Obama, Bush ağzıyla konuşuyor

Obama, Bush ağzıyla konuşuyor

Eğer salı gecesi gözlerinizi kapayıp Obama’nın Afganistan nutkunu dinlemişseniz George W. Bush’un hâlâ ABD başkanı...


Eğer salı gecesi gözlerinizi kapayıp Obama’nın Afganistan nutkunu dinlemişseniz George W. Bush’un hâlâ ABD başkanı olduğunu ya da en azından Obama’nın Bush’un özel kalem müdürünü çaldığını sanabilirdiniz. Çünkü Bush gibi Obama da 11 Eylül’den bahsederken boğazını temizleyip Bushvari cümlelerini sıraladı: “Bu savaşın olmasını biz istemedik.”
Obama, Bush’un da yaptığı gibi ABD’nin ancak Taliban’ın Usame Bin Ladin’i devirmeyi reddetmesinden sonra ülkeyi işgal ettiğini söyleyerek, Afganistan savaşının nedenini çarpıttı.
Bu bir yalan.
24 Ekim 2001 tarihinde Guardian, “ABD’nin Afganistan’ı bombalamayı durdurması koşuluyla Taliban’ın Usame Bin Ladin’i devirmeye dair tartışma önerisini George W. Bush kabul edilemez görüp, reddetti” diye yazmıştı. Bush gibi Obama da cehenneme çevirdiği ülkenin insanlarına hitap etmek için kameraların karşısına geçti ve “Afganlardan, ABD’nin bu savaştan zarar gördüğünü ve bu savaşı sonlandırmak istediğini bilmelerini istiyorum” dedi. Ve Bush gibi ekledi: “Ülkenizi işgal etmekte hiçbir çıkarımız yok.” Bu dayanaksız konuşmasını daha da ileri götürerek, ABD’nin asla bir patron olarak değil bir ortak olarak devamlı bir arkadaşlık ilişkisi kurmak istediğini söyledi. Bugünse bir patron gibi davrandığı kesin.
Bush gibi Obama da müttefiklerin katkılarından abartarak bahsetti.
Bush gibi Obama da El Kaide’nin saldırılarının Londra’ya, Ürdün’e ve Bali’ye karşı olduğunu söyledi.
Bush gibi Obama da terörizme karşı uzun vadeli bir savaşın sözünü verdi. “Şiddet içeren aşırılığa karşı verilen mücadele zaman alacak ve bu mücadele, Afganistan ve Pakistan’ın sınırlarını aşacak. Bu, özgür toplumun ve bizim dünyadaki liderliğimiz için devam eden bir sınav olacak” dedi.
Ve Bush gibi Obama da bu liderlik nişanını çarpıtmak için büyük bir ayrıma başvurdu.
Obama, “Birçok ulustan farklı olarak ABD, altmış yılı aşkın bir süredir küresel güvenliği garanti ediyor” dedi. Peki, hadi bakalım: Soğuk Savaş süresince ABD, dünyayı nükleer imha uçurumuna sürükledi. ABD, art arda birçok Latin Amerika ülkesini işgal etti ve diğer hükümetleri de gizlice devirdi. ABD, Gana ve Kongo’daki hükümetlerin devrilmesine yardım etti ve Güney Afrika’daki ırkçı güçlere destek verdi. ABD, Kore savaşına saplandı ve diktatörü destekledi. ABD, Çin Hindi’nde iki ila üç milyon arasında insan öldürdü. Ve ABD, Endonezya’da 1965’te iktidarı ele geçirdikten sonra CIA’nın emriyle bir milyona yakın insanı öldüren Suherto’yu destekledi. ABD aynı şekilde, Suherto’nun on yıl sonra 200 bin kişinin ölümüne sebep olan Doğu Timor işgaline de destek verdi.
Obama isterse buna “küresel güvenlik” diyebilir, ama bu “küresel güvenlik”ten kan damlıyor. Ve işte başka bir kuyruklu yalan daha: “Biz eski dünyanın büyük güçleri gibi dünya egemenliği istemiyoruz” diyor Obama. Peki, ABD’nin 100’den fazla ülkede bine yakın askeri üssü olması ne anlama geliyor o zaman? Obama devam ediyor: “Diğer devletleri de işgal etmek istemiyoruz.”
İyi, ABD son altmış yılda düzinelerce ülkeyi işgal etti ya da devirdi; yerine kukla rejimler inşa edilebiliyorsa, işgal etmeye gerek yok. “Biz diğer devletlerin kaynaklarını istemiyoruz ya da inançları ve etnisiteleri bizimkinden farklı diye halkları hedef almıyoruz” diye devam ediyor Obama.
Peki, belki bu sebepler yüzünden olmayabilir ama kesinlikle mesele özel şirketlerin kârı ve ABD’nin güvenliği olarak görülüyor. Guatemala’ya bakın. Şili’ye bakın. Carter Doktrinine bakın. Obama’nın bu tarihi hikayesini Bush’un 2004 ulusa sesleniş konuşmasından alınmış aşağıdaki paragrafla karşılaştırırsak; “ABD misyon sahibi bir ulustur ve bu misyon bizim temel inançlarımızdan ileri gelir. Hükümranlık kurmak gibi bir isteğimiz, imparator olmak gibi bir hırsımız yok. Bizim amacımız demokratik barış-onura ve insan haklarına dayanan bir barış. Bu davada ABD dostları ve müttefikleriyle hareket ediyor, özel görevimizi henüz anladık: Bu büyük cumhuriyet demokrasiyi getirecek” demişti Bush.
Son olarak Bush gibi Obama da, konuşmasını bitirirken 11 Eylül’ü ima ederek belleklerdeki korkunç saldırıdan bahsetti. Bush’un retoriğini Obama’nın ağzına kopyalayıp yapıştıran Beyaz Saray özel kalem müdürü ise karpal tünel sendromu geçiriyor olmalı. Ve Obama hakkında bilmeniz gereken her şeyi size anlatan bu kelimeler onu boğmadı.
Matthew Rothschild, 2 Aralık 2009
Çeviren: Ilgın Kınık
www.evrensel.net