09 Aralık 2009 00:00

Yetinin gayri

Açılım kelimesinde anlaşıp ama açılım kelimesini nitelendirecek kelimenin hangisi olacağına karar verilmeyen diplomatik sürecin sancıları nihayet son buldu.

Paylaş

Açılım kelimesinde anlaşıp ama açılım kelimesini nitelendirecek kelimenin hangisi olacağına karar verilmeyen diplomatik sürecin sancıları nihayet son buldu. Demokratik açılım, milli birlik ve beraberlik açılımı adı üzerine yapılan tartışmalar sürecin kısır bir döngü üzerinde dönüp dolaşılacağının habercisiydi.
MHP ve CHP’nin yürüttüğü politika en ufak adımda nefesinin açılımın ensesinde olacağının sinyallerini vermeye başladı. Hükümet kitle örgütleri, sendikalar ve partilerle yapılan görüşme sonrasında Meclis’te açılımın içeriğiyle ilgili geniş bilgiler verileceği söylentisi politika arenasında dolaşırken önce içeriğin ne olacağı konusunda muhaliflik yapan iki parti daha sonra açılımın Meclis’e geliş tarihi konusunda çözümsüz muhalifliğini yerine getirmekte kararlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Hükümet tarafından bu iki partinin çıkışlarına karşılık aslında demokratik bir süreci isteyen taraf gibi görüntüsü çizmeye çalışsa da karşılık suçlamalar ve sözlü sataşmalar açılımın çemberini daralacağının göstergesiydi. Meclis çok tartışılan bir tarihte açılım için oturumunu açtı. Kürsüde en çok bağıranın inandırıcılığı olmadığını unutan milletvekilleri mikrofon karşısına geçip en yüksek seste kendilerini meclise getirenlere ve milletvekillerine seslendiler karşılıklı bağrışmalar eşliğinde. Demokratik açılım, milli birlik ve beraberlik açılımı için toplanan meclis neden toplandığını unutuverdi.
Açılımın içeriğinden çok biz bunları yaptık, sizin hükümetinizin zamanında neler yaptığınızı herkes çok iyi biliyor gibi cümleler söylenip durdu. Bir mahkeme salonundaydık sanki asıl davacının olmadığı ama davacı adına konuşan iki taraf. Annelere hiçbir söz hakkı verilmeyen bir davada analar ve onların evlatları üzerine hesaplaşmalar, suçlamalar… Meclis’ten geçen sınır ötesi operasyonu tezkereleri ve alınan savaş kararları unutularak. Bayraklara sarılmış tabutlarda gelen bedenler unutularak, intikam yeminleri edilerek, tek terörist kalmayana dek sözleri ardında analar ağlamasın sözleri sarf ederek.
Tek taraflı sevinç, tek taraflı yas tutarak, vaat ettiğiniz demokrasinin anlamını yitirdiğini görmediğiniz sürece bu gök kubbe altında insanlık hep ağlayacak. Hangi dilde ağıt yakmalı acının acı olduğunu anlatabilmek için? “Kuremi mır ay lawoğo”, “Oğlum öldü.” Hangi dilde barışı haykırmalı insan? Barış, Aşiti (Kürtçe), Mir (Rusça), Laper (Fransızca), Asuh (Arapça).
Sanırım açılımın bir dili bir, kimliği olması konusunda direterek tek taraflı bir sürecin nağmelerini dinlemeye devam edeceğiz. Anlamlarından çok kelimelerin hangi dilde söylendiği önem teşkil edecek. Mecliste sancılı bir doğum sonrasında nur topu gibi bir demokratik açılımımız oldu. Adını ne koyacağımız konusunda karar veremedik daha. Açılımın hayatına dair söylenecek tek bir söz var sanırım, bir dilin verdiği kadar demokrasi, bir dilin verdiği kadar özgürlük. Yetinin gayri…
Mesut Kalkan (Batman)
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan’ın yükü ağır

SONRAKİ HABER

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan yeniden ameliyat oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa