Kapatmanın sonuçları<br> ağır olur

Kapatmanın sonuçları
ağır olur

Uzun süredir devam eden ‘açılım’ tartışmaları, DTP üzerindeki baskılara kilitlenmiş durumda.


Uzun süredir devam eden ‘açılım’ tartışmaları, DTP üzerindeki baskılara kilitlenmiş durumda. Son dönemlerde AKP Hükümeti’nin tutumu, ‘açılım’ın; Kürtleri, onların talepleri ve temsilcilerini etkisizleştirerek ilerletilmek istendiğini gösteren verilerle dolu. Yarın Anayasa Mahkemesi’nde görülecek olan kapatma davası da bir süredir devam eden DTP’yi etkisizleştirme çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor.
AKP Hükümeti ve Başbakan uzun süredir yaptıkları açıklamalar, ‘açılım’ süreci devam ederken DTP’ye yönelik gerçekleşen operasyonlar ve tutuklamalar, DTP’yi etkisizleştirme ve hedef haline getirme politikasının parçaları olarak işlerken, şimdi de kapatma davasının gündeme gelmesi, sorunun çözümüne ilişkin kaygıları artırıyor. AKP’li yetkililer DTP’ye karşı kışkırtıcı açıklamalar yaparken, DTP Eş Başkanı Emine Ayna da partilerinin kapatılmasının sonuçlarının ağır olacağını söyledi.
‘HEP VE DEP’İN KAPATILMASINA BENZEMEZ’
AKP’nin DTP’yi kendisine rakip olarak gördüğü ve açılım sürecinde kendisine yedekleyemediği için kapatma davasını gündeme getirdiğini belirten DTP Eş Başkanı Emine Ayna, açılımın bittiğini söyledi. Açılım sürecine karşı başından beri temkinli yaklaştıklarını belirten Ayna, bu süre boyunca AKP’nin askeri operasyonların yanı sıra demokratik siyaset alanına da sürekli müdahalelerde bulunduğunu söyledi. Seçimlerden sonra DTP’ye yönelik yapılan operasyonu ve artan baskıları hatırlatan Ayna, “50 merkez yöneticimiz, 400 üye ve yöneticimiz tutuklandı ve halen mahkemeye çıkarılmadı. Ama çözümün tartışılıyor olmasını bile önemsedik” dedi. Barış gruplarının gelişini ve gerillaların serbest bırakılmasını önemsediklerini belirten Ayna, bu yaşananların Kürt sorununun çözümüne Türkiye’nin demokratikleşmesine vesile olması için çalıştıklarını belirtti. DTP’nin kapatılmasının HEP ve DEP’in kapatılmasına benzemeyeceğini söyleyen Ayna, “Arkadaşlarımıza yönelik bir gözaltı ya da tutuklama, DEP’lilerin tutuklanmasına benzemez. Sonuçları çok ağır olur herkes için” şeklinde konuştu.
AKP NETLEŞİYOR
“AKP netleşmek zorundaydı ve artık netleşiyor” diyen Ayna, AKP’nin yaklaşımının halkın varlığı kabul edilmeden, bireysel haklar verilmesi, köy isimlerinin iade edilmesi, Kürtçe’yi evinde öğren, TV’de ben neyi seyretmeni istiyorsam onu Kürtçe izle, şeklinde olduğunu dile getirdi. AKP’nin bu politikada kendilerini de yanında istediğini, böylece politikasını meşrulaştırmak istediğini söyleyen Ayna, “Bu mantık ve politikayı kabul etmeyeceğimizi görünce süreç kilitlendi” dedi. DTP’nin bu haliyle AKP önünde engel olduğunu söyleyen Ayna, “Bu yüzden bu dönemde kapatma davasını gündeme getirdiler” dedi.
‘KÜRTLER BAŞKA ARAÇLARA YÖNELİR’ UYARISI
Ayna, DTP’ye açılan kapatma davasının siyasi olduğunu belirterek, “Kapatılırsa da kapatılmasa da bu her iki karar siyasi karar olacak” dedi. Kapatma davasına karşı DTP’nin ‘Meclis’ten çekiliriz’ sözlerinin tehdit amaçlı olmadığını belirten Ayna, baştan beri, “Bu parti eğer kapatılırsa, bizim söylemlerimiz ve düşüncelerimiz yüzünden kapatılacak. Bu da ağzımızın kapatılması demektir. Kendimizi ifade etme araçlarını elimizden alacaklar. Bu nedenle de o koltuklarda ağzı kapalı oturmanın bir anlamı yoktur” dedi. Ayna, partinin bir araç olduğunu ve bunun ellerinden alınması halinde mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “O zaman biz dağa gidecek olan gençlerin önüne nasıl geçeriz?” dedi. Ayna, siyaset yolunun kapatılması halinde Kürtlerin kendilerini ifade edebilecekleri başka araçlara yöneleceğini söyledi.
(Ankara/DİHA)

KRİTİK DAVA YARIN GÖRÜŞÜLECEK

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in İzmir’de DTP konvoyuna yapılan saldırının ardından yaptığı ‘DTP adeta kapatılmak için çabalıyor’ yönlü açıklamanın ardından dava 8 Aralık’a alındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın kapatılmasını istediği DTP’ye ilişkin mahkeme raportörünün hazırladığı raporda da DTP’nin kapatılması gerektiği yönlü görüş bildirildi.
“Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla DTP’nin temelli kapatılması istenirken, Anayasa’da yapılan son değişikliğe göre Yüksek Mahkeme’nin bir siyasi partinin kapatılmasına karar verebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu gerekiyor.
Buna göre kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi’nin 11 asil üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek.

DTP’NİN SİNE-İ MİLLET UYARISI

Geçtiğimiz günlerde kapatma davasına ilişkin bir açıklama yapan DTP Eş Başkanı Ahmet Türk, ‘Kapatılma durumunda Meclis’te kalmalarının bir anlamı olmayacağını’ belirterek ‘Sine-i Millet’ mesajı vermişti. TBMM’de 21 milletvekili ile temsil edilen DTP’nin bu mesajı ara seçim ihtimalini gündeme getirirken, Anayasa’ya göre ara seçim için 28 milletvekilliğinin boşalması gerekiyor. Bu durumda 3 ay içinde ara seçime gidilmesi gerekiyor. DTP milletvekillerinin istifa etmesi halinde halen 6 boş üyeliğin olduğu TBMM’de boşalan sandalye sayısı 27’ye yükseliyor. 1 istifa daha yaşanması durumunda ise boş üyelik sayısı 28’e çıkıyor. Ancak Anayasa’nın 84’üncü maddesi “İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu TBMM Başkanlık Divanı’nca tespit edildikten sonra, TBMM Genel Kurulu’nca kararlaştırılır” hükmünü taşıyor. DTP milletvekillerinin istifasının kabulü içinse genel kurul salonunda bulunanlar arasından kabul oylarının ret oylarından bir fazla çıkması gerekiyor.
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.