Her şey devlet için!

Her şey devlet için!

JİTEM elemanları ve icraatlarının küçük bir kesitinin yargılandığı davada tablo değişmiyor. Bir yanda göz yaşı yıllardır dinmeyen aileler, bir yanda “Terörle mücadelenin kralını yaptık” diyen sanıklar...


Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Bölge’de OHAL döneminin en çetin geçtiği illerden Şırnak ve Cizre ilçesinde yaşanan binlerce şüpheli ölümün yalnızca 9’u soruşturuluyor. Binlerce kayıp, faili meçhul cinayet, işkence sonucu ölüm, yargısız infazın yalnızca 9’u bile iddianameye şöyle yansıyor: Cemal Temizöz hakkında 9, Kamil Atak hakkında 7, Adem Yakın hakkında 7, Abdulhakim Güven (Fırat Altın) hakkında 6 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi...
Yaklaşık 3 ay önce başlayan ve 6’ıncı duruşmasını geride bırakan yargılamada kayıp aileleri, ellerinde fotoğraflarıyla, karanfilleriyle katılıyor. Duruşma süresince iddianamede adı geçen 9 kişinin aileleri duruşma salonunda, diğer aileler ise mahkeme önünde adalet nöbeti tutuyor.
‘SİLAHLI KİŞİLER DOLAŞIYORDU’
Önceki gün görülen ve gece saat 23.30’a kadar süren duruşmada, JİTEM Komutanı ve halen Kayseri İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan Cemal Temizöz, Cizre Eski Belediye Başkanı ve Korucu Aşireti Lideri Kamil Atak, JİTEM Elemanları Adem Yakın ve Abdulhakim Güven (Fırat Altun)’un aralarında bulunduğu 6 tutuklu sanık, hakim karşısına çıktı. Atak’ın oğlu Kukel Atak, bu duruşmada da firariydi. Duruşma, mağdur ailelerin dinlenmesiyle devam etti.
1995’te Cizre’de evinin önünde öldürülen Abdurrahman Akyol’un eşi Ayşe Akyol, eşi öldürülmeden önce evlerinin etrafında silahlı kişilerin dolaştığına ve evlerinin kapısının kırıldığına dikkat çekti
‘OY VERİN, İHSAN’I BIRAKAYIM’
1994’te korucular tarafından gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan İhsan Aslan’ın eşi Şevkiye Aslan, eşinin Kamil Atak’ın oğulları Kukel ve Tamer’in de bulunduğu korucular tarafından gözaltına alındığını şöyle anlattı: “Eşimin elleri bağlıydı ve taşla ona vuruyorlardı. Eşimi Kukel’in evine götürdüler, eve girmek istedim. Kucağımda 4 aylık bebeğim vardı. Benim üstüme köpek saldırttılar. Sonra Kamil’in evine gittim. Kamil’in üstünde askeri elbiseler vardı. Emniyete gittim, Kamil’in korucularının eşimi götürdüğünü anlattım. Emniyet görevlileri de bana, ‘Sen git evinde otur, biz sana haber vereceğiz’ dedi. Sonra Kamil’in evine bir kez daha gittim. ‘Suçluysa cezasını devlet versin’ dedim. Kamil Atak da, ‘Devlet kim oluyor, ben devletim’ dedi. Seçimlerden önce Kamil, babamlara 3 çuval şeker göndermiş, ‘Seçimlerde bana oy verirseniz, İhsan’ı bırakırım’ demiş.”
‘BENİ CEMAL YÜZBAŞI TEHDİT ETTİ’
Öldürülen Abdullah Efelti’nin eşi Besna Efelti, eşinin evine gelen asker ve korucular tarafından gözaltına alındığını belirterek, şöyle konuştu: “Eşim götürülmeden bir gün önce ‘Beni Cemal yüzbaşı tehdit etti, beni öldürecekler. Beni alırlarsa takip edin’ dedi. Oğlum Mesut’la nereye götürüldüğü öğrenmeye çalıştık ama öğrenemedik. Kurban Bayramı’ndan sonra Katran köyü muhtarı, Kijen mevkiinde bir ceset gördüklerini bize bildirdi. Cesedi görmedim ancak sonradan çekilen cesedin fotoğrafları bana gösterilince eşim olduğunu öğrendim.”
TEMİZÖZ: BİZİM DE İTİBARIMIZ VAR
Temizöz ise halka yaşattıklarını şu sözlerle savundu: “OHAL’a göre devletin bekasına ciddi tehditler vardı. Var olmak ve güvenlikle ilgili sorunlarımız vardı. Ben kamu görevlisiyim, bizim de bir itibarımız var. Tahliyemi talep ediyorum.”
Tehditler savuran Kamil Atak, “Gücüm var. Bu güç tahrik edilmesin” derken, JİTEM Elemanı Adem Yakın, mağdur ailelerin ifadelerine “Deli saçması. Biz terörle mücadelenin kralını yaptık. Tecrit ve taciz edildik” dedi.
Duruşmada Atak’ın yakınları yine salondan atıldı. Duruşma, 8 Ocak 2010’a ertelendi. (DİYARBAKIR)

‘PKK’ DİYE TUTANAK HAZIRLATTI
1994’te 3 kişiyle birlikte ölü bulunan 13 yaşındaki Abdulaziz Gasyak’ın abisi Sabri Gasyak konuştu. “Kardeşimi Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne sorduk. Oradan biri ‘Bu şahısları aramayın, yoksa onların yolunda gidersiniz’ dediler” diyen Gasyak, şöyle devam etti: “Havuzlu köyü civarında kenger toplamaya giden Emine Tadik, kardeşimin aralarında bulunduğu 4 kişinin öldürüldüğünü görmüş. Olaydan 3 gün sonra bize söylüyor. Ailemizden olay yerine gidenler onları gömülü bir şekilde bulmuşlar.” Cesetler morgdayken hastane önüne Temizöz’ün ekibiyle birlikte geldiğini söyleyen Gasyak, “Bizi tehdit etti. ‘Bu insanlarla ilgili hiçbir şey sormayın. Dağılın, kurcalayan olursa onların akıbetine uğrar’ dedi. Oraya savcı bile gelmedi. Temizöz bu kişilerin geçici köy korucusu olduğu ve PKK tarafından öldürüldüğü şeklinde tutanak hazırlattı” diye konuştu.
www.evrensel.net