09 Aralık 2009 05:00

Gergin bekleyiş sürecek

Anayasa Mahkemesi dün, açılım ve demokrasinin geleceği için önemli bir gündem olan DTP’nin kapatılma davasını ele aldı.

Paylaş

Anayasa Mahkemesi dün, açılım ve demokrasinin geleceği için önemli bir gündem olan DTP’nin kapatılma davasını ele aldı. Görüşmeler akşam saat 21:30’a kadar sürdü. Görüşmelerin ardından açıklama yapan mahkeme başkanı Haşim Klıç kararın çıkmadığını duyurdu. Bu açıklamayla birlikte geçtiğimiz haftadan bu yana süren gergin bekleyişin devam edeceği anlaşıldı. Çok sayıda kurum ve kitle örgütü dün gün boyu yaptıkları açıklamalarda verilecek kararın demokrasi ve açılım için bir sınav olacağına dikkat çekerek DTP’nin kapatılmamasını istemişti.
ARA KARARLAR ALINDI
Gazetecilere açıklama yapan Haşim Kılıç, kararın cuma gününden önce çıkmayacağını söyledi. Kılıç, “Herhangi bir sonuç açıklayacak değilim. Cuma gününden önce bir karar çıkması mümkün görünmüyor. Mahkeme heyetimiz delilleri tek tek değerlendirmek zorunda. 41 adet delilin ortaya getirildiği bir davada biraz zaman alacağı normal kaşılanmalıdır” dedi.
Kılıç, “Hazine yardımının kesilmesiyle ilgili bir değerlendirme yapmadık. Kısa süre içinde bir sonuç çıkmayacak. Usul konusunda bir ara karar verildi ama bunu açıklamayacağız” diye konuştu.
TÜRK: CUMA BİLE ERKEN
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılınç açıklamasını başkanlık odasında parti yöneticileriyle birlikte izleyen DTP Eş Başkanı Ahmet Türk Kılıç’ın “Cumadan önce karar çıkmaz” sözlerinin ardından milletvekilleriyle birlikte parti binasından ayrıldı. Gazetecilerin soruları üzerine ‘söyleyecek bir şeyleri olmadığını belirten Türk “Önemli bir dosya 221 kişi hakkında siyaset yasağı isteniyor. Cuma bile erken. Süre daha uzun olmalı” dedi. Türk daha sora parti merkezinden ayrıldı. Türkün ardından parti merkezinde bulunan Baydemir belediye başkanlarda binadan ayrıldı.
CUMADAN SONRA
Anayasa Mahkemesi, DTP’nin kapatılması istemiyle yaklaşık üç yıl önce açılan davayı esastan görüşmeye dün başladı. Mahkeme üyeleri, sabah 9’tan itibaren binaya gelmeye başladılar. Mahkeme, davayı önceden belirlendiği gibi 09.30’da görüşmeye başladı. Binada dava nedeniyle geniş güvenlik önlemleri alındı. Mahkemenin kararını Cuma gününden sonra açıklaması bekleniyor.
GRUP DÜŞEBİLİR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, açılan davada 8 milletvekili ve 221 partili hakkında beş yıl siyaset yasağı isteminde bulundu. Genel Başkan Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Osman Özçelik, İbrahim Binici, Fatma Kurtulan, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş ve Sevahir Bayındır hakkında siyaset yasağı isteniyor. Bu milletvekillerinden ikisine siyaset yasağı getirilmesi halinde bile DTP, Meclis’te grup kurabilmek için gerekli olan 20 milletvekili sayısının altına düşecek. Bu durumda 21 milletvekili bulunan partinin TBMM grubu da düşecek.
İSTİFALAR TÜRK’TE
DTP milletvekilleri, partilerinin kapatılması halinde milletvekilliğinden istifayı düşünüyor. Sine-i millete dönme kararı alan milletvekilleri, istifa dilekçelerini yazarak, DTP Genel Başkanı Türk’e sundu. 21 milletvekilinin istifa etmesi durumunda bu istifalar TBMM’de oylanacak. İstifalar kabul edilirse, Anayasa gereği ara seçim de gündeme gelecek. TBMM’de halen 6 boş sandalye bulunuyor, 21 DTP’li ile birlikte sayı 27’ye yükselecek. Bir sandalye daha boşalırsa 3 ay içinde ara seçim yapılması gerekiyor.
MAHKEMENİN ÖNÜNDEKİ SEÇENEKLER
DTP bugün Meclis grubunu da toplayacak. DTP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’nin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek. Anayasa Mahkemesi’nin önündeki seçenekler şöyle:
* Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhindeki faaliyetlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle Anayasa’nın 68 ve 69. maddelerine göre DTP temelli kapatılabilir. Kapatma için 7 oy gerekecek.
* Bir diğer seçenek ise Hazine yardımının kesilmesi. Ancak DTP seçime bağımsız üyelerle katıldığı ve Hazine yardımı da almadığı için “temelli kapatma” çıkmaması halinde anayasal boşluk yüzünden ceza verilemeyecek. Bu durumda dava “karar vermeye yer olmadığına” şeklinde sonuçlanabilecek. Bu karar için 6 oy yetecek.
* DTP’nin kapatılması istemi reddedilecek.
ABD İLE İKİNCİ TEMAS
DTP İstanbul Milletvekili ve Dış İlişkiler Temsilcisi Sebahat Tuncel’in Meclis’teki odasında ABD Büyükelçiliği’nden diplomat Jason Arvey ile biraraya geldiği öğrenildi. Tuncel, görüşme talebinin Arvey’den geldiğini belirterek, son günlerde yaşanan gelişmeleri değerlendirdiklerini söyledi. Tuncel dün de DTP Genel Merkezi’nde ABD Büyükelciliği Siyasi işler Müsteşarı ile biraraya gelmişti.
GERGİN BEKLEYİŞ
Kapatma davasının Anayasa Mahkemesi’nde geç saatlere kadar sürmesi DTP Genel Merkezi’nde hareketliliği de beraberinde getirdi. DTP Eş Başkanı Ahmet Türk, gelişmeleri parti genel merkezinden takip etti. Türk, milletvekilleri ve bazı belediye başkanları ile toplantı yaptı. Bu arada DTP Genel Merkezi santraline çok sayıda tehdit telefonları geldiği de öğrenildi. (Ankara/EVRENSEL)


TÜRKİYE PARTİLER MEZARLIĞI

Son 20 yılda Kürt sorununu çözmek için kurulan 8 partiden HEP, DEP ve HADEP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Son 20 yıldır Kürt sorununu çözmek için bölge halkının sesini Meclis’te duyurmak için çalışan 8 parti kuruldu. 1990’da HEP ile başlayan süreç DEP, ÖZEP, ÖZDEP, HADEP, DEHAP, ÖZGÜR PARTİ ve DTP ile sürdü.
DEP ve DTP, TBMM’de temsil edildi. HEP, DEP ve HADEP, Anayasa Mahkemesi tarafından “terör örgütü ile organik bağları olduğu gerekçesiyle” kapatıldı. ÖZEP, ÖZDEP ve DEHAP kapatma davaları sonuçlanmadan kendini feshetti.
* HALKIN EMEK PARTİSİ (HEP): HEP 7 Haziran 1990’da Ahmet Türk ve Feridun Yazar tarafından kuruldu. 1991 seçimlerinde SHP ile seçim ittifakına giren hep 18 milletvekiliyle Meclis’e girdi. 3 Temmuz 1992’de kapatma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi 11 üyenin oybirliği ile HEP’in kapatılmasına karar verdi.
* Özgürlük ve Eşitlik Partisi (ÖZEP): 25 Haziran 1992’de kurulan partinin kurucuları arasında SHP’den istifa eden HEP kökenli 18 milletvekili bulunuyordu. Aynı yıl parti HEP’e katılarak kendini fes etti.
* Özgürlük ve Demokrasi Patisi (ÖZDEP): HEP’in kapatılma ihtimaline karşı Özgürlük ve Demokrasi Partisi 19 Ekim 1992’de kuruldu. Ardından kapatma davası açıldı. ÖZDEP’li yöneticiler davanın sonuçlanmasını beklemeden 30 Nisan 1993’te fesih kararı aldılarsa da, bu karar Anayasa Mahkemesi’ne ulaşmadan partinin kapatılmasına karar verildi.
* Demokratik Halk Partisi (DEP): HEP’in kapatma davası sürerken 7 Mayıs 1993’de Demokratik Halk Partisi kuruldu. Genel Başkanlığına Yaşar Kaya getirildi. Ancak kısa süre sonra Yaşar Kaya ve yedi parti yöneticisi tutuklandı. SHP’den siyasete giren ancak partiden ihraç edilen Kürt milletvekilleri bir süre sonra DEP’e katıldı. DEP milletvekillerinin Meclis’te Kürtçe yemin girişiminde bulunmalarının ardından dört milletvekili meclis çıkışında gözaltına alındı, yargılanarak 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. DEP de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.
* Halkın Demokrasi Partisi (HADEP): 11 Mayıs 1994’de bu kez Murat Bozlak ve bazı eski DEP’li milletvekilleri tarafından Halkın Demokrasi Partisi kuruldu. Bu parti de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Aralarında Genel Başkan Murat Bozlak’ın da yer aldığı 46 HADEP’linin 5 yıl süreyle siyaset yapması da yasaklandı.
* Demokratik Halk Partisi (DEHAP): 24 Ekim 1997’de Demokratik Halk Partisi kuruldu. 2002’de Anayasa Mahkemesi’nde, “Örgütlenmesini tamamlamadan seçimlere girdiği” iddiasıyla hakkında kapatma davası açtı. DEHAP 19 Kasım 2005’de kendini feshetti. (HABER MERKEZİ

DTP DAVASININ AÇILMAGEREKÇELERİ

DTP’nin kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede kapatma istemine dayanak olarak 141 neden sıralanıyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, DTP hakkındaki kapatma davasını 16 Kasım 2007’de açtı. Davanın ana gerekçesi, partinin “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı haline gelmesi”. 121 sayfalık başsavcılık iddianamesinde, partinin kapatılması istemine dayanak olarak 141 neden sıralanıyor. Partinin eylemleri ile üyelerinin beyanlarına dayandırılan iddianamede, “bölücü nitelikteki fiillerin” partinin genel başkan dahil bütün organlarınca açıkça benimsendiği savunuluyor.
İddianamedeki suçlamalardan biri de partinin Abdullah Öcalan’dan talimat aldığı iddiası.DTP’nin PKK tarafından kurdurulduğu ve yönetildiğine dair bilgiler, parti üyelerinin açıklamaları ve eylemleri, kesinleşmiş mahkeme kararları ve yerel savcılıkların açtığı soruşturmalar davaya delil olarak gösteriliyor.
Gerekçeler arasında, bazı parti yöneticilerinin “terörist cenazelerine katılmaları”, milletvekilleri Fatma Kurtulan ve Sevahir Bayındır’ın PKK eğitimi aldıkları iddiaları bulunuyor.

AVRUPA’DAN DESTEK
DTP’nin kapatılma davasına yurtdışından tepkiler geldi. Rasmussen, kapatılmaya karşı olduğu mesajı verdi. Rasmussen, DTP’nin kapatılmaması gerektiğini, Türkiye demokrasisinin DTP’ye ihtiyacı olduğunu söyledi. DTP grup toplantısı girişinde Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı ve aynı zamanda Danimarka Başbakanı olan Poul Nyrup Rasmussen’in DTP’ye gönderdiği mesaj hakkında bilgi verildi. DTP ile dayanışma amacı içeren mesajda Rasmussen, “partinin kesinlikle kapatılmaması gerektiğini, Türkiye demokrasisinin DTP’ye mutlaka ihtiyacı olduğunu ve DTP ile dayanışma duyguları içinde olduklarını” anlattı Rasmussen şunları söyledi: “Türk hükümeti Kürt sorununu çözmek için kararlı yaklaşım içinde olmalı. Ben, sorunun temel bir sesini susturarak ve böylece sorunun çözümünü patlatacak olan DTP’yi yasaklamada hiçbir hayır görmüyorum.”
Rasmussen’in başkanlığını yaptığı oluşum, Avrupa’daki 27 ülkedeki sosyalist partilerin örgütlü olduğu ve 6 ülkede de başbakanlık görevi yürütülen bir oluşum.
BİZ DE SİNE-İ MİLLETE DÖNERİZ
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, partisi kapatılır ve sine-i millete dönme kararı alınırsa kendilerinin de buna uyacaklarını söyledi. Baydemir, DTP Genel Merkezi’nden ayrılışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Baydemir, “Sine-i millet tartışmaları belediye başkanlarını da kapsıyor mu”‘ sorusuna şu yanıtı verdi: “Biz hep milletin içerisindeyiz, halkımızın içerisindeyiz. Bütün belediye başkanları zaten hep sokaktadır ama şüphesiz ki siyaset etiği gereği, siyaset ahlakı gereği, bir siyasi partinin genel merkezinin alacağı karar, şüphesiz ki bütün belediye başkanlarını da seçilmişlerini de bağlar. Biz de genel merkezimizin yanında yer alırız.”

ÖNCEKİ HABER

Karanlık provokasyon

SONRAKİ HABER

Erdoğan "oy çalındı" iddiasında ısrarcı: Oy hırsızlığı tam bir felakettir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa