‘Hukuki boşluk korkutucu’

‘Hukuki boşluk korkutucu’

GDO’ya Hayır Platformu adına konuşan Gökhan Günaydın, “Danıştay’a davayı biz açmadık. Ancak, ortaya çıkan hukuki boşluk korkutucudur, derhal bir yasal düzenleme gereklidir” dedi.


GDO’ya Hayır Platformu adına konuşan Gökhan Günaydın, “Danıştay’a davayı biz açmadık. Ancak, ortaya çıkan hukuki boşluk korkutucudur, derhal bir yasal düzenleme gereklidir” dedi.
Temel taleplerinin GDO’lu ürünlerin tamamen yasaklanması olduğunu vurgulayan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Gökhan Günaydın, GDO’ya Hayır Platformu adına yaptığı açıklamada, Danıştay’ın, 26 Ekim 2009 tarihli yönetmeliğin yürürlük maddesini iptal ettiğini, böylece yönetmeliğin tümüyle yürürlüğünün durduğunu belirtti.
ESKİ TAS ESKİ HAMAM
Danıştay kararının temelinde “Ulusal Biyogüvenlik Yasası çıkarılmadan, yönetmeliklerle düzenlenme yasama yetkisinin devridir. Zımnen, Anayasa’ya aykırıdır.” görüşünün olduğunu söyleyen Günaydın, yönetmeliklerin iptali sonucu gelinen durumu “Hukuki ve fiili olarak, 1998 yılındaki durumun aynısı” olarak tanımladı. Halk sağlığının risk altında olduğunu tekrar vurgulayan Günaydın, toplum sağlığını ve tüketicinin istemlerini karşılayan bir yasal düzenlemenin gerekliliğinin altını çizdi. Açılan dava sonucu Danıştay’ın ‘yürütmenin durdurulması ara kararı’ aldığını hatırlatan Günaydın, “Bu durum bize, yönetmeliğin de iptal edileceğini gösteriyor” yorumunu yaptı.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nı, “derhal meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve konu ile ilgili kurumlarla, bilim adamlarının katıldığı geniş katılımlı toplantılar gerçekleştirmeye” çağıran Günaydın, yasanın, bu şekilde doğru içeriğe kavuşturulması ve yasanın TBMM’den doğru bir içerikle geçmesinin öneminli olduğunu ifade etti.
DAVAYI BİZ AÇMADIK
Danıştay’a ‘yürürlük maddesi olan 20.nci maddenin’ iptali talebiyle yapılan ‘vatandaş’ başvurusunu ‘bilinçli’ bir seçim olarak yorumlayan Günaydın, “Bu konuyu Danıştay’a taşıyan GDO’ya Hayır Platformu ve bileşenleri değildir” dedi. Günaydın, dava talebinin GDO’nun serbestliğinden yana olduğunu, kararın da aslında genetiği değiştirilmiş ürünlerin ülkemize girmesini talep eden holdinglerin işine yaradığını söyledi. Günaydın, Danıştay’ın verdiği kararın, ZMO’nun daha önceden belirttiği “hukuka aykırılık” durumunu tescil ettiğini, yasal düzenlemenin zorunlu olduğunu gösterdiğini dile getirdi. “Ancak, Mart 2010’da uygulanabilecek denetimli giriş olasılığı da iptal oldu.” Diyen Günaydın, halk sağlığını ve tüketici istemlerini karşılayan bir Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın çıkarılması isteklerini yineledi. (Ankara/EVRENSEL)

BAKANIN DAVADAN HABERİ YOKMUŞ!

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Danıştay 10. ve 13. Daireleri Müşterek Heyeti’nin GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmeliğin bazı maddelerinin yürütmesini durdurmasına ilişkin, “Doğrusu böyle bir dava açıldığından da bilgimiz yoktu, çünkü savunmamız alınmadı” dedi.
Bakan Eker, “Dün böyle aniden bir haber aldık medya vasıtasıyla. Dolayısıyla bize haber resmen gelecek, biz onu resmen inceleyeceğiz. Orada ne yazıyor, ne yazmıyor, gerekçe ne, ona göre bir tavır alacağız” şeklinde konuştu. Eker, GDO yasasına ilişkin ise “Yasa için zaten hazırlığımız vardı” dedi.

UNAKITAN GDO’NUN AVUKATLIĞINA SOYUNDU
GDO konusunun fazla abartıldığını belirten eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “GDO zararlı mararlı bir şey değil. Ne yapıyor? Kanserojen mi? Böyle bir şey de yok” dedi.
GDO’lu ürünlerin ABD ve Avrupa Birliği’nde yenildiğini ifade eden Unakıtan, şöyle konuştu: “GDO’ya gelene kadar tedbirli olmamız gereken nice şeyler var. Bazı ürünlerin ne yağıyla üretildiği belli değil. Bizim yiyecekler yurtdışından geri gönderiliyor. Avrupa, içinde naftalin var diye balları geri çeviriyor. Ne oldu bu ballar? Biz yiyoruz bunları. ”
GDO’lu ürün ithalatının yasaklanmasının yem sıkıntısına yol açacağını kaydeden Unakıtan, şunları söyledi: “Avrupa Birliği GDO’lu ürünleri kabul ediyor. Kraldan fazla kralcı olmanın alemi yok. Bu nedenle GDO’yla ilgili karar alırken çok dikkatli olunması gerek. Çünkü bu ürünler birçok ürünün hammaddesi. Birden yasaklarsanız piyasa bundan çok rahatsız olur. Mal bulunmaz olur, karaborsacılar türer. ”
Unakıtan, ‘GDO’dan endişeye kapılıyor musunuz’ sorusuna karşılık, “Endişeye kapılmıyorum. Niye? Çünkü Türkiye’ye gelen mallarda GDO çok fazla değil. Mesela mısırda var dendi. Ama Türkiye’ye çok fazla mısır gelmiyor. Yerli üretim çok iyi” dedi. “GDO’lu GDO’suz yerim mi diyorsunuz” sorusuna da, “GDO’lu GDO’suz yerim demiyorum. Türkiye’de GDO açısından çok tehlikeli bir durum söz konusu değil” karşılığını verdi.
www.evrensel.net