarımızın bedeninin bir parçasını istedik, onu da bize çok gördüler” diye konuştu.
‘ÇİÇEK BIRAKACAK MEZARLARI YOK’
1995’te kaybedilen ve kemikleri kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın abisi Hüseyin Ocak, “14 senedir 244 haftadır buradan sesleniyoruz. Gerçeklerin ortaya çıkmasını, katliamcıların yaptıklarını itiraf etmesini istiyoruz. Biz bayram kutlamıyoruz, çünkü kayıp yakınlarının çiçek bırakacak mezarları yok” dedi.
‘BİZİM İÇİN YAS’
1995’te babası Fehmi Tosun gözleri önünde kaçırılan gözaltında kaybedilen Jiyan Tosun, yetkililere seslenerek bayramların kayıp aileleri için ne demek olduğunu anlattı: “Bayram, bizim için akıbetlerini öğrenemediğimiz yakınlarımızın sonsuz acısının daha da derinleştiği gün demek. Bayram, kaybedilen yakınlarımızın mezarı başında gözyaşı dökmenin tesellisine en çok ihtiyaç duyduğumuz gün demek. Bayram, bizi çocuksuz, annesiz, babasız, eşsiz, kardeşsiz, sevgilisiz bayramlara mahkum edenlere duyduğumuz insani öfke demek. Bayram bizim için yas demek...”

Ceren Saran
ÖNCEKİ HABER

Rusya’da tren kazası: 39 ölü, 96 yaralı

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa