İşçinin adını anan yok

İşçinin adını anan yok

Domuz gribi tartışmaları başladığından bu yana işçiler bu tartışmaların dışında tutuldu. Her gün aynı toplu taşıma aracıyla işine-evine gidip gelen; aynı yerlerde yemek yiyen ve sağlıksız koşullarda çalışan işçiler...


Domuz gribi tartışmaları başladığından bu yana işçiler bu tartışmaların dışında tutuldu. Her gün aynı toplu taşıma aracıyla işine-evine gidip gelen; aynı yerlerde yemek yiyen ve sağlıksız koşullarda çalışan işçiler şimdiye kadar risk grubunda sayılmadı.
İşçiler bu tartışmaların neresinde yer alıyor? Hükümet ve belediyeler işçi sağlığına ne kadar önem veriyor? Aşı olunmalı mı olunmamalı mı? İşçi havzalarında bir önlem alındı mı? Bu soruları Bayrampaşa Terazidere’deki çoğunluğu çorap işçisi olan işçilerle konuştuk.
Öğle arasında bir lokantada farklı işyerlerinde çalışan işçiler yemeklerini yerken sorularımızı cevaplıyorlar. Buradaki işçilerin genel düşüncesini Ömer Akbıyık dile getiriyor: “Başbakanın bu konuda konuşmasını bekliyoruz. Bizi ikna etmesi gerekir. Aşı olalım mı olmayalım mı bilemedik.” Akbıyık, aşı olunması gerektiği görüşünde ancak “yan etkileri yoksa” diyor ve bu konuda tedirgin olduklarını belirtiyor.
KİMSE BİRŞEY BİLMİYOR
Aynı masadaki Şenol Ergün hastaneden yeni gelmiş. Grip olduğu için sabah işten önce hastaneye giden Ergün, “Kimsenin bir şey bildiği yok, Sağlık Bakanı konuşuyor ama herkes kafasına göre hareket ediyor. Hastaneler tıklım tıklım” dedi.
Başbakan’ın tutumunu doğru bulan Ergün, “Bir şey bildiği var ki böyle davranıyor” diyor. Domuz gribinin ölümcül etkisi olmadığına inanan Rıdvan Atakan ise kuş gribinde de benzer söylentilerin çıktığını ancak bir şey olmadığını söylüyor.
Emre Özcan haberleri ve bu konudaki tartışmaları takip etmediğini söyleyerek “Tayyip varken bu ülke ilerlemez” diyerek tüm düşüncelerini tek cümle ile özetliyor. Soyadını vermeyen Aziz, aşıyı herkesten önce Başbakan’ın ve bakanların olması gerektiğini söyledi.
Aziz, hiçbir önlem alınmadığını ve işçilerin hastalığa mahkum edildiğini ifade etti. Aziz, “Devletin ve aşı üreten firmaların bu hastalık üzerinden para kazandığı” görüşünde.
“Ölümden korkum yok, aşı olmam. Bir ayda üç kez hastalandım bir şey olmadı” diyen Cengiz ise aşıya gerek duymadığını söylüyor.
AÇIKLAMALAR TEDİRGİN EDİYOR
Çorap işçisi Hakan Türeoğlu, AKP’nin işçi sağlığını hiçe saydığını anlatıyor. Çalıştıkları ve oturdukları mahallelerde herhangi bir bilgilendirme ve önlemin olmadığını belirten Türeoğlu, hiçbir konuda hükümete güvenmediğini kaydetti. Daha önce yaşanan kuş gribini örnek veren Türeoğlu, bu işte dış güçlerin parmağı olduğunu düşünüyor. Çocuğunun aşı olmasına izin vermeyen Türeoğlu, “Başbakan ve bakanların yaptığı açıklamalarla tedirgin olduk” dedi.
İsmini vermek istemeyen bir işçi ise “İplik tozunun içinde çalışıyoruz, biz daha kolay hasta olabiliyoruz ama hiçbir önlem yok. Risk grupları var ya, arasında biz yokuz. Geçen gün Emek Partisi kağıt dağıttı, onlardan başka hiç kimse bu konuda bir şey söylemedi bize” diye konuştu. Aşı olmak gerektiğini belirten işçi, yöneticilerin halkın kaygısını gidermesi gerektiğini söyledi.
ÖZEL İŞLETMELERDE ÖNLEM YOK
Öte yandan geçtiğimiz hafta Bayrampaşa Belediyesi “domuz gribine karşı Bayrampaşa görevde” sloganlı pankartlar asmıştı. Çalışmalarında “tek tek bütün sokaklara giderek tehdit altındaki tüm bireylere” ulaştığını söyleyen belediye ile Terazidere’deki işçilerin anlattıkları birbirini tutmuyor. Terazidere, Bayrampaşa’ya bağlı küçük ve orta ölçekli atölyelerin olduğu bir semt. Konuyu belediyenin basın yayın müdürlüğünde görevli Ahmet Kılıç ile de konuştuk. Kılıç, “Cami ve kahvehane gibi sosyal hayatın yaşandığı yerlerde bu çalışmayı yapıyoruz. Okullarda ve özel kurslarda da dezenfektasyon işlemleri yapıyoruz. Öğrencilere önem verdiğimizden özel kurs ve dershanelerde gerekli çalışmayı yaptık. Terazidere’deki işhanı ve işyerleri özel işletmeler olduğundan buralarda herhangi bir önlem almadık” diye konuştu.
Bayrampaşa ilçe merkezine ve belediye binasına en yakın iki mahallede yaptığımız görüşmeler belediyenin bu konudaki çalışmalarının mahallelere de ulaşmamış olduğunu gösterdi. Gençlerin spor yapmaları sonucu terlemeleriyle gribal enfeksiyona yakalanma riski çok yüksek ve bu mahallelerde iki tane spor kulübü bulunuyor. Henüz buralarda herhangi bir dezenfektasyon veya başka bir işlem yok. Girdiğimiz çok sayıdaki kahvede de domuz gribine karşı herhangi bir çalışma (dezenfektasyon, bilgilendirme) olmamış. Aynı şekilde kültür ve dayanışma derneklerinde de bir çalışma yapılmamış. Terazidere Cami ise çevredeki işçilerin ve esnafların geldiği bir cami. Burada şimdiye kadar bir kez dezenfektasyon işlemi yapılmış.
Aslıhanlılar Derneği Üyesi Ahmet Hiçdurmaz, “Derneğimizde belediye herhangi bir işlem yapmadı. Dernek önlemlerini kendi aldı. Temizlik işlemlerini biz yaptık” dedi.
Can Kıraathanesi Sahibi Hacı Demir de kendilerine bu konuda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığın kaydetti.
(İstanbul/EVRENSEL)
Çağlar Mirik
www.evrensel.net