BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • Başbakan Erdoğan bir hafta sonra yine ABD’ye gidiyor.


    Başbakan Erdoğan bir hafta sonra yine ABD’ye gidiyor.
    Alışkanlık olduğu üzere, “Erdoğan’ın çantasında ne var?” sorusu etrafında tartışmalar da hem ABD, hem de Türkiye basınında şimdiden başladı.
    Aslına bakılırsa, “Erdoğan’ın çantasında ne var?” sorusunda, olup biteni az çok izleyenler için bile sır olan bir şey yok.
    Son iki aya sıkıştırılan ve adeta bir “mekik diplomasisi” yöntemiyle yapılan, Erdoğan’ın ve Gül’ün Irak, İran, Azerbaycan, Ermenistan (Ermenistan Devlet Başkanı ile maç vesilesiyle yapılan görüşme de dahil), Pakistan ziyaretlerinin Obama ile varılan uzlaşma etrafında gerçekleştirildiğini bilmeyen yok.
    Çünkü eylül ayı sonunda yapılan Erdoğan-Obama görüşmesinde aslında; bu görüşmelerde Türkiye’nin ABD’ye hangi mesajı götüreceği, Türkiye’nin hangi yükümlülükle hareket edeceği ortaklaşa belirlenmişti.
    Onun içindir ki; Erdoğan’ın ziyareti söz konusu olduğunda; Beyaz Saray sözcüsü, “Erdoğan’la görüşmeyi dört gözle bekliyoruz” (İki kez böyle dendi) biçiminde açıklamalar yaptı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Newsweek dergisine verdiği röportajda, bu jeste, “Amerikan dış politikasının en önemli 10 maddesi ile Türk dış politikasının en önemli 10 maddesinin aynı” olduğu biçiminde yanıt verdi.
    Bilineni yeniden söyleyecek olursak; Türkiye ABD’den, PKK’nin Kandil’den çıkarılıp tasfiye edilmesi için desteğinin devamını ve PKK üstüne daha fazla baskı yapmasını isteyecek. Belki bir de Türkiye’nin AB’ye girişi ve giderek daha da bir krize dönüşme eğilimi gösteren Kıbrıs konusunda ABD desteğini isteyecek.
    ABD’nin istekleri ise hem daha fazla hem de bölgenin geleceği bakımından da hayati. ABD’nin Türkiye’den, Afganistan’a daha çok askerden, İran’a yönelik baskıların etkisinin artması için desteğe kadar, geniş bir alanda isteklerde bulunacağını söylemek yanlış olmaz. Dahası ABD, Irak’tan çıkarılacak ABD kuvvetleri için hem “Çıkış yolunun Türkiye üstünden olması” hem de “Doğacak boşluğun Türkiye tarafından doldurulması” gibi önemli isteklerini yineleyecektir. Belki de Obama, İsrail-Türkiye ilişkilerinin eskisi kadar olmasa da iyileştirilmesini de ekleyecektir bunlara.
    “Amerikan dış politikasının en önemli 10 maddesi”nin içinde ABD’nin Türkiye’den istediği konuların olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla Davutoğlu, “ABD’nin bu istekleriyle Türkiye’nin istekleri aynıdır” derken, bu istekleri yapmaya hazır olduklarını söylemek istemektedir. Ancak gerek İslam dünyası gerekse Türkiye kamuoyunun tepkileri nedeniyle bu ABD isteklerinin yerine getirilmesi kolay olmamaktadır, olmayacaktır da. Çünkü ABD’nin isteğinin; ABD’nin bölge hegemonyasını pekiştirmek, bölgedeki mevzisini güçlendirmek olduğu bilinmektedir ve bölge halkları da ABD’nin güçlenmesini değil, bölgeden çekilmesini istemektedir.
    Türkiye’yi yönetenler ise, bu kamuoyunu yanıltmayı ve ABD’nin değil de bölge ülkeleri için iyi olanı yaptığını göstermek istemektedir. Daha doğrusu bölge halklarını bu tezine inandırmak istemektedir. Ve ABD isteklerini karşılamakta sıkıntı da buradan çıkmaktadır.
    ABD’nin Türkiye’nin yerine getirme sıkıntısının kaynağı ise, ABD’nin, bölgede güç ve itibar yitimine uğramış olması yanında bölgeyi terk edecek bir güç olarak (Bölgedeki askeri varlığını azaltacağı demek daha doğrudur. Ancak algı bundan daha ileridir) görülerek, artık eski iş birilikçileri tarafından bile eskisi kadar ciddiye alınmamasıdır.
    Bu yüzden de iki tarafın da üstünde anlaştığı konularda bile istedikleri gibi davranacaklarını bekleyemeyiz. Örneğin İran’ın nükleer enerjiye (nükleer silaha) sahip olması konusunda Türkiye ABD ile aynı fikirde olsa bile aynı davranış içine giremeyeceklerdir. Afganistan konusunda da öyle!
    Bu yüzden de Erdoğan Hükümeti’nin yaptıkları, yapmak zorunda kaldığıdır. Tıpkı ABD’nin bölgedeki politikalarını kendi gönlüyle değil de, karşı karşıya kaldığı açmazlar karşısında değiştirmek zorunda kalması gibi.
    Yani işbirlikçilik de zorlaşmıştır! Ve işbirlikçiler açıkça görevlerini icra edememektedir. Erdoğan’ın zaman zaman yaptığı çıkışlar bu zorunluluklar üstünde takiye yapmaktan ibarettir.
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.