04 Aralık 2009 00:00

Velilerle eğitimin sorunlarını tartıştık

Soğanlı Mahallesi’nde bir grup öğrenci velisi ile, çocuklarının en temel hakları olan nitelikli eğitimden mahrum edilişlerinin nedenlerini ve neler yapabileceğimizi tartıştık.

Paylaş

Soğanlı Mahallesi’nde bir grup öğrenci velisi ile, çocuklarının en temel hakları olan nitelikli eğitimden mahrum edilişlerinin nedenlerini ve neler yapabileceğimizi tartıştık. Sorunların her geçen gün daha da çıkmaza girdiğini belirten veliler, ‘Bizi bizden başkası kurtaramaz’ diyerek daha duyarlı olmamız gerektiğini belirttiler. Devletin okullardan el çektiğinin söylendiği tartışmada, Okul Aile Birliği ile de yükün iyice velilere yıkıldığı belirtildi. Artık okul müdürleri patron, aile birliği muhasebeci, öğrenci müşteri konumunda. Ve ‘en iyi veli itirazsız para veren velidir’ deniliyor. Buradaki genel beklenti, okulların bütün giderlerinin biz veliler tarafından karşılanması. Sınıfın içindeki eksiklikleri (perde, dolap, temizlik, karatahta, projektör) biz gideriyoruz. Devlet kitap veriyorum diyor, fakat asıl masraflı olan yardımcı kitap veya kaynak kitaplarını biz alıyoruz. Güvenliği bile biz sağlıyoruz. Devleti yanımızda hissetmiyoruz. Özel okullardan pek farkımız yok; tek farkımız, 50-60 kişilik sınıflarda çocuklarımızın eğitim görmeleri. Yarınlarımız olan ‘çocuklarımızı umutsuzluğa sürüklüyorlar’ denildi.
Okullarda yapılan haksızlığa kimsenin ses çıkarmadığından yakınıldı. Cevahir Hanım, okulumuzun çok yakınına kurulan bir baz istasyonunu kaldırmak için tek başına mücadele etmek zorunda kaldığını, zor günler geçirdiğini belirtti. Fakat bıkmadan tek tek 300 imza toplayıp baz istasyonunu kaldırdıklarını belirterek, “Mücadele etmezsek kazanamayız, inatla doğruların üzerine gitmeliyiz” dedi.
Servet Hanım da 8. sınıfta okuyan oğlunun sınıf kapasitesi yetersiz olduğu için konferans salonunda ders yaptıklarını; sene sonu sınava girecekleri için bu yılın çok önemli olduğunu belirterek, çocukların derse konsantre olamadıklarını dile getirdi. Servet Hanım, “Bu psikoloji ile çocuklar nasıl ders çalışıp sınava girecekler; devlet, tatillerde durup okullar açılınca hasarlı okulları tamir ettiriyor. Kendi öğrencilerimiz sığmadığı halde tamiri yapılan başka okullardan öğrencileri misafir ediyoruz” dedi. Hayriye Hanım da zorunlu din dersinden dolayı oğlunun zor günler geçirdiğinden, din dersi öğretmeninin anlamsız bir şekilde ders notunu düşürüp hiç açıklama yapmamasından dolayı mağdur oluşlarından bahsederek, “Oğlum teşekkür alacaktı, fakat bu nedenden dolayı alamadı. Oğlum çok üzüldü, din öğretmeninin bu davranışından dolayı dilekçeyle şikayette bulunduk” dedi.
Sonuç olarak okullarda yaşanan sorunların çözümünde velilerin kendi aralarında dayanışma içinde olmasının önemi vurgulandı. Ayrıca eğitimin; araştıran, sorgulayan, tartışan bir eğitimin aksine ezbere dayalı, hayata hazırlamaktan uzak olması da tartışılan başka konulardı.
Şehzade Baba-Özgür Doğan
(Bahçelievler-İstanbul)
ÖNCEKİ HABER

Bu işte bir Kiremitçi’lik var

SONRAKİ HABER

Ekofest’te çevre mücadeleleri konuşuldu: Mücadeleleri birleştirmek gerek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa