07 Aralık 2009 00:00

Fireli yaşamlar!

Kömür yardımı da yapılsa, özellikle seçim dönemlerinde oy için para da dağıtılsa, halkın yüz yüze olduğu gerçekler değişmiyor.

Paylaş

Kömür yardımı da yapılsa, özellikle seçim dönemlerinde oy için para da dağıtılsa, halkın yüz yüze olduğu gerçekler değişmiyor. İşsizlik, yoksulluk, art arda yapılan zamlar, halkı ne yapacağını, nasıl geçineceğini bilemez hale getirirken, temel ihtiyaçlar bile karşılanamıyor.
Bunların üzerine bir de kışın yaklaşması eklendiğinde, emekçi ailelerin sırtındaki yük biraz daha artıyor. Öyle ki doğal gaz zamları yüzünden artık halk eskisi gibi odun kömürle idare etmek zorunda kalıyor. Hatta, odun-kömür alacak parası olmayanlar, konfeksiyon atölyelerinden kumaş kırpıntıları ya da marangozlardan talaş alarak ısınmaya çalışıyor.
PAHALILIK YÜZÜNDEN
Türkiye’nin göz bebeği olan bir kentin, İstanbul’un en büyük ilçesi olan Bağcılar’da evine konuk olduğumuz bir aile, ısınmak için kırpıntı ya da talaş yakıyor. Elektrik ve doğal gaz pahalı olduğu, üstelik peş peşe zamlar yapıldığı için Coşkun ailesinin geliri, temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak.
Aynı sorunu on binlerce emekçi de yaşıyor. Kömür ya da odun alacak para bulabilenler ise tonla değil torba ya da kiloyla alıyor bu yakacakları.
Bronşit hastası olan Mekine Coşkun, kışın ısınmak için talaş, fire (kumaş paçaları) ve odun kullanıyor. Bronşit hastası olduğu için evde kömür kullanamadığını söyleyen Coşkun’un kömür alabilecek durumu da yok üstelik. Kırpıntı ya da fire olarak adlandırılan kumaş parçalarını tekstilde çalışan çocuklarının getirdiğini söyleyen Coşkun, ısınmaya yıllık ancak 250 TL ayırabildiklerini belirtiyor. Bütün kışı bu parayla alabilecekleri yakıtı kullanarak geçirmek zorunda olduklarını anlatan Coşkun, “1000 TL gelirimiz var. Elektrik, su derken hepsi gidiyor. Elde avuçta kalmıyor” diye konuşuyor. Kışın sobada yemek yaptığını ve banyo suyunu da sobada ısıttıklarını kaydeden Coşkun, “Ekonomik oluyor. Sobanın fırın kısmında börek ve patates yapıyorum, tüpten tasarruf ediyorum” diyerek, İstanbul’ da geçinmenin başka türlü mümkün olmadığını sözlerine ekliyor.
TONLA DEĞİL TORBAYLA
Kömürcüden yakmak için odun satın almaya gelen Ali Kol, günlük 20 TL’ye çalışan bir işçi. Eskiden odunu tonla alırken şimdi kiloyla alıyor. Oturdukları evde doğal gaz olmadığını vurgulayan Kol, altı kişilik bir aile olduklarını da sözlerine ekliyor.
Elektrik faturasının şişmemesi için elektrikli ısıtıcı kullanmadıklarını söyleyen Kol, odunun daha ucuza geldiğini anlatıyor. İki kızının da çalıştığını vurgulayan Kol, buna rağmen ellerine geçen parayla geçinemediklerini anlatıyor. Kol, bu nedenlerle odunu kömürü tonla değil torbayla almak zorunda olduklarını belirtiyor.
Sokakta soba temizlerken görüştüğümüz Mehmet Kurttepe, önce konuşmak istemiyor. Belli ki onu kızdıran birileri olmuş. Zar zor ikna ettiğimiz Kurttepe, 650 TL emekli maaşıyla geçinmeye çalıştıklarını söylüyor. Oturduğu evin kira olduğunu, kömür yardımı için başvurduğu belediyeden de emekli olduğu için eli boş döndüğünü anlatıyor. Kurttepe, “Emekliyiz ama paramız yok. Ne yapalım, açlıktan mı ölelim mi?” diyerek son veriyor konuşmasına. (İstanbul/EVRENSEL)
Şenol Doğan - Meral Peker
ÖNCEKİ HABER

Kadınlar kreş istiyor

SONRAKİ HABER

Kars Belediyesi Eş Başkanı Şevin Alaca'nın evine polis baskını

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa