29 Kasım 2009 00:00

KÜLT-ABLASI

Durup dururken öyle oldu, böyle oldu, şuraya gittim, şöyle projelerle meşguldüm geyiğiyle üç beş karakterden tasarruf edeyim diye içinizi kıymayacağım.

Paylaş

Durup dururken öyle oldu, böyle oldu, şuraya gittim, şöyle projelerle meşguldüm geyiğiyle üç beş karakterden tasarruf edeyim diye içinizi kıymayacağım. Malumunuz ne kadar yoğursalar da köşe yazarı kıvamını tutturamıyorum zaten. Problem hamurda. Terbiyeye gelmiyor ne hikmetse. Döndüm işte, ayağınızı nereye alıştırdıysanız alıştırdınız hesap soracak değilim. Ama aklınızda bulunsun ara sıra buraya da uğrayabilirsiniz artık. Laf kalabalığı nihayete erdi rahat nefes alın. Gürültüye gelmesin bayramı da es geçmeyelim.
Antrenmansız kalmışım ki söylediğim anlaşılmıyor. Yazdığımın içinden çıkılmıyor. Bayram kutlamaya çalıştıysam da yarım ağız oldu farkındayım. İdare ediverin. Üç beş haftaya ısınırım herhalde. Bayramınızı kutlamışım sayın.
Günün anlam ve ehemmiyetine uygun davranacağım. Bayram yazısından bayılsanız da, içiniz düğüm düğüm olsa da ben de aynı noktaya parmağımı basıvereceğim. Oldum olası özel günleri sevmem. Hele bayram seyran cinler tepeme toplanıverir. Nedeni niçini çok önemli değil. Kurban Bayramı’na sevgim ise bambaşka, kapıyı biri çalıverecek, bağıra bağıra henüz kesilmiş, cesedi soğumadan tepsiye konmuş, bir az önce melül melül bakıp meleyen şimdi kenarından köşesinden kan damlayan koyuncağızı elime tutuşturacak diye kapıya önlemler paketiyle gider, ne konuya komşuya ne de getirdiklerine geçit veririm. Kişisel sorunlarımla sıkmayayım. Komşunun getireceği budu hevesle özlemle bekleyenler de var elbet. Kimseye özellikle de çoluk çocuğa bir lafım yok. Ben kurban travmasından vejetaryen olanlardanım. Bana da öyle vurmuş piyango. Koyunu koçu siyasal suçlu sayıp idamlarına karşı çıkıyorum kendi çapımda.
Hayat bayram olsa duası her zaman geçerliyse de pek öyle bayramın kapıdan bacadan geçebildiği kimseye ulaşabildiği yok zaten. Şükür internet var. Sanal alemde bütün işleri yapmak bayramı da kimseye bulaşmadan geçirmek mümkün. Kurbanı bile internetten kesmek, online vekalet vermek mesela. Gerçi toplumsal bütünleşme kısmı eksik kalır bilgisayar karşısında diyeceksiniz. O da olmayıversin varsın. Maksat adet yerini bulsun. Lafı dolandırıp duruyorum sadede geleyim. Meselem Twitter meselesi. Mini günlük şeklinde cümle alem birbirini dikizliyor. Dedikodu gırla ama zaten arkasından konuşulan da konuşan da birbirinden haberli. Bir keşmekeş bir keşmekeş. Ama Twitter’ın bir bölümü var ki ben ona taktım feci halde. İnternetten bayram kutlamasını da arasına karıştırıverip bu hafta onu didikleyivereyim dedim.
Bir arkadaşım bahanesi hiç bitmez ya benim de maceram bir arkadaşımın zoruyla oldu. Facebook alemine de bir arkadaşım karıştırmıştı beni zaten. Buraya da bulaştırdılar nihayet. Kısa süre de sıkıldım boğuldum dönen geyikten ama yine de insanoğlu, bugün kimler kalkmış, kimler günaydın demiş, kimlerin keyfi ne alemdeymiş, kim nerede yemek yemiş, hangi konulara el atmış, kim ne yazıyormuş merak ediyor doğrusu. Şeytan bu dürttü mü durmak mümkün olmuyor. Neyse ki karmakarışık dünya da bir minik kuşa rastladım da kurtuldum cehennem azabından. NamazTwit. Pek ihlaslı, pek terbiyeli, pek munis, pek şeker bir kuşcağız kendisi. Başında beyaz dantelli takke, boynunu rüzgarla eğilip bükülen sazlar misali bükmüş, namaz saatlerini twitleyip duruyor. Belli ki tasavvuf ehli de. İnternete kaptırıp gidene demiş komuşa takılana minik minik cıvıldayıp duruyor. Sadece onu izlemek yeterli. Twitter deyimiyle follow etmek yani.
Minik kuşun ardındaki grup kendi kendilerine sormuşlar cevaplamışlar tabi. Burası kendini ifade etme ortamı. Henüz on beş yirmi şehre twitter yoluyla ezan okuyorlarmış çok yakında bunu arttıracaklarmış. Siz kimsiniz diyenlere de cevapları var: “Müslüman bir ülkede yaşayıp Müslüman olduğunu söylemenin sakıncalarını düşünen, buna sitem eden bir kaç genciz. İsimsiz kalmamız aynı zamanda bu mevzuya dikkat çekmek içindir.” diye.
Bu bayram işiniz kolay. Bayram namazını minik kuşun okuduğu ezan eşliğinde kılabilirsiniz toplumsal bağı nasılsa İnternet sağlar. Online kalın yeter. Küçük küçük odalarımıza tıkılmanın iyi bir şey olduğunu düşünenlerinse zaten içi rahat. Kurban desen zaten o da halledilmiş. Şekeri mendili de mailleyebildik mi iş tamamdır. İnternet faturasını hala ödeyebiliyorsanız eğer.
ayşebengi
ÖNCEKİ HABER

KELEBEK ETKİSİ tv8 23.00

SONRAKİ HABER

Bursa Tabip Odası Başkanı'ndan şehir hastaneleri yorumu: Yol yakınken vazgeçin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa