08 Aralık 2009 05:00

Paşalar Ergenekon üyesi değilmiş!

ERGENEKON soruşturması kapsamında, darbe iddialarıyla ilgili ifade veren 2004 yılının kuvvet komutanlarının “...

Paylaş

ERGENEKON soruşturması kapsamında, darbe iddialarıyla ilgili ifade veren 2004 yılının kuvvet komutanlarının “Kaçma şüpheleri bulunmayışı” ve “Delil karartma ihtimallerinin düşük olması” gerekçeleriyle serbest bırakıldıkları anlaşıldı. Öte yandan savcıların gizlilik tutanağı tutturduğu öğrenildi. Ancak sorgulamada en dikkat çekici noktalardan biri ise daha önceki şüpheliler için “terör örgütü üyeliği” suçlaması yapılırken paşalar için “Ergenekon terör örgütüne üye olmamakla beraber eylemlerine iştirak ettikleri” ifadelerinin yer alması oldu. Bu durum davanın ‘aslı’ denilen darbe planlarının ve paşaların yargılanması konusunda önemli soru işaretleri doğuruyor.
KAÇAMAZ DELİLLERİ KARARTAMAZLAR!
Emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek ile Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına’nın serbest bırakılmalarında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) tutuklama konusundaki gerekçelerinin etkili olduğu ortaya çıktı. Savcıların, emekli kuvvet komutanlarını “Kaçma şüpheleri bulunmayışı ve delil karartma ihtimallerinin düşük olması” gerekçeleriyle mahkemeye sevk etmeden serbest bıraktıkları anlaşıldı.
ÖNEMLİ FARK
Savcılar, serbest bırakmalarına rağmen soruşturma sonunda komutanlar hakkında dava açabilecekleri gibi takipsizlik kararı da verebilecek. Yetkisizlik kararı alınması halinde de dosya Ankara’ya gönderilebilecek.
Ergenekon savcıları ikinci Ergenekon iddianamesinde komutanlar için “Ergenekon terör örgütüne üye olmamakla beraber eylemlerine iştirak ettikleri” yorumunu yapmış. Tutuklu yargılanan diğer şüphelilerle komutanlar arasındaki en büyük farkın bu saptama olduğu, diğer şüphelilerin büyük bölümü için “Terör örgütü üyeliği” iddiasında bulunulmasının da tutuklanmayı gerektirdiği belirtiliyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

SAYIN: GİZLİ ÖRGÜT VAR
Ergenekon davasında sanık Ümit Sayın gizli oturum isteyerek, önemli açıklamalar yaptı. Sayın “Hurşit Tolon ve Şener Eruygur TSK’daki gizli örgütlenmeden söz etti. Bana da görev önerildi” dedi.Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin dava ile birleştirilen birinci ‘’Ergenekon’’ davasının 124. duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülüyor. Duruşmaya Hayrettin Ertekin ve Selim Akkurt dışındaki emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık katıldı.
GİZLİ OTURUM
Tutuksuz yargılanan gazeteci Güler Kömürcü Öztürk de duruşmada hazır bulundu. Duruşmada tutuklu sanıklardan Ümit Sayın’ın talebi doğrultusunda diğer sanıklar dışarı çıkartılarak bazı beyanları alındı.
TSK’DAKİ GİZLİ ÖRGÜT
Sayın, ikinci Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’un,’’TSK içinde bir yapılanmadan söz ettiklerini, bu yapılanmanın gidişata dur diyeceğini belirttiklerini’’ iddia etti. Ümit Sayın, Eruygur’un ‘’Bu yapılanmanın sivil kanadında görev alması konusunda’’ kendisine de teklifte bulunduğu ve teklifi kabul etmediğini ileri sürdü.

SAYINDAN ÇARPICI iDDiALAR

Tutuksuz sanıklardan Kemal Alemdaroğlu ile 2004 yılında rektörlük binasında yaptıkları konuşmayı açıklayan Sayın, “Bana bu yapılanmadan söz etti. Sivil toplum örgütleriyle bağlantısı olduğunu söyledi. ‘Görev alır mısın’ dedi. Katılamayacağımı söyledim. Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile de 2005 yılında Fenerbahçe Orduevi’nde görüştük. Bana en ayrıntılısını da Hüseyin Kıvrıkoğlu anlattı. Örgütlenmenin ‘Encümen-i Danış’ olduğunu, toplandıklarını söyledi. Encümen-i Danış içerisinde büyükelçiler, komutanlar ve devletin üst kademesindeki insanların bulunduğunu, görevi sırasında da böyle toplantılar yapıldığını söyledi’’ diye konuştu. Başka komutanlarla yaptığı görüşmelerde de ‘gidişata dur’ demek için toplantılar yağıldığını söylediklerini ifade eden Sayın, ‘‘Bir örgütlenme olduğunu, sivil toplum kuruluşlarıyla, Encümen-i Danış ile koordineli olarak toplantılar yapıldığını biliyorum’’ dedi.Ana dava iddianamesini ile ikinci dava iddianamesini okuduktan sonra ordu içerisinde bir yapılanma olduğu kanaatine vardığını belirten Sayın, ‘‘Gerek Özden Örnek’in günlükleri, gerekse diğer deliller, TSK içerisinde bir örgütlenme olduğunu gösteriyor. Zaten ikinci dava darbe üzerine açılmış’’ dedi.
ÖNCEKİ HABER

Kritik görüşmede gündem ABD planları oldu

SONRAKİ HABER

Binali Yıldırım: YSK'nin oylar çalındı yazacak hali yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa