01 Aralık 2009 05:00

Vatandaşa ne yapmaz?

İstanbul Barosu avukatlarından Ümit Ulaş, 29 Kasım gecesini karakolda geçirdi.

Paylaş

İstanbul Barosu avukatlarından Ümit Ulaş, 29 Kasım gecesini karakolda geçirdi. Kelepçelenen, polis şiddetine maruz kalan Ulaş, bütün gece gözaltında tutulmasının ardından sabaha karşı serbest bırakıldı. Tek suçu “Kimlik isteyen sivil polisin kimliğini sormak” olan Ulaş, hukuki süreci başlattı.
İddialara göre, bayramın ikinci günü Taksim Sıraselviler Caddesi’nde dolaşırken sivil polisler Ulaş’tan kimlik istedi. Avukat olduğunu söyleyerek polislerin kimliğini görmek isteyen Ulaş, kimlik çıkaran polisin kimliğini net olarak göremeyince bu kişilerin gerçekten polis olup olmadıklarından kuşkulandı. Ulaş’ın polisten kimliği bir daha göstermesini istemesi üzerine polisler, “Artistlik yapma lan, yürü karakola gidiyoruz” diyerek Ulaş’ın kollarını arkadan kelepçeleyerek, kız arkadaşının yanında, yaklaşık 700 metre sürükleyerek Taksim Karakolu’na götürdü.
DÖRT SAAT BEKLETİLDİ
Karakolda da tartaklanan Ulaş, İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi ve CMK Uygulama Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Telefon üzerine saat 01.30 civarında karakola gelen Avukat Erol Memiş, Ulaş’ın bileklerindeki kelepçe izleri kaybolmadan rapor almak istediklerini söyledi, ancak gerekli sevk yazısı yazılmadı. Memiş, saat 03.25’te CMK Servisi üzerinden Beyoğlu Nöbetçi Savcısı Yahya Akçadırcı ile görüştü. Ulaş, serbest kaldığında ise saat 04.00’u bulmuştu.
KAMERA KAYITLARINI İSTEDİ
Bayram gecesini karakolda geçiren Ulaş, önceki gün Beyoğlu Adliyesi’ne giderek hukuki süreci başlattı. Nöbetçi savcıya başvuran Ulaş, karakoldaki kamera kayıtlarının tespitini istedi ve bileklerindeki kelepçe izlerini Adli Tıp Uzmanı’na tespit ettirdi.
(İstanbul/EVRENSEL)

RAPOR NASIL OLSA GERİ GELECEK!

Erol Memiş, karakola ulaştığı andan itibaren Ümit Ulaş’ın hastaneye sevk edilmesini istedi. Ancak Ulaş, “evraklar tamamlanmadı, işlemleriniz bitmedi” gibi gerekçelerle hastaneye bir türlü götürülmedi. Adının Tarkan olduğu öğrenilen bir polisin, “Ben avukatla ilgili hiçbir ifade alamam, hastaneye de sevk etmem.Şu anda siz burada yoksunuz, bana sizinle ilgili hiçbir evrak gelmedi, boşuna beklemeyin, hastaneye gidip raporunuzu kendiniz alabilirsiniz. Onlar raporu bize gönderirler, siz de numarasını alabilirsiniz” diyerek sevk yazısı yazmadığı gibi, bir de avukatlara yol gösterdi.
Memiş ile Ulaş, saat 04.00 sularında Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek darp-cebir raporu aldı, ancak polisin söylediği gibi, raporun bir örneği veya numarası, kendilerine verilmedi.
ÖNCEKİ HABER

PKK eylemleri sürüyor

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa