30 Kasım 2009 05:00

Türkiye’de AIDS yayılıyor mu?

Dünyada AIDS olanların sayısı azalırken Türkiye’de yüzde yüz artıyor!AIDS’le mücadele günü olan 1 Aralık öncesi Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı AIDS Departmanı’nın yaptığı araştırmaya göre...

Paylaş

Dünyada AIDS olanların sayısı azalırken Türkiye’de yüzde yüz artıyor!
AIDS’le mücadele günü olan 1 Aralık öncesi Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı AIDS Departmanı’nın yaptığı araştırmaya göre; tüm dünyada hastalığın yayılma oranı son 8 yılda yüzde 17 azalırken, vaka sayısı Türkiye’de yüzde yüz artış gösterdi.
1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle Aralık’ın ilk haftasında yapılacak etkinliklerle tüm dünyada HIV virüsünün yayılmasını engellemeye yönelik politikalar tartışılacak. Asıl olarak 2010 Viyana AIDS zirvesi ile gerçek rakam ve sonuçların ortaya çıkacak olmasına karşın, 1 Aralık ve sonrasındaki bir haftalık süreç dünya kamuoyunun hastalığa yönelik duyarlılığını arttırma amaçlı aktivitelere sahne olacak. Dünya AIDS günü vesilesi ile BM AIDS Departmanı tarafından açıklanan veriler ise çarpıcı. Buna göre virüsün yayılma oranı 2001’den bu yana yüzde 17 azaldı. İngiltere’de ise AIDS yayılma hızının yüzde 74 artış göstermesi dikkat çekti. Yine bir diğer çarpıcı örnek ise Türkiye. 2002 verilerine göre Türkiye’de vaka sayısı yüzde yüzlük bir artış gösterdi.
40 MİLYON HASTA
20 milyon insanın, çağın vebası AIDS nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilirken, sonuçları henüz yayınlanmayan 2008 konferansında, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNGASS tarafından belirlenen antivirüs tedavisi yöntemi ile tüm dünyada HİV virüsünün yayılma hızında azalma gözlendiği ancak halen dünyada ölüme neden olan en güçlü hastalık olarak yerini koruduğu da raporda yer aldı. Dünyada hâlâ 40 milyona yakın insan HIV virüsü ile yaşıyor. Günde halen 7 bin 400 insan hastalığa yakalanıyor. 2000 yılında 2 milyon kişinin öldüğü AIDS hastalığında artık yaşam süresinin eskiye oranla uzadığı belirtiliyor.
Hastalığa yeni yakalananların yüzde 45’ini ise de 15-25 yaş arası gençler oluşturuyor. Hastalığın en çok görüldüğü Afrika sahra ülkelerinin varoşlarından başka ülkelere kaydığı da ortaya çıkan gelişmeler arasında. Bu arada yeni doğanlarda AIDS testi ise tüm dünyada elde edilen AIDS’in yayılma hızındaki azalma sonucuna karşın, bir ilerleme kaydedemedi. Halen çocukların yüzde 8’inde böyle bir test yapılabiliyor.
SOSYAL YALNIZLAŞMA ENGELLENMELİ
147 üye ülkenin imzası ile onaylanan UNGASS raporunda yer alan en önemli noktalardan biri de AIDS hastalarının karşılaştığı sosyal yalnızlaştırmaya karşı alınacak önlemler. Bilinmeyen, öldürücü ve bulaşıcı bir hastalık olarak tüm dünya halklarının hastalığı açığa çıkmış hastaları yalnızlığa ittiği, yeterli bilgi donanımına sahip olmamaktan kaynaklanan bu sosyal sonucun hastaları negatif yönde etkilediği ve yaşam süreleri ile hastalığa dayanma, hastalıkla mücadele etme konusunda iradelerini kırdığı belirtilerek, her kurumun ve devletin bu konuda gerekli bilgilendirmeyi toplumlara sunarak söz konusu negatif durumun önüne geçilmesi gerektiği de belirtildi. Hastalığın önlenmesi için gerekli olan fiziki, tıbbi önlemlerin yanında sosyal yalnızlaştırma ile mücadelenin de önemli olduğu belirtilen raporda, mücadelede sihirli değnek etkisinin beklenmemesi gerektiği de özellikle vurgulanıyor.


AIDS NEDİR?
AIDS bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Mikrobu HİV adı verilen virüstür. HİV girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HİV’in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar.
ELIZA yöntemiyle kanda var olan HİV virüsü saptanır. HİV korunmasız cinsel ilişki ile bulaşır. Tüm bulaşmaların yüzde 80-85 i bu yolla olmaktadır. HİV kanda bulunduğu gibi erkeğin sperm sıvısında, kadının vajina salgısında da bulunur. Öte yandan tüm bulaşmaların yüzde 10-15’i ise kan yoluyla olmaktadır. Kontrolsüz kan nakli, kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğneleri, jilet, makas gibi tüm kesici ve delici aletler ile, damar içi uyuşturucu kullananların paylaştıkları iğne, enjektör ve uyuşturucu madde eritilen kaşıklar, HİV’li organ, doku ve sperm nakli ile ve anneden bebeğine bulaşır. HIV pozitif annelere emzirme önerilmez.

TÜRKİYE 1985’TE TANIŞTI
Türkiye AIDS’le ilk kez 1985 yılının kasım ayında sinema ve sahne dünyasında “Murti” lakabıyla tanınan Mürteza Elgin’in AIDS olduğu ortaya çıktığında tanıştı. Yetkililer de dahil olmak üzere kimsenin AIDS’i bilmediği Türkiye’de bu olay bir süre paniğe de yol açmıştı. Daha sonra virüse ilk olarak yurtdışında çalışan işçi ve işçi yakınlarında rastlandı.
Bir yandan işçiler virüsü eşlerine de bulaştırırken, öte yandan Türkiye’ye gelen turistler ve yurtdışına gidip gelen Türkler ile AIDS yayılmaya başladı. 1990’lı yıllarda Romanya, Rusya, Gürcistan ve diğer ülkelerden gelen seks işçiliği yapmak zorunda kalan kadınlarla daha da büyüdü.
Ancak yine de dünya ortalamasının çok altında kalan Türkiye, Sağlık Bakanlığı 2007 verilerine göre, Türkiye’de 2 bin 711 AIDS vakası bulunuyor. Bunların yüzde 69’u erkek, yüzde 31’i kadın, en fazla etkilenen nüfus ise 25-39 yaş grubu iken 15-19 yaş aralığında genç kızlardaki vaka sayısı erkeklere göre daha fazla görülüyor.
Sağlık Bakanlığı verileri önyargıları da yalanlıyor. Türkiye’de AIDS en çok heteroseksüel ilişkiyle bulaşıyor. Arkasından da eşcinsel cinsel temas ve uyuşturucu bağımlılığı geliyor. HIV virüsü alanların yüzde 11’i damar yoluyla uyuşturucu kullananlar.


2010 KONFERANSINA HAZIRLIK
18. AIDS Konferansı 2010 yılında Viyana’da yapılacak ve bu zamana kadar UNGASS ve DSÖ tarafından değişik ülkelerde AIDS örgütleri tarafından yürütülen çalışmaların devamı, verilerin toplanması ve kontrolüne yönelik sonuçlar kamuoyu ile paylaşılacak. 2008 yılında yapılan toplantılarda 2000 yılından bu yana hedef olarak gözetilen noktalara ulaşmak açısından 2010 son tarih olarak belirlendiğinden, bu verilerin önemi daha da artıyor. AIDS’in farkına varılmasından bu yana 25 yıldır düzenli olarak yapılan konferans, tüm ülkelerde gençlerin cinsel eğitimini yapılacakların ilk sırasına alırken, son 10 yıldır da bu konuda önemli bir mesafe kat edildiği belirtiliyor.
Güneş Ünsal
ÖNCEKİ HABER

Sarandon’dan kadınlar için çağrı

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa