DTP’siz açılım olmaz!

DTP’siz açılım olmaz!

Açılım sürecine ilişkin tartışmalar son aylarda hükümetin tutumu nedeniyle farklı bir boyuta taşındı.


Açılım sürecine ilişkin tartışmalar son aylarda hükümetin tutumu nedeniyle farklı bir boyuta taşındı. Her fırsatta DTP’yi suçlayan ve en son ‘DTP kapatılmak için çabalıyor’ açıklaması yapan hükümetin tutumunun ardından Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasını 8 Aralık’a alması ve raportörün kapatılması yönünde görüş bildirmesinin ardından, sürece ilişkin kaygılar arttı.
Gelişmeleri değerlendiren Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, sürecin halkın özlem ve beklentilerinini yok saydığını belirterek, “Yaşananlar AKP’nin Kürtsüz çözüm ve DTP’siz açılım politikasının sonucudur” dedi. Kapatma kararı verilmesinin sorunu derinleştireceğini belirten Özgürlük ve Dayanışma Partisi(ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, “AKP, DTP’nin kapatılmasını kışkırtıyor” derken, Demokratik Toplum Partisi(DTP) Eş Başkanı Ahmet Türk ise “Kapatılmamız halinde Meclis’te kalmamızın anlamı yok” dedi.
DTP: MECLİS’TEN ÇEKİLİRİZ
DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk partilerinin kapatılması durumunda Meclis’te bulunmalarının anlamının kalmayacağını belirterek, ‘sine-i millete dönme’ mesajı verdi. Dün kapatma davası nedeniyle parti merkezinde gerçekleştirdikleri toplantının ardından açıklama yapan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, toplantıda, kapatma davasını görüştüklerini belirterek, DTP’nin kapatılması ve siyasilerin yasaklanması durumunda artık parlamentoda durulmasına gerek kalmayacağı görüşünde olduklarını söyledi.ın gerekmediğini söylediğini aktardı.
Eşbaşkanlardan Emine Ayna da gerek fezlekeler konusunda, gerekse kapatma konusunda bir tek fezleke bile gelmesinin ve kapatılmalarının demokratik siyaset kanallarının kapatılması anlamına geleceğini söyledi. Ayna, “Demokratik siyaset kanallarını kapatırlarsa, biz nede ısrar edeceğiz?” diyerek TBMM’den çekilme mesajı verdi.
ÖDP: AKP KAPATMAYI KIŞKIRTIYOR
DTP’nin kapatılma davasının ‘dönme dolap misali’ başlanan yere geri dönüldüğünü bir kez daha gösterdiğini söyleyen ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ise “Bu zamana kadar pek çok parti kapatıldı, baskı, zor ve şiddetin her yolu denendi. Ancak görüldü ki bütün bunlar sorunu daha da derinleştirmenin dışında bir işe yaramadı” dedi. Kendisi söz konusu olduğunda demokrasiyi dilinden düşürmeyen AKP’nin DTP’nin kapatılmasını kışkırtan bir tutum izlediğini ifade eden Taş, “DTP’nin kapatılması yalnızca demokrasi için kara bir leke olmaz barış umutlarını da tüketir” dedi.
(İstanbul/EVRENSEL)

EMEP: KÜRTSÜZ ÇÖZÜM OLMAZ

Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, halkın özlem ve beklentilerini yok sayan bir gidişin ortaya çıktığını belirterek, “Bu durumun birinci dereceden sorumlusu AKP’dir” dedi. “Özellikle kapatma davasının öne çekilmesi, son dönemde Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yaptığı açıklamalar AKP’nin kendisine göre bir demokrasi çerçevesi çizdiğini göstermektedir” diyen Tüzel, AKP’nin meseleye eşit haklar ve hukukun herkese eşit uygulanması gerektiği şeklinde yaklaşmadığını belirtti. Hükümetin işine geldiği noktalarda hukuku bir jantaj aracına dönüştürdüğüne dikkat çeken Tüzel, hükümetin tutumunun, Kürtleri ve temsilcilerini siyaset dışı bırakma çabası olduğunu vurguladı.
AKP’NİN NİYETİ GÖRÜLDÜ
Hükümetin ‘muhatap millettir’ söylemini hatırlatan Tüzel, “Milletin, bu ülkenin bir parçası olan Kürtler ve onların çok büyük bir kısmının siyasi temsilcisi olarak gördüğü DTP sürecin dışına itilmek isteniyor. AKP Kürtsüz çözüm, DTP’siz açılım siyasetini benimsemektedir” dedi. Son dönemde yaşananların Kürtlerin neden AKP’ye güvenmemesi gerektiğini ortaya çıkarttığını ifade eden EMEP Genel Başkanı Tüzel, “AKP’nin siyasi hasımlarını ve özelliklede Kürtler üzerinde büyük etkisi olan DTP’nin etkisini ortadan kaldırmak hedefiyle bu süreci örgütlediği açık biçimde anlaşılmaktadır” şeklinde konuştu. Anayasa Mahkemesi raportörünün hazırladığı raporun ‘Kapatılsın’ yönünde görüş bildirmesi ve davanın öne çekilmesinin hiç iyi şeyler çağrıştırmadığını dile getiren Tüzel, “Son günlerde gerginliklerin yeniden kışkırtılması, İmralı’daki duruma ilişkin yapılan gösteriler, bu gösterilere yaklaşım, linç girişimleri düşünüldüğünde gidişatın oldukça tehlikeli bir yöne evrildiği ortadadır” dedi. AKP’nin birinci dereceden sorumlu olduğu bu gidişatın, halkın özlem ve beklentilerini yok sayan bir şekilde ilerletildiğine dikkat çeken Tüzel, “AKP bu süreci kendi istediği şekilde yönlendirme çabasındadır. Fakat halkımız ve demokrasi güçleri bu kapatma davasının ve AKP eliyle örgütlenen bu gidişatın karşısında olacaktır” dedi. Tüzel kapatma davasının ortadan kaldırılması ve DTP üzerindeki siyasi operasyona son verilmesi çağrısı yaptı.

RAPORTÖR: DTP KAPATILSIN
8 Aralık Salı günü görüşülecek olan DTP’nin kapatılması davasına ilişkin raporunu tamamlayan Anayasa Mahkemesi raportörü, DTP’nin kapatılması yönünde görüş bildirdi.
Raporda, ‘DTP’nin terörü ve terör eylemlerini politik bir araç olarak kullandığı ve bu nedenle partinin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı eylemlerin odağında yer aldığı gerekçesiyle kapatılması’ yönünde görüş belirtildi. Bağlayıcılığı bulunmasa bile, bu tür davalarda ‘hukuki’ yol gösterici nitelik taşıyor. Parti yöneticilerinin yaptığı barış çağrılarının değerlendirildiği ve açıklamalar nedeniyle partinin ‘odak’ haline geldiği tespiti yapılan raporda, partinin şiddeti politik araç olarak kullandığı ileri sürülerek kapatılması gerektiği değerlendirildi. Raporda, DTP’nin PKK ile arasına mesafe koymadığı, PKK söylemlerini kullandığı belirtilirken, demokratik özerklik isteğinin de üniter devlete zarar vereceği ifade edildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya da, iddianamesinde, DTP’nin ‘bölücü eylemlerin odağına geldiği’ gerekçesiyle temelli kapatılmasını istemişti.
8 Aralık’ta görüşülecek olan 11 üyeli mahkemede, karar için nitelikli çoğunluğun, yani 7 üyenin oyu aranacak.

HÜKÜMETİN TUTUMU SÜRECİ GERDİ
Barış Grupları’nın Habur Sınır Kapısı’ndan girişinden sonra yapılan karşılama gösterilerine ilişkin Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Gerekirse sil baştan yaparız’ açıklamasının ardından yaşananlar ‘açılım’ sürecinin hedeflerine dair ip uçları sundu. İzmir’de DTP Konvoyuna yapılan saldırının ardından Başbakan Erdoğan ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in saldırıyı onaylar nitelikte açıklamalarda bulunması ve DTP’ye yönelik ‘Adeta kapatılmak için çabalıyor. Yargıya da kafa tutuyor, Türk milletine de kafa tutuyor” açıklamasının hemen ardından kapatma davasının 8 Aralık’a alınması ve en son Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarına ilişkin başlayan gerilimin düşürülmesine yönelik hükümetin adım atmaması hükümetin kışkırtıcı tutumuna birkaç örnek.
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.