06 Aralık 2009 00:00

KİRVEME MEKTUPLAR

Kirvem,Bir müddetten beri memleketimizde sanki içine balıklama dalacak başka da bir konu yokmuşçasına, hani nerdeyse kırk kısım tekmili birden ardı ardına karaladığım mektuplarımla şu kahrolası “döl” meselesine takmanın verdiği huzursuzluğun yanı sıra, ayrıca bunun utancını da kelimenin tam anlamıyla yaşıyorum dersem, bu sözlerime ne denli inanırsın bilemem ama, hani illa da içtenliğimi kanıtlamam gerekirse; gelmiş geçmiş tüm “kutsal kitaplar”a el basıp, ardından da; kilise, cami, sinagog, cemevi ayırtetmeden katarlar dolusu her türlü yemini eksik gedik de olsa bildiğim her dilde etmeye hazırım Allahvekil!

Paylaş

Kirvem,
Bir müddetten beri memleketimizde sanki içine balıklama dalacak başka da bir konu yokmuşçasına, hani nerdeyse kırk kısım tekmili birden ardı ardına karaladığım mektuplarımla şu kahrolası “döl” meselesine takmanın verdiği huzursuzluğun yanı sıra, ayrıca bunun utancını da kelimenin tam anlamıyla yaşıyorum dersem, bu sözlerime ne denli inanırsın bilemem ama, hani illa da içtenliğimi kanıtlamam gerekirse; gelmiş geçmiş tüm “kutsal kitaplar”a el basıp, ardından da; kilise, cami, sinagog, cemevi ayırtetmeden katarlar dolusu her türlü yemini eksik gedik de olsa bildiğim her dilde etmeye hazırım Allahvekil!
Şu köhnemiş alemde gari miadını doldurup tozlu raflara terk edilmesi gereken, hatta mil pardon ama, biraz da sanki “belden aşağı”sını çağrıştıran, apış aralarında dolaşan böylesine eblehçe, ahmakça bir konu hakkında laflamak bile gerçekten de utanç verici!
Utanç verici, çünkü evren denilen uçsuz bucaksız bu cihanda, yamuk ekseni etrafında topaç misali dönüp duran şu dünyamızda, “insan” denen mahlukatın ezelden beri zıttırım nedenlerle birbirlerini didikleyip sürdürdükleri kavgaların, patırtıların zaten bini bir parayken, ayrıca bunlara ilave olarak bir de hesapça “milenyum” denen bu zaman diliminde; haşlanmış yumurta, patates, kuru köfte, pivazlı çıkınlarımızı hazırlayıp Mars’a doğru yolculuğa soyunduğumuz su sıralarda kendi aramızda hâl⠓döller arası meydan savaşları” yapacaksak, o zaman halimiz harap, ahvalimiz gerçekten de içler acısı değil mi ka yavrum!
“İnsanlık alemi”nin; “dini bütün”, ya da “yarım” veya “çeyrek”, hatta bu baptaki inançları “hepyek” sınırlarında gezinenlerin “döl”lerinin dahi, aynı “kaynak”tan beslenip, aynı “havuz”dan nemalanıp ardından da çayır çimen, dağ bayır dal budak sararak nihayet günümüze kadar ulaşabildiğini söyleyip durduğumuza göre, ehh o zaman bu “döl yarışları” acaba ne menem iş ağparik?
Yüce Allah’ın “kullarımın seyir defteri” diyerek adlandırdığı kara kaplı kitabında “ahval ve gidişatımızla” ilgili tuttuğu özel “not” lardan, “tutanak” veya “günlük”lerden derleyip toparlayıp, “hak”tan yana asla şaşmaz “adil” terazisinde tartıp biçtikten sonra, “günah” ve “sevap”larımızın hangi “kefe”den yana ağır bastığına kanaat getirip, daha sonra da kimimizi “cennet bahçeleri”nde sonsuza dek rahat ve “istirahat”e sevk edip, kimilerimizi de tam aksine cehennemin kor ateşinde ilelebet “çıra” misali yanmaya havale edeceğini, bunu da arada bir bizlere “elçi” niyetine gönderdiği “peygamber”leri ve onların “kutsal kitaplar”ı sayesinde “tebliğ” ettiği halde; hatta ve hatta “insanlık alemi”nin “ilk harcı”nın Adem Baba ve Havva Ana’mız tarafından müştereken karıldığını, Onlar’ın şeytana uyup işledikleri o “ilk günah”ın ardından, “aynı fidanın gülleri”, aynı soyun sopu olarak açılıp saçıldığımız halde, o zaman senin, benim, ötekinin dölü deyip “döl muhasebesi”yle uğraşmak acaba gerçekten de ne hazin değil mi zo!
Neyse…
Kirvem şayet hatırlarsan geçenlerde “Bu ülkede Türk olmak zordur” diyerek kendince ahkam kesen Hürriyet’teki bir köşe yazarının, (Hadi adını bir kez daha anarak kulağını çınlatalım; Rahmi Turan’ın) ifadesinden yola çıkıp ardından da bir araba yazı yazmamıza neden olan bu “zihniyet”le ilgili söyleyeceklerimiz henüz bitmedi ama, yine de şunu sormak mı gerek?
“Türk” olmanın zor olduğu bu ülkede, beri taraftan acaba “Ermeni dölü!!!” olmak neden bu denli kolaydır?..
MIGIRDİÇ MARGOSYAN
ÖNCEKİ HABER

65 yaş nereye düşer Refik Durbaş?

SONRAKİ HABER

Dolar/TL kuru saniyeler içerisinde 6,39’a çıkıp geriledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa