EVRİM/DEVRİM

EVRİM/DEVRİM

  • Öncelikle önemli olanı: Üç eski kuvvet komutanının savcılar tarafından sorgulanması önemli tabii.


    Öncelikle önemli olanı: Üç eski kuvvet komutanının savcılar tarafından sorgulanması önemli tabii. Her ne kadar sorgucular, sorgucu mu değil mi belli olmasa ve örneğin sorgulananlara “paşam” diye hitap etseler de.. Ve her ne kadar uzunca sürmüş ve paşalara bu yönüyle de rahatsızlık vermiş olsa bile, mahkeme önüne bile çıkarılmasalar da…
    Evet, kuvvet komutanlarının soruşturulabilirliğinin görülmesi önemli. Bir Muğlalı Paşa yargılanıp üstelik mahkum edilmişti bu ülkede, bir de Menderes’le Bayar’ın Genelkurmay Başkanları R. Erdelhun Paşa… İlki Ahmet Arif’in ağıdını yaktığı “33 Kurşun”un emredicisi olduğu için yargılanmıştır. Ve yargılanmasına yargılanmıştır, ama adı hâlâ askeri kışlalar nizamiye taklarındadır. Yargılanmamış gibidir yani. Ve ikincisi; Erdelhun, ordusuna sahip çıkamayıp kendi astlarının darbesiyle devrilmiştir. O nedenle sahiplenilmemiştir askerler tarafından. Başka?.. Bir de 21 Mayısçı Talat Aydemir ve beraberindeki arkadaşları yargılanmıştır ki, “paşa” değillerdir; en üst rütbeli olan Aydemir albaydır.
    Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Erdil gibi başka yargılananlar da vardır, ama onları bizzat askeri mahkemeler, ordu yargılamıştır. Yani, başka yoktur.
    Bu ülkede Erdelhun’un yargılanmasına neden olan 27 Mayıs’ın ardından, 12 Mart ‘71’de, 12 Eylül ‘80’de ve 28 Şubat’ta resmen darbe yapıldığı bilinmekte, artık tarih kitaplarında yazılmaktadır. Daha 27 Nisan gibi muhtıralar da vardır. Ama hiçbiri yapılmamış sayılmıştır! Ya da yapılmış sayılmıştır da meşrulukları kabul edilmiştir. Darbe hukukumuza girmiştir yani.. Girmek bir yana, bugünkü hukukumuzu, tüm hukuk sistemimizi üstelik, Anayasamızla birlikte 12 Eylül faşist darbesine borçluyuz. Hukukumuz, adaletimiz 12 Eylül eseridir. Ve tabii ki hiçbir darbeci paşa yargılanmamış, yargılanmadıkları gibi Türkiye’ye yön vermiş, yönetmişlerdir.
    Şimdilik, çoktan tahliye edilmiş olsa bile yargılamaları süren Ş. Eruygur ve H. Tolon paşalar bir yana bırakılırsa; Yalman, Fırtına ve Örnek paşaların savcılar tarafından sorgulanmalarıyla yetinmemiz gerektiği anlaşılıyor. Yargılanmayacaklar! Serbest bırakıldılar…
    Yani?.. Yani darbe hazırlamadıkları anlaşıldı savcıların soruşturması sonucunda. Darbe planlamamışlar!
    Zaten 12 Mart da, 12 Eylül de, 28 Şubat da olmamıştır. Planlanmamışlardır! Yapılmamışlardır! Dolayısıyla suç oluşturan fiil ve yargılanmaları gereken failler yoktur! Şimdi neden olsun ki?
    Başbakanının 12 Eylül’ün yargılanmasının yolunun açılması, bunun için Anayasanın geçici 15. maddesinin kaldırılması önerisini “sulu şaka” olarak nitelediği bir ülkede, darbe ve darbeci yargılanabilir mi? Tabii ki darbe hazırlamamış sayılacaklar ya da hazırlıkları meşru sayılacaktır. Ya meşru ya da yok!
    İkisinin dışında ihtimal mi? Ergenekon soruşturma ve davası olduğu iddiasındaydı. Soruşturma yapılmış, yargılama başlamıştı. Hâlâ da sürmektedir. Daha dün “Kafes Planı” dolayısıyla bir albay ve bir teğmen tutuklanmıştır. Tutuklananlar, tutuklanıp bırakılan başkaları da vardır. Bir şeyler yapılır gibi yapılmaktadır! Hapiste yatanlar da vardır. Aralarında bir-iki en alt rütbeden emekli paşa da vardır hatta. Ama o kadar! Darbe yoktur! Planlanmamıştır da!
    Geriye ne kalmaktadır? Bireysel suçlar, fevri hareketler… “Suç çetesi” oluşturmuş bazı sivil-asker kişiler… Ama haşa, ordu içinde örgütlü bir cunta değillerdir ve darbeye yönelmemişlerdir! Son savcılık soruşturmasından bunu net olarak anlamış bulunuyoruz!
    Ve bir şeyi daha net olarak anlamış bulunuyoruz ki, Ergenekon davasından bir şey çıkmaz! Sadece göz boyanmaktadır. Ve arkasında soruşturanlarla soruşturulanların uzlaşıp anlaşmaları vardır!
    Anlaşma sağlanmış ve iş bitmiştir! Yeni “derinler” değişiktir artık. Fark sadece buradadır!..
    MUSTAFA YALÇINER
    www.evrensel.net