08 Aralık 2009 00:00

Protokoller kağıt üzerinde
kaldı

DESA Deri Fabrikası’nda çalışan işçilerin mücadeleleri sonucunda, patronla yaptıkları protokoller kağıt üzerinde kaldı.

Paylaş

DESA Deri Fabrikası’nda çalışan işçilerin mücadeleleri sonucunda, patronla yaptıkları protokoller kağıt üzerinde kaldı. Deri-İş Sendikası, Desa patronunu protokollere uymaya çağırdı. Desa işçileriyle yurt dışında dayanışma kampanyası düzenleyen Temiz Giysi Kampanyası (CCC) temsilcileri ile Düzce’de basın toplantısı düzenleyen sendika, işçiler üzerindeki baskıların kaldırılmasını istedi. Basın toplantısına Desa’da çalışan işçiler de katıldı.
İŞÇİLERE BASKI YAPILIYOR
Açıklamayı yapan Deri-İş Örgütlenme Uzmanı Nuran Gülenç, protokolün imzalanmasının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen, işyerinde sendikal baskıların ortadan kalkmadığına dikkat çekti.Patronun protokolün hükümlerini kendi istediği gibi değiştirmeye başladığını belirten Gülenç, iş başı yapılması konusunda mutabakata varılan iki üyelerinin ise halen işe alınmadığını vurguladı. “İşçilerin sendikadan istifa etmeleri için baskılar, ayrımcılık devam ediyor, işçiler kaşı karşıya getirilmeye çalışılıyor. Sendika üyesi işçilerin yılbaşına kadar işten atılacağı söylentileri yayılıyor” diyen Gülenç, işçilerin baskı altında olduğunu anlattı. Desa patronunu imzaladığı protokolü uygulamaya çağıran Gülenç, aksi takdirde protokolün bozulduğunu kamuoyuna açıklayacaklarını duyurdu.
KAĞIT ÜZERİNDE KALMASIN
İngiltere, Almanya ve Belçika’dan gelen CCC kampanyası temsilcileri de Desa patronunun imzaladığı protokolü uygulamaya çağırdı. CCC Temsilcilerinden Deborah Lucchetti, Desa ile ilgili başlattıkları kampanyanın devam ettiğini hatırlattı. Lucchetti Desa kampanyası sırasında 3 bin tane tüketici mektubunun uluslararası markalara gittiği bilgisini verdi.
CCC Temsilcilerinden Sam Maker, “Düzce’deki kadın ve erkek işçilerin cesareti ve onların çalışma koşullarını öğrenmemiz, bu kampanyada tüketiciler olarak Avrupa’da bizi çok etkiledi” dedi. Desa patronunu imzaladığı protokole uymaya çağıran Marker,
“Burada üretilen çantalar özellikle İtalya ve İngiltere’de bin avroya satılıyor. Bu kadar yüksek fiyatlara mal edilen ürünü üreten işçiler bu kadar kötü koşullarda çalışıyorlar. Biz, bugüne kadar kampanyamıza destek veren Avrupalı tüketicilere, uluslararası anlaşmaya uyulduğunu ve buradaki çalışma koşullarının iyileştirildiğini söylemek istiyoruz. Fakat bugün burada duyduklarımız bunun tam tersi” diye konuştu.
Desa patronunun sendika karşıtlığının devam ettiğini ve çalışanlara baskı yaptığını gördüklerini belirten Marker, kampanyalarının devam edeceğini dile getirdi. CCC temsilcileri açıklamanın ardından işçilerle toplantı yaptılar. (İstanbul/EVRENSEL)

DESA’DA NE OLMUŞTU?

Desa işçilerinin mücadelesi Mart 2008 yılında Deri-İş’e üye olmalarıyla başladı. Düzce Fabrikası’nda çalışan sendikalı 40 işçi ile Sefaköy’de Emine Arslan’ın işten atılmasıyla birlikte iki fabrika önünde direniş başladı.
Uluslararası markalara çalışan ve uluslararası sözleşmelere imza atan Desa’nın, bu sözleşmeleri ve yasaları ihlal etmesi üzerine yerel ve uluslararası kamuoyunda kadın örgütleri, tüketici örgütleri ve sendikalar Desa işçileriyle dayanışmak için kampanyalar ve eylemler düzenlediler. Bu sürede işçiler açtıkları davaları da kazandılar. Kampanyaların büyümesi üzerine geri atan patron mahkeme kararlarının kesinleşmesi üzerine işçilerin bir bölümünü işe almak zorunda kalmıştı.
Desa patronu Emine Arslan ve bazı işçilerin tazminatı ödemişti. Patron ayrıca işe almadığı işçilere sendikal tazminat ödemek zorunda kalmıştı.

AÇLIKLA TEHDİT EDİYOR

Görüştüğümüz işçiler, patron ile imzalanan protokolün ardından baskıların daha da arttığını söylediler. İşçiler, sendika toplantılarına katıldıkları için iş ve işyeri değişikliği, izin almada sıkıntı, hakaret gibi pek çok baskı ile karşı karşıya olduklarını ifade ettiler. İşçiler, yeni sendikalı olan işçilere yönelik baskıların da daha da arttığına dikkat çektiler. CCC temsilcilerinin Avrupa’da kendi ürettikleri çantaların fiyatlarına ilişkin anlattıklarına işçiler¸ “Biz hemen hemen günde 500 tane çanta üretiyoruz. Fakat bizim çalıştığımız koşullar sadece onları zengin ediyor” dediler. İşçiler patronun kendilerini, “İş bulamazsınız, aç kalırsınız” gibi tehditler ile sindirmeye çalıştıklarını vurguladı. Protokol ile işe geri alınan işçilerden biri de, koşullarının daha da ağırlaştığını belirterek, 350 kişilik bir bantta tek başına tecrit edilmiş bir durumda çalıştırıldığını anlattı.
Sevim Kahraman
ÖNCEKİ HABER

Kazanın üstü örtülüyor

SONRAKİ HABER

Muğla Fethiye'de orman yangını

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa