07 Aralık 2009 00:00

YAŞAMA KÜLTÜRÜ

İnsanın taşı yontarak yarattığı, bilinen insan biçimli en eski yontu, Urfa’da 1997 yılında bulundu.

Paylaş

İnsanın taşı yontarak yarattığı, bilinen insan biçimli en eski yontu, Urfa’da 1997 yılında bulundu.
Urfa’nın bir mahallesi olan Yeni Mahalle’de yol açılırken ortaya çıktı bu yontu.
Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’dan, günümüzden yaklaşık 12 bin yıl öncesinden olduğunun kesinliğini söylüyor uzmanlar…
1.93 m boyundaki bu yapıt, bir tanrıyı ya da bir yalvacı mı simgeliyordu, bilmiyoruz. Eğer öyleyse onun insan biçiminde simgeleştirilmesi ilginç değil mi?
Ahmet Arif’in deyişiyle, Anadolu’nun dizinde büyüyen daha dünkü çocuk olan İyon dünyasına ışık tutmuş olabilir.
Bundan aşağı yukarı bir yüzyıl sonrasının, demek ki o da 12 bin yıllık, Göbekli Tepe kabartmalarının rastlantısal olmadıklarını da gösteriyor bu yontu. (Göbekli Tepe Saydamı...)
Geçmişi, günümüzden 9 bin-9 bin 500 yıl öncesine uzanan Çatalhöyük’ün ünlü Ana Tanrıçası, avcıları işbaşında gösteren duvar resimlerini de daha 1960’lara dek bilmiyorduk.
Bunlar da bir tapım ya da büyü ögeleriydi besbelli…
Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki MÖ 2. binden, Hitit döneminden “Heykel Tarlası”ndan artakalanların da gene dinsel ya da büyü içgüdüsüyle yaratılmış olduklarına inanmak doğal… Büyüye yarayan kapı aslanları dışında, gene insan biçimde düşünülüyordu demek ki tanrılar…
Hititler, başkentleri aslanlı kapılı Hattuşa’nın yanındaki Yazılıkaya’da da insan biçiminde oymuşlardı tanrılarını, onların koruyucularını…
Friglerin Kibele yontuları, Eskişehir Yazılıkaya’daki geometrik süslemeleri de insanları etkilemek amaçlı, gene dinsel nedenlerle yapılmışlardı.
Sonunda eskil (antik) çağın tanrıları geliyor gün ışığına…
Onları hepimiz tanıyoruz.
(Örneğin Mısır’da böyle değil bu… Tanrılar insan bedenli olsalar bile hayvan başlılar…)
Anadolu’da önce insan biçimli tanrıların, sonra onların güçlerini kendi güçlerine katmak isteyen kralların yontuları yapılmış…
Sonra, krallar gittikçe öne çıkıyorlar…
Hepsi ne demek istiyorlar?
“Güç bende!” demiyorlar mı?
Kime söylüyorlar bunu?
Köleleştirmek istedikleri insanlara…
Nerede söylüyorlar?
Onları en çok etkileyebilecekleri kamusal alanlarda… Tapınaklarda…
Eskil Yunan’da tanrıların, yarı tanrıların insan biçimleri “ideal”leştiriliyor.
Oysa Roma’da gerçekçilik başat oluyor.
Araştırmalar, bu gerçekçiliğin ana kaynaklarından birinin belki de Afrodisyas olduğunu gösterecek sanırım bir gün…
CENGİZ BEKTAŞ
ÖNCEKİ HABER

DEMOKRASİ SINAVI

SONRAKİ HABER

Bingöl'deki madencilik projesine Danıştay "dur" dedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa