02 Aralık 2009 05:00

Hükümete ‘açılım’ uyarısı

İstanbul’da bir araya gelen 30’u aşkın kurumun oluşturduğu Barış ve Demokratik Çözüm Platformu...

Paylaş

İstanbul’da bir araya gelen 30’u aşkın kurumun oluşturduğu Barış ve Demokratik Çözüm Platformu, düzenlediği basın toplantısında açılım sürecinin geldiği noktayı, son günlerde yaşanan linç girişimlerini ve Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarını değerlendirdi.
Açılım sürecinden halkın samimi ve somut adımlar beklediği, ancak gelinen noktada bu beklentilerin boşa çıkmaya başladığına dikkat çekilen açıklamada, yapılan ırkçı açıklamalar nedeniyle yeniden başlayan linç girişimlerinin sürece dair kaygıları artırdığı ifade edildi. Öcalan’ın cezaevi koşullarına da dikkat çekilen açıklamada, “Koşulların ağırlaştırılması barışa hizmet etmez, gerilimi artırır” uyarısında bulunuldu.
Aralarında DTP, EMEP, ÖDP, SDP, SP, ESP, İHD, Halk Evleri, Göç-Der, 78’liler Girişimi ve Barış Anneleri’nin de bulunduğu 34 siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün oluşturduğu Barış ve Demokratik Çözüm Platformu, dün DTP İstanbul il binasında yaptıkları açıklamada, Kürt sorununa ilişkin gelişmeleri değerlendirerek, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için çeşitli önerilerde ve uyarılarda bulundular.
BASKI VE ŞİDDET YENİDEN DEVREDE
Kurumlar adına Sosyalist Parti (SP) İstanbul İl Yöneticisi Mehmet Kesim’in okuduğu açıklamada, Kürt sorununun ‘açılım’ adıyla son dönemlerde daha yoğun biçimde tartışılmasının önemli olduğu vurgulanarak, “Ekonomik, sosyal ve siyasal olarak ağır bedeller ödeyen toplumumuz da açılım sürecini yakın takibe almış, ilgiyle izlemiş ve belli ölçüde umut da beslemiştir” denildi. Bu süreçte Kürt tarafının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği belirtilen açıklamada, “Buna karşılık oyalama, yanıltma ve tasfiye etme çabaları kesintisiz olarak devam etmiştir” denilerek, hükümetin tutumu kınandı. Hükümetin önce Kürt Açılımı, ardından Demokratik Açılım ve son olarak Milli Birlik ve Bütünlük Projesi olarak kamuoyuna sunduğu ‘açılım’ projesinin bu haliyle bir çözüm getirmeyeceği belirtilen açıklamada, yıllardır uygulanan imha ve inkar politikası ve askeri yöntemlerle Kürt halkının taleplerinin bastırılamadığı ve bu nedenle ‘açılım’ projesinin devreye konulduğu ifade edildi. Halkın bu süreçte ciddi, samimi ve somut adımlar beklediği belirtilen açıklamada, Abdullah Öcalan’ın yol haritası ve gelen barış gruplarının karşılanmasının ardından takınılan tutumun, samimiyetsizliği deşifre ettiği belirtildi. Bir süredir baskı ve şiddetin yeniden devreye sokulduğu, Kürt halkının örgütlü mücadelesinin izole edilerek tasfiyesine çalışıldığı ifade edilen açıklamada, DTP üzerindeki baskılara dikkat çekilerek, “Adeta, ‘Ya bizimle aynı cephede yer alırsın ya da sana siyaset yapma olanağı tanımayız’ deniliyor” ifadelerine yer verildi.
ASIL SORUMLULUK AKP’DE
Açıklamada, gelinen noktada barış için olgunlaşan şartların yeniden heba edilmek istendiğini belirten Mehmet Kesim, “Toplumda çözüme yönelik yeşermeye başlayan umutlar kırılmak isteniyor. Gerilim yeniden tırmandırılıyor ve halklar karşı karşıya getirilmek isteniyor” dedi. MHP ve CHP’nin açıklamalarının ve İzmir’de DTP konvoyuna yönelik saldırının AKP yetkilileri ve Başbakan tarafından meşru gösterilmesinin gerilimi tırmandırdığını ifade eden Kesim, DTP binalarına ve Kürtlere yönelik saldırıları hatırlattı. Son olarak Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yaşanan linç girişimine değinen Kesim, ‘Kürtsen düşmanımsın’ anlayışının geliştiğini, bunun da çok tehlikeli ve kaygı verici olduğunu belirtti. Olayların bu seyirde gelişmeye devam etmesi durumunda demokratik kurumların yapacağı sükunet çağrılarının bir anlam ifade etmeyeceği belirtilen açıklamada, bu durumda asıl sorumluluğun, başta AKP ve sonra da muhalefet partilerinde olacağına dikkat çekildi.
ÖCALAN’IN CEZAEVİ KOŞULLARI
İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan’ın yaşam koşullarının kötüleştiğine ilişkin haberlere de değinilen açıklamada, “Bu durum toplumsal gerilmeye adeta tuz biber olmuştur” denildi. Bu durumun süreci bilinçli olarak provoke etmeye dönük olduğu uyarısı yapılan açıklamada, önemli sayıda Kürdün Öcalan’a ilişkin hassasiyetine dikkat çekildi. Bu hassasiyetin bilinmesine rağmen bu tür bir provokasyona girişmenin toplumsal barışa hizmet etmeyeceği ve çözümsüzlüğü derinleştireceğinin altı çizilen açıklamada, “Bu, halklarımıza yeniden ağır bedeller ödetme planıdır” denildi.
HALKLAR PROVOKASYONU ENGELLEYECEK
Açılım tartışmaları sürerken, bir taraftan da askeri operasyonların ve ırkçı saldırıların devam ettiği belirtilen açıklamada, ortaya çıkabilecek gerilimlerin sorumlusunun AKP Hükümeti olacağı, fakat gerilimin faturasını tüm halkların ödemek zorunda kalacağı ifade edildi. Tüm çabalara rağmen Türk ve Kürt halklarının karşı karşıya getirilmesinin başarılamayacağı belirtilen açıklamada, “Halkların ve örgütlü güçlerin duyarlılığı, provokasyonları boşa çıkaracaktır” denildi. “Toplumsal gerilim ve kaostan hiç kimse medet ummasın. Bu kimseye fayda sağlamaz” denilen açıklamada, çözümsüzlük politikaları nedeniyle yıllardır süren savaşın bedelinin çok ağır olduğu ama artık daha fazla bedel ödemeyi kimsenin istemediği dile getirildi. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için önerilerde bulunulan açıklamada, “Irkçı ve şoven saldırıların engellenmesi, askeri operasyonlara derhal son verilmesi, DTP üzerindeki baskılara son verilmesi, Abdullah Öcalan’ın yol haritasının açıklanması ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi, ayrıca tarafsız kurumların temsilcilerinden oluşan bir heyetin İmralı’da incelemelerde bulunması” taleplerine yer verildi.
(İstanbul/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Hükümetten köye dönüş projesi!

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa