09 Aralık 2009 00:00

Erdoğan’ın yükü ağır

Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmeden “önemli görevler”le ayrıldı.

Paylaş

Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmeden “önemli görevler”le ayrıldı. Bu görevlerin başında, İran’ı ikna etmek, Afganistan’da ABD’ye daha fazla yardımcı olmak, NATO’da daha aktif rol almanın yanı sıra Ermenistan ve Kıbrıs sorunlarında adım atmak geliyor.
OBAMA’DAN ÖVGÜ
Obama, Erdoğan’la yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamaya, hem Türkiye’yi hem de Erdoğan’ı överek başladı. Obama, Türkiye ile ABD arasında kurulabilecek en iyi ilişkileri kurmak için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunu söyledi, ancak konuşması boyunca hep Türkiye’den beklentilerini sıraladı.
Afganistan ve Irak konusundaki yardımlarından dolayı da Erdoğan’a teşekkür eden ABD başkanı, “İran’ın nükleer kapasitesini barışçıl amaçlarla kullanması için Türkiye’nin bölgedeki varlığının güven teşkil ettiğini, uluslararası camiada da bunun gösterilmesi anlamında Türkiye’nin oynayacağı önemli rolden bahsettiklerini” söyledi. Erdoğan ise daha önce yaptığı “Bölgede başka ülkelerin de nükleer silahları var, Batı neden sadece İran’ın üzerine gidiyor?” çıkışını unutmuş gibiydi. Erdoğan, konuşmasında “Bölgemizdeki nükleer sorunun diplomatik yollarla çözülmesi için elimizden geleni yapacağız” ifadesini kullandı.
TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ
“Başbakan Erdoğan’ı Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleştirilmesi sürecinde attığı cesur adımlardan dolayı tebrik ettim ve bu yolda ilerlemesi için kendisini cesaretlendirmeye çalıştım” diyen Obama, Türkiye’ye Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılması konusunda mümkün olduğu kadar destek vermek istediklerini de söyledi.
Erdoğan ise konuşmasının yaklaşık üçte birini bu meseleye ayırdı. Erdoğan’ın, Ermenistan ve Azerbaycan’la ilişkilere değinmeden önce Türkiye’nin bölgedeki enerji hatları açısından transit ülke olduğunu söylemesi dikkat çekti. Öyle ki bu yaklaşım, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerinin düzelmesinde ABD’nin çıkarının enerji yollarının “güvenliği” olduğunun Erdoğan tarafından onaylandığını gösteriyor.
“NABUCCO anlaşması, biliyorsunuz imzalandı ve ciddi adımları şu anda atmaya hazırız. Azerbaycan ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bu konuda da ben önemli mesafeler alınacağına inanıyorum. Tabii Azerbaycan’ın yanında orada Statoil, Total gibi, British Petrol gibi şirketlerin önemi var” diyen Erdoğan, “Minsk üçlüsü olarak ABD, Rusya ve Fransa’dan burada ivmeyi çok daha yükselterek farklı bir sürecin sürdürülmesini kendileriyle görüştük. Bunun, süreci çok olumlu etkileyebileceğini söyleyebilirim” dedi.
KÜRT SORUNU
Obama ile Erdoğan arasındaki görüşmenin en sıcak başlığı ise Kürt sorunuydu. Daha doğrusu PKK ile ortak mücadeleydi. Çünkü her iki lider de “terörün tüm insanlığın düşmanı olduğunu” söyledi, “teröre karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini” vurguladı.
“Türk halkına son terörist saldırıda vermiş olduğu şehitler nedeniyle başsağlığı dileklerimi ilettim ve bu saldırının faillerinin adalet önüne çıkarılması konusunda ABD’nin yapacağı katkılardan bahsettim” diyen Obama, “Dini ve etnik azınlıkların Türkiye’deki siyasi sürece dahil edilmesi konusunda Başbakan Erdoğan’ı başarılarından dolayı tebrik ettim” dedi. Ancak Obama’nın burada kastettiği azınlıkların, Kürtler değil gayrimüslimler olduğu sonraki ifadelerinde ortaya çıktı. Obama, bir gazetecinin sorusuna ise “PKK konusunda Başbakan Erdoğan’ın Kürt toplumuna karşı daha kapsayıcı olacak şekilde attığı adımlar çok yardımcı oldu. Çünkü terörizmle sadece askeri açıdan mücadele edilemez. Düşünülmesi gereken sosyal ve siyasi hedefler de var” yanıtını verdi.
Erdoğan da yine “Kürt” demeden Kürt Açılımı’ndan bahsetti. Fakat, 7 askerin öldürülmesinin gölgesinde kalan görüşmede, soruna dair çözüm önerileri, terörün sona erdirilmesi talebinin ötesine geçemedi.
AFGANİSTAN
Ortadoğu, Irak ve İran’ın nükleer programı çerçevesinde bölgesel müşterek atılan adımların varlığına ve Afganistan’da müşterek çalışmaların sürdüğüne işaret eden Erdoğan, “Afganistan’da şu andaki süreçte iki ay kadar önce oraya gönderdiğimiz ilave güçlerle üçüncü kez komutayı Türk Silahlı Kuvvetleri ele almış vaziyette. Eğitim çalışmalarına verebileceğimiz destekler, il imar timi konusunda şu ana kadar attığımız ve bundan sonra atacağımız adımlar, bunları görüşme fırsatımız oldu” dedi.
Bu sözleriyle, ABD’nin Afganistan konusundaki yeni taleplerine yeşil ışık yakan Erdoğan, “Küresel barışın sağlanmasında, başta ABD üzerinde büyük görevler olduğuna inanıyorum” diye konuştu. Irak ve Afganistan işgallerinin yanı sıra İsrail-Filistin sorununa dair ABD’nin tutumu ortadayken ABD’yi “küresel barışı sağlamanın güvencesi” olarak gösteren Erdoğan, bu sürece katkı vereceklerini söyleyerek, bu işgallere katkı sunacaklarını da ifade etmiş oldu.
(DIŞ HABERLER)

EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ

Türkiye ile ABD arasındaki bağların güçleneceği konusunda son derece ümitli olduğunu belirten Obama, bunun sadece NATO, askeri ve stratejik ilişkiler bağlamında değil, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesiyle de sağlanacağını ifade etti. Obama, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile daha önce konuştuğu gibi ekonomik konuları el almak amacıyla stratejik bir grup kurulmasını amaçladıklarını bildirerek, bu sürece ABD ticaret bakanı ve ticaret temsilcisinin de dahil olacağını, bunun, ABD ile Türkiye arasında ticaret konusunda alınacak çok büyük bir yol olduğuna inandığını kaydetti.
Erdoğan da ABD ile ilişkilerinin çok boyutlu olduğunu söyledi. Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın, ABD ile sürdürülecek çok boyutlu ilişkileri yakından takip etmekle görevlendirildiğini ifade etti.

ERDOĞAN YiNE ‘ÇOCUK DA OLSA GEREKENİ YAPIN’ DEDİ

2006 yılındaki Diyarbakır ziyareti sırasında çıkan olaylarda polisin eylemlere katılan çocuklara müdahalesini “Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” sözleriyle meşrulaştıran Erdoğan, ABD’de yaptığı basın toplantısında da benzer bir tutum sergiledi. Erdoğan, eylemlere katılan çocukların çocuk mahkemesinde yargılanmasına dair yasa tasarısının, teknik sebeplerle değil bilinçli olarak ertelendiğinin işaretini verdi. İstanbul’daki bir eylemde belediye otobüsüne molotof atılması nedeniyle hayatını kaybeden Serap Eser’i örnek gösteren Erdoğan, “Son zamanlarda bu çocukların ellerine molotofkokteylileri vermek suretiyle otobüslerin molotofkokteylilerine hedef edilmeleri, çeşitli işyerlerinin çocuklar
vasıtasıyla molotofkokteylilerle maalesef zarara ziyana uğratılmaları, bunları anlatmıştık. Ve bunlara verilen cezalarla ilgili, bunları adeta suçsuz gibi gösterme gayretlerine yönelik... Peki, bunu böyle konuşuyorsunuz da 17 yaşındaki Serap kızımız molotofkokteylinin atıldığı bir otobüste yandı ve şu anda yoğun bakımda, buna karşı ne diyeceksiniz, dedik. Tabii bunlar medya organlarında da yer aldı” dedi. Erdoğan, sözlerini “Dışarıdan molotofkokteyli atılıyor. Kim atıyor bunu? Çocuk atıyor. Peki o çocuğa o molotofkokteylini veren kim veya o çocuk o kabiliyete ulaşmışsa nasıl ulaşmış? 16 yaşında, 17 yaşında... 16 yaşında olup da Anadolu’da takır takır silah kullanan var. Ne olacak şimdi, yaşı 16? Ama biz, çocuk mahkemeleri kurulsun diye adımlar attık. Ama bu son gelişmeler iyice düşündürücü” diye sürdürdü.
ÖNCEKİ HABER

NATO saldırısı 12 sivili öldürdü

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa