Hukuksuzluğa Danıştay freni!

Hukuksuzluğa Danıştay freni!

Danıştay, AKP Hükümeti’nin uluslararası tekellerin talepleri doğrultusunda çıkardığı GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmeliğin yürütmesini durdurdu.


Danıştay, AKP Hükümeti’nin uluslararası tekellerin talepleri doğrultusunda çıkardığı GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmeliğin yürütmesini durdurdu. Danıştay kararına ilişkin görüşlerine başvurduğumuz bilim insanları, yönetmeliğin yürürlük maddesi iptal edildiği için birkaç maddenin değil yönetmeliğin tamamının iptal edildiğini söylediler.
Danıştay kararının gerekçesinde, yapılan düzenlemedeki belirsizliklere vurgu yapılarak , “Bu haliyle dava konusu yönetmeliğin ancak belli kısımlarına dayanak oluşturabilecekleri anlaşıldığından, idarece, ayrıntılı olarak ve mevzuatımızda ilk defa ortaya konulan düzenlemelerin yapılabilmesi için yeterli dayanağı oluşturamayacakları sonucuna varılmaktadır” denildi.
‘DAYANAK YOK’
Danıştay, gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimi konularında öncelikle yasa çıkartılarak esaslarının belirlenmesi ve çerçevesinin net olarak çizilmesini istedi.
Gerekçede, yönetmeliğin 3. maddesinde yönetmeliğe dayanak olarak gösterilen düzenlemelerden sadece Tarım Kanunu’nda dayanak yasa maddesinin 10. madde olduğunun belirtildiği, diğer maddelerde ise açıkça dayanılan maddelerin belirtilmediği, kanun ve kanun hükmünde kararnamelerin adlarının sayılmasıyla yetinildiği kaydedildi.
YASAMA YETKİSİNİN DEVRİ
Bu düzenlemelerde konunun çerçevesi çizilmeden genel kavramlara yer verildiği ifade edilen kararda, Anayasa Mahkemesi’nin ‘Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un bazı maddelerinin iptali istemi ile açılan davada verdiği karara atıfta bulunuldu. Gerekçede, Anayasa’ya göre yasada açıkça esasları belirlenmeden bakanlığa, yönetmelikle alt düzenleme yapması konusunda çok geniş yetkiler verilmesinin, yasama yetkisinin devri niteliği taşıyacağının tartışmasız olduğu vurgulandı.
Gerekçede, GDO’lu ürünlerle ilgili faaliyetlere ilişkin hükümleri kapsayan ve davalı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca çalışmaları yapılan ‘Ulusal Biyogüvenlik Kanun Taslağı’nın Bakanlar Kurulu’na sunulduğuna ilişkin, bakanlık resmi sitesinde bilgiler yer aldığı belirtildi ve şöyle denildi: “Bu yönetmelikle düzenlenen konuların tamamıyla bu konuda çıkarılacak bir yasa ile düzenlemesi gerektiğinin bir göstergesidir. Yönetmeliğin yasal dayanağı olarak kanunların ad ve numaralarının sayılması suretiyle gösterilen mevzuatın, yönetmeliğin düzenlediği konuların çevre, insan ve toplum sağlığı gibi temel hususları ilgilendirdiği dikkate alındığında, yönetmeliğin yasal dayanağı olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır” denildi.
Yönetmeliğin iptali ve 11. ve 20. maddelerinin yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açılmıştı.
(HABER MERKEZİ)

YÖNETMELİK İPTAL EDİLDİ
Prof. Dr. Kenan Demirkol (İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi): Her şeyden önce 20 madde iptal edildiğine göre yönetmelik iptal edilmiş oldu. Danıştay’ın gerekçesi de çok doğru ve en baştan beri söylediğimiz gerekçe. Bir yönetmelik bir yasaya dayanarak çıkarılabilir. Türkiye 2004’ten beri yasayı çıkarmadı. Alelacele çıkarılan yönetmelikle hiç ilgisi olmayan yasalara dayanarak çıkardılar. Danıştay haklı olarak iptal etti.
GDO’lu ürünler 10 yıldan beri kontrolsüz bir şekilde ülkemize giriyordu. Yönetmelik zaten yasaklayıcı değildi. Bakan dahil bakanlığın tüm temsilcilerinin söyledikleri farklı, yazılı olanlar farklıydı. Biyogüvenlik yasasında da bu tür ürünlerin ithaline izin verilecekmiş. Bu bir insanlık suçu. Bu yüzden çiftçinin girdi maliyeti artacak. Toprak dış ülkelere peşkeş çekilecek. Tohum bağımlılığı yaratılacak. Biyoçeşitlilik tehlikeye girecek. Hayvan ve insan sağlığına zararları da cabası.

OLUMLU BİR ADIM
Prof. Dr. Tayfun Özkaya (Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi): Çok iyi bir adım. Uluslararası anlaşmalarda Biyogüvenlik Sözleşmesi’ni imzalamıştık. Bununla ilgili bir biyogüvenlik yasası çıkacaktı. Ondan sonra bu GDO ile ilgili düzenlemeler gerçekleştirilecekti. Geçtiğimiz haziran ayında hükümetin biyogüvenlik yasası çıkarılacağına ilişkin bir açıklaması oldu ama arkası gelmedi. Deyim yerindeyse uyutuldu bu konu ve hükümet, yönetmeliklerle bu işi götürmeye çalıştı. O yüzden Danıştay’dan çıkan bu kararı olumlu buluyorum. Biyogüvenlik yasası TBMM’ye geldiğinde GDO’ya evet gibi bir düzenleme de olabilir ama öncelikle yasanın Meclis’e gelmesi ve tartışılması gerekir.
www.evrensel.net